İSTANBUL (Medyascope) – CHP’deki kriz yalnızca bir liderlik tartışması mı, yoksa daha geniş bir siyasi tasarımın parçası mı? 5 Soru 10 Cevap’ta bu hafta Kemal Can mutlak butlan kararı sonrası CHP’de yaşanan liderlik krizini değerlendirdi.
Kemal Can “CHP’nin derdi kimi geriyor?” başlıklı videoda şu soruları ele aldı:
- Salı günü yaşananlar ne gösterdi?
- Kılıçdaroğlu ne yapmak istemekte?
- Operasyonla siyasi tanzimin ilişkisi ne?
- İktidarla hizalanmak ne kadar güvenli?
- Bundan sonra neler beklenebilir?
Salı günü yaşananlar ne gösterdi?
CHP’nin grup toplantısını kimin yapacağı meselesinin yüksek heyecan yarattığını belirten Kemal Can, maksatlı bir biçimde iktidar medyasının da muhalefet medyasının da bu konuyu çok önemsediğini söyledi. Can, “Özgür Özel, vefat eden Manisa Belediye Başkanı’nın anması sebebiyle o gün Ankara’da olmayacağı için grup toplantısının yapılmayacağını söylemişti. Bunu bir tür fırsata çevirmek isteyen Kılıçdaroğlu gruba gelip konuşacağını söyledi” dedi. Bunun üzerine Özel’in Ankara’da kalıp grup toplantısını yapma kararı aldığını da sözlerine ekledi. Kemal Can, “CHP’nin başına kimin geleceğine iktidarın karar veriyor olması ayrı bir tartışma konusu. Ancak Meclis kürsüsüne kimin çıkacağını Meclis Başkanlığı’nın belirlemesi ve bunu kolluk gücü eliyle yaptırması pek mümkün görünmüyordu. Nitekim böyle de olmadı. Buna karşılık, Meclis kapısına ve grup toplantı salonuna taraftarlar taşınarak oldu bitti yaratılmak istendi. Buna aynı üslupla karşılık verildi ve bu kez Meclis’in Dikmen Kapısı’nda farklı kalabalıklar toplandı. Özgür Özel’in arkasındaki kitlenin daha kalabalık olduğu görüldü. Bunun üzerine Kemal Kılıçdaroğlu geri çekilmek zorunda kaldı ve ‘Toplantıyı Genel Merkez’de yapıyoruz’ diyerek süreci sonlandırdı” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu ne yapmak istemekte?
Kemal Can, mutlak butlan kararı çıktıktan sonra Kılıçdaroğlu ve ekibinin yargı araçlarını, çeşitli müdahale araçlarını kullanarak ve iktidarın da desteğini sağlayarak yoğun bir hamle gayreti içerisinde olduğunu söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, seçilmiş CHP yönetiminin faaliyetlerini engellemeye çalıştığının altını çizen Can, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunu bütün araçları kullanarak yapıyor. Aslında burada kendi başına bir şey üretmekten çok, karşı taraftaki ekibin bir şey yapmasını engellemeye dönük bir çaba görüyoruz. Temel motivasyon da şu gibi görünüyor: ‘Buraya kayyum olarak gelmiş olabilirim ama burada bulunduğum süre boyunca sizin alışık olduğunuz siyasi faaliyetleri yürütmenizi zorlaştıracak adımlar atabilirim.’ Bir anlamda karşı tarafa huzur vermemeye çalışıyor.”
Bundan sonra neler beklenebilir?
Kemal Can’a göre CHP’de kurultay tartışmaları bir süre daha gündemde kalacak. Parti içinde kurultay konusunda kapalı bir diplomasi yürütüldüğünün bilindiğini belirten Can, bazı kulis bilgilerine göre uzlaşma ihtimalinin ortaya çıktığı aşamalarda Kemal Kılıçdaroğlu’nun süreci tıkayan adımlar attığının öne sürüldüğünü söyledi.
Can, önümüzdeki dönemde olağan ya da olağanüstü kurultayın hangi tarihte yapılacağı ve hangi delegelerle gerçekleştirileceği gibi başlıkların tartışılmaya devam edeceğini ifade etti. Kılıçdaroğlu’nun parti tabanındaki mevcut dengeler nedeniyle demokratik bir kurultay sürecinden güçlenerek çıkamayacağını da sözlerine ekledi.








