İSTANBUL (Medyascope) – ABD ile İran arasında savaşı sona erdirecek nihai anlaşmaya ulaşmak için İsviçre’de başlayan ilk tur görüşmeler tamamlandı. Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan, müzakerelerde “cesaret verici ilerleme” sağlandığını açıkladı. Ancak Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, Lübnan’daki ateşkes ve İran’ın nükleer programı hâlâ masadaki en kritik başlıklar olarak öne çıkıyor: 60 gün içinde nihai anlaşma mümkün mü?
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- ABD ile İran arasında savaşı sona erdirecek nihai anlaşma için ilk tur görüşmeler İsviçre’de tamamlandı.
- Katar ve Pakistan, görüşmelerde “cesaret verici ilerleme” sağlandığını açıkladı.
- Taraflar, 60 gün içinde nihai anlaşmaya ulaşılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştı.
- Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin güvenli geçişi için iletişim hattı kurulacak.
- Lübnan ateşkesi ve İran’ın nükleer programı, sürecin en kritik başlıkları olmaya devam ediyor.
İlgili haberler:
ABD-İran arasında savaşı sona erdirecek nihai anlaşmaya ulaşmak için yürütülen görüşmelerinin ilk turu İsviçre’de tamamlandı. Görüşmelerin ardından arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan, taraflar arasında “cesaret verici ilerleme” sağlandığını duyurdu.
Görüşmeler, geçen hafta ABD ve İran arasında imzalanan ön mutabakatın ardından 21 Haziran Pazar günü İsviçre’de başladı. Katar ve Pakistan’ın yayımladığı ortak açıklamada, üst düzey bir komitenin “60 gün içinde nihai anlaşmaya ulaşılmasını sağlayacak bir yol haritası” üzerinde uzlaştığı belirtildi.
Teknik düzeydeki görüşmeler hafta boyunca devam edecek.
ABD-İran görüşmelerinin ilk turu tamamlandı: 60 günlük takvimde ne var?
Geçen hafta imzalanan ön mutabakat, tarafların 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşmasını öngörüyor. Mutabakat kapsamında “tüm cephelerde” çatışmaların sona erdirilmesi, Lübnan’daki askeri operasyonların durması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması taahhüt edilmişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesi açısından “önemli ilerleme” sağladığını söyledi.
Ancak sahadaki tablo, diplomatik sürecin kırılganlığını da gösteriyor. Mutabakatın imzalanmasından bu yana Güney Lübnan’da Hizbullah ile İsrail güçleri arasındaki çatışmalar yeniden yoğunlaştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail’in hava saldırılarında kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu onlarca kişi hayatını kaybetti.
Hürmüz Boğazı için iletişim hattı kuruldu
Katar ve Pakistan’ın ortak açıklamasına göre taraflar, Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak ve yanlış anlaşılmaları önlemek amacıyla bir “iletişim hattı” kurulması konusunda uzlaştı.

İran, hafta sonu Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıklamıştı ancak denizcilik takip verileri, bazı gemilerin boğazdan geçiş yapmaya devam ettiğini gösterdi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir güzergâh. Boğazın fiilen kapanması yakıt fiyatlarını yükseltmiş ve küresel ekonomide aksamalara yol açmıştı.
ABD ise ön mutabakat kapsamında İran limanlarına gidip gelen gemilere yönelik askeri ablukayı kaldırmayı kabul etmişti.
Lübnan için “çatışmasızlık hücresi”
Görüşmelerde Lübnan’daki çatışmalar da ana başlıklardan biri oldu. Katar ve Pakistan’ın açıklamasında, ABD, İran ve Lübnan arasında, arabulucu ülkelerin kolaylaştırıcılığında bir “çatışmasızlık hücresi” kurulması konusunda anlaşmaya varıldığı bildirildi.

Bu mekanizmanın, Lübnan’daki askeri operasyonların sona erdirilmesine yönelik taahhütlerin uygulanmasını takip etmesi hedefleniyor.
ABD, 19 Haziran Cuma günü İsrail ile Hizbullah arasında yeni bir ateşkes ilan etmişti. Ancak çatışmaların ve hava saldırılarının sürmesi, diplomatik sürecin sahaya yansıması konusunda soru işaretleri yarattı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun kuzey İsrail’i korumak için gerekli olduğu sürece Güney Lübnan’da kalacağını söyledi. Hizbullah lideri Naim Kasım ise İsrail askerlerinin Güney Lübnan’daki varlığını reddetti ve Hizbullah’ın kendisini savunacağını belirtti.
Trump’tan tehdit, İran’dan yanıt
Görüşmeler İsviçre’nin Luzern kentinde başlarken ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından İran’a sert mesajlar verdi. Trump, İran’ın “Lübnan’daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin derhal sorun çıkarmayı bırakmasını sağlaması gerektiğini” yazdı ve aksi halde İran’ı “yeniden çok sert vurmakla” tehdit etti.

İran’ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf ise Trump’ın sözlerine şu ifadelerle yanıt verdi:
“Tehditlerinin herhangi bir etkisi olsaydı bugün bu kadar çaresiz bir durumda olmazlardı diye düşünmüyorlar mı?… Ne kadar konuşurlarsa konuşsunlar, harekete geçen taraf biziz.”
Nükleer başlık hâlâ masada
Görüşmelerde İran’ın nükleer programı da gündeme geldi. ABD’nin baş müzakerecisi ve Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump’ın müzakerecilere “yeni bir sayfa açmaları” talimatı verdiğini söyledi.
Vance, İran yönetiminin “bölgesel istikrarsızlığın itici gücü olma rolünden” ve “uzun vadeli nükleer silah hedeflerinden” vazgeçmeye hazır olması halinde ABD’nin de “bu ülkeyle ilişkilerini kökten dönüştürmeye hazır olduğunu” ifade etti.
İran ise nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığını savunuyor.
Ön mutabakat, İran’ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir planı ve ABD’nin İran’a yönelik “her tür yaptırımı” sona erdirmesini de içeriyor. Ancak Washington’ın savaş için temel gerekçe olarak gösterdiği nükleer program meselesi henüz nihai anlaşmaya bağlanmış değil.
Kaynak: BBC






