Spor yorumcuları değerlendirdi: Arda Turan bombaların altında Shakhtar Donetsk’i nasıl şampiyon yaptı?

İSTANBUL (Medyascope) – Arda Turan, 2025-2026 sezonunda Shakhtar Donetsk’i Ukrayna liginde 72 puanla ve 12 puan farkla şampiyonluğa taşıdı, UEFA Konferans Ligi’nde ise yarı finale yükseldi. Turan, Kevin ve Sudakov gibi kilit isimlerin ayrıldığı, savaş nedeniyle evinden uzakta oynayan ve zaman zaman bombardıman altında maça çıkan bir takımı yeniden zirveye çıkardı ve sezon sonunda Ukrayna’da yılın teknik direktörü seçildi. Turan’ın başarısının sırrı ne? Mehmet Ayan, Burhan Can Terzi ve Hamza Hamzaoğlu değerlendirdi.

Arda Turan Shakhtar Donetsk’i nasıl şampiyon yaptı?
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Arda Turan, 2025-2026 sezonunda Shakhtar Donetsk’i 72 puanla Ukrayna Ligi şampiyonu ve UEFA Konferans Ligi yarı finalisti yaptı.
  • Turan, savaş koşullarında takımını yeniden zirveye taşıdı ve sezon sonunda Ukrayna’da yılın teknik direktörü seçildi.
  • Takım, savaş nedeniyle evinden uzakta oynadı ve zaman zaman sığınakta maça çıktı.
  • Shakhtar, Turan yönetiminde 30 maçta 22 galibiyet, 6 beraberlik ve 2 yenilgi elde etti.
  • Turan’ın liderlik yetenekleri ve oyunculara sağladığı güven, başarısının temel unsurları arasında öne çıktı.
İçindekiler
İlgili bağlantılar

2025-2026 sezonunda Shakhtar Donetsk’in başına geçen Arda Turan, takımı Ukrayna Ligi’nde şampiyonluğa taşıdı ve UEFA Konferans Ligi’nde yarı finale çıkardı. Sezon sonunda Ukrayna’da yılın teknik direktörü seçilen Turan’ın ilk Shakhtar yılı; yalnızca sportif başarılarla değil, savaşın gölgesinde, evinden uzakta oynayan bir kulübü yeniden zirveye taşımasıyla da dikkat çekti.

Arda Turan’ın Shakhtar Donetsk’teki sezonu, sadece bir puan tablosu hikâyesi değildi. Turan; önceki sezon ligi üçüncü bitiren, önemli hücum parçalarını kaybeden ve savaş nedeniyle evinden uzakta oynayan ve savaşın yıkıcı koşulları ile boğuşan bir kulübü yeniden Ukrayna futbolunun zirvesine taşıdı. Shakhtar, Turan yönetiminde ligde 12 puan farkla şampiyon olurken Avrupa’da da Konferans Ligi yarı finaline kadar yükseldi. Medyascope’tan Emir Berke Yaşar; Turan’ın Shakhtar sezonunu spor yorumcuları Mehmet Ayan ve Burhan Can Terzi, teknik direktör Hamza Hamzaoğlu ve Shakhtar taraftarı Tymofiy ile konuştu.

Arda Turan, Shakhtar Donetsk’in başına geçtiğinde kulüp Ukrayna futbolunun hâlâ en güçlü yapılarından biriydi. Ancak 2024-2025 sezonu, Shakhtar standartlarında başarısız kabul edilebilecek bir tabloyla tamamlanmıştı. Turan göreve gelmeden önceki sezon Ukrayna Ligi’ni Dynamo Kyiv 30 maçta 72 puanla namağlup şampiyon tamamlamış, Oleksandriya 67 puanla ikinci olmuş, Marino Pušić yönetimindeki Shakhtar ise 62 puanla ligi üçüncü sırada bitirmişti.

Turan göreve geldiğinde Shakhtar’ın hücum aklı büyük ölçüde Georgiy Sudakov, Artem Bondarenko ve Kevin üzerinden şekilleniyordu. Önceki sezon Sudakov ve Bondarenko takımın en üretken isimleri arasındaydı. Kevin de kanatlarda Shakhtar’ın en önemli patlayıcı güçlerinden biriydi. Ancak 2025-2026 sezonuna girilirken bu yapı değişti: Kevin, Fulham’a transfer oldu; Georgiy Sudakov ise Benfica’ya kiralandı. Böylece Turan, ilk sezonunda yalnızca yeni bir oyun kurmakla kalmadı; takımı yeniden şekillendirmek zorunda kaldı. Shakhtar, ayrılıkların ardından Lucas Ferreira, Luca Meirelles ve Isaque gibi Brezilyalı oyuncuları kadrosuna kattı.

Arda Turan’ın Shakhtar’da taktiksel anlayışı: Büyük takımlar, topu ve oyunu kontrol ederek kazanır

Arda Turan’ın Shakhtar’da kurmak istediği oyun, sezonun ilk haftalarından itibaren kendi açıklamalarında belirginleşti. Turan, Beşiktaş maçı öncesinde oyun anlayışını anlatırken, Shakhtar’ın topa sahip olma ve oyunu domine etme kültüründen vazgeçmek istemediğini söyledi. Turan’a göre büyük takımlar yalnızca savunarak değil, topu ve oyunu kontrol ederek kazanır. Bu nedenle Shakhtar’da temel hedef; topa sahip olan, oyunu rakip yarı sahada oynayan ve maçın temposunu kendi belirleyen bir takım oluşturmaktı.

Ancak Turan’ın topa sahip olma anlayışı, pas sayısını artırmaktan ibaret değildi. Turan, rakip blok dışında yapılan uzun pas sekansları yerine, blok içinde yapılan birkaç pasın daha değerli olduğunu vurguladı. Bu nedenle Shakhtar’da hücumcuların ceza sahasına daha yakın oynamasını, yarı alanlara daha sık girmesini ve hatlar arasında daha fazla görünmesini istediğini belirtti.

Arda Turan Shakhtar Donetsk'i nasıl şampiyon yaptı?
Arda Turan Shakhtar Donetsk’i nasıl şampiyon yaptı?

Maçtan önce sığınakta bombalardan dolayı uyuyulamayan gece

Shakhtar’ın sezonunu sıradan bir şampiyonluk hikâyesinden ayıran asıl yer, puan tablosundan çok LNZ Cherkasy karşısında alınan 4-1’lik yenilginin arka planında ortaya çıktı. Normal şartlarda bu maç, Arda Turan’ın sezonundaki en sert saha içi darbelerden biri olarak yazılabilirdi. Ancak maçın arka planı, sonucu futbolun olağan açıklama kalıplarının dışına taşıdı.

Sky Sports’un Arda Turan ile gerçekleştirdiği röportajda Turan’ın aktardığına göre Shakhtar, Lviv’de oynanan bu “iç saha” maçından önceki gecenin büyük bölümünü bombardıman nedeniyle sığınakta geçirdi. Takım, uzun Aberdeen deplasmanından yeni dönmüşken, bir sonraki maçın gecesinde bombalar nedeniyle uyuyamadı. Turan, “hayatı boyunca bahanelerin arkasına saklanan biri olmadığını ancak bazı durumların öngörülemez olduğunu” söyledi; o gece korkudan çok sevdikleri için endişelendiklerini, uykusuz kaldıklarını ve hangi koşullarda maça çıkacaklarını hiçbir zaman tam olarak bilemediklerini anlattı.

Bu ayrıntı, Shakhtar’ın sezonunu anlamak için kritik. Çünkü burada futbolun en temel hazırlık kavramları – dinlenme, konsantrasyon, maç önü rutin, fiziksel toparlanma ve taktik hazırlık – savaş tarafından kesintiye uğruyor. Bir teknik direktör normalde yenilgiyi savunma yerleşimi, geçiş savunması, top kaybı, oyuncu tercihi veya bitiricilik üzerinden açıklar. Shakhtar’da ise aynı analiz başka bir soruyla başlıyor: Bir takım, geceyi sığınakta geçirdikten sonra ertesi gün nasıl profesyonel futbol oynar?

Buna rağmen Turan, tüm zorluklara karşı pozitif kalmaya çalıştığını söyledi ve bunu Ukraynalılardan öğrendiğini ifade etti:

“Bunu Ukraynalılardan öğrendim. Oraya ilk gittiğimde bomba patlıyordu. ‘Tamam füze atıldı, geçti’ diyorlardı. Drone’lar onlar için hiç sorun değil. Onlara çok saygı duyuyorum.”

Shakhtar’ın evi yoktu

Arda Turan, Sky Sports’a verdiği röportajda Shakhtar’da çalışmanın pratik olarak da olağanüstü zor olduğunu anlattı. Normal bir kulüpte deplasmandan birkaç saat sonra eve dönülebileceğini, Shakhtar’da ise bunun böyle olmadığını; bazen yolculukların bir günden fazla sürdüğünü ve takımın ancak 48 saat sonra yeniden çalışmaya başlayabildiğini belirtti. Shakhtar’ın Avrupa’daki ilk iç saha elemeleri Slovenya’da, Konferans Ligi grup maçları ise Polonya’da oynandı; ligdeki iç saha maçlarının adresi Lviv oldu. Shakhtar’ın Avrupa’daki “iç saha” maçlarını oynadığı Kraków, Donetsk’ten yaklaşık bin mil uzaktaydı. Takımın Kyiv’deki antrenman üssünden Kraków’a yolculuğu yaklaşık 10 saat sürüyordu. AZ Alkmaar deplasmanına yapılan yolculuk ise neredeyse 24 saati buldu. Sportif direktör Darijo Srna, Crystal Palace maçı sonrası takımın önce Polonya içinde saatlerce otobüs yolculuğu yapacağını, ardından sabaha karşı Kyiv’e hareket edeceğini, kısa süre sonra Dynamo Kyiv derbisine çıkıp yeniden aynı yoldan Londra’ya döneceğini Guardian’a anlattı.

Bu koşullar, Arda Turan’ın oyuncu tercihlerini ve takım yönetimini de etkiledi. Turan, genç Brezilyalı oyuncuların hem futbola hem de savaş ortamının psikolojik tarafına uyum sağlamaya çalıştığını söyledi. Özellikle genç oyuncuların deneyimli oyunculardan daha fazla dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu, yoğun yolculuk ve maç trafiği nedeniyle aynı kadroyu üç gün sonra yeniden sahaya sürmenin sakatlık riskini artıracağını anlattı. Bu yüzden Shakhtar’da rotasyon yalnızca taktik bir tercih değil, savaş koşullarında fiziksel ve psikolojik bir zorunluluk hâline geldi.

Turan, Shakhtar’ın geçmişte 40-50 bin taraftar önünde oynayan bir takım olduğunu, bugün ise çok daha sınırlı seyirci önünde sahaya çıktığını ve bunun motivasyon açısından ayrı bir sorun yarattığını da söyledi. Futbolda iç saha, taraftar, rutin, tesis, yolculuk düzeni ve aidiyet duygusu büyük önem taşır. Shakhtar bunların çoğunu olağan biçimiyle yaşayamadı. Bu nedenlerle Arda Turan’ın Shakhtar’daki liderliği, yalnızca sahaya çıkarılan 11 ya da oyun planı üzerinden değil; oyuncuların dinlenme, güven, motivasyon ve savaş koşullarına uyum sürecini yönetebilme becerisi üzerinden de okunması gereken başarılı bir liderlik sınavı.

Arda Turan Shakhtar Donetsk'i nasıl şampiyon yaptı?
Arda Turan Shakhtar Donetsk’i nasıl şampiyon yaptı?

Avrupa’da yarı final, ligde 12 puan farkla şampiyonluk

Arda Turan’ın Shakhtar’daki resmi sezonu Avrupa elemeleriyle başladı. İlk turda Ilves karşısında rahat bir tur geçildi. Ardından Beşiktaş eşleşmesi geldi. Shakhtar, İstanbul’daki ilk maçı 4-2 kazandı; Kraków’daki rövanşı da 2-0 alarak Beşiktaş’ı toplamda 6-2 ile eledi.

Bu güçlü başlangıçtan sonra Panathinaikos eşleşmesi geldi. İki maç da golsüz tamamlandı. Shakhtar penaltılar sonucunda elendi ve Avrupa Ligi’nden Konferans Ligi’ne düştü. Servette’i geçerek lig aşamasına kalan Shakhtar; Aberdeen, Breiðablik, Shamrock Rovers ve Hamrun Spartans karşısında galibiyet aldı, Legia Warszawa’ya kaybetti ve Rijeka ile berabere kaldı.

Eleme turlarında Shakhtar daha güçlü bir görüntü verdi. Lech Poznań’ı geçti. Ardından AZ Alkmaar karşısında ilk maçı 3-0 kazandı, rövanşta 2-2 berabere kalarak yarı finale yükseldi. Yarı finalde rakip Crystal Palace oldu. Shakhtar, Kraków’daki ilk maçı 3-1, Londra’daki rövanşı 2-1 kaybetti ve toplamda 5-2 ile elendi.

Lig sezonunda ise Turan’ın Shakhtar’ı Ukrayna Premier Ligi’ni 30 maçta 22 galibiyet, 6 beraberlik ve 2 yenilgiyle tamamladı. Takım 71 gol attı, 21 gol yedi ve 72 puanla şampiyon oldu. En yakın takipçi LNZ Cherkasy 60 puanda kaldı. Polissya 59 puanla üçüncü, geçen sezonun namağlup şampiyonu Dynamo Kyiv ise 57 puanla dördüncü oldu.

Mehmet Ayan: “Doğuştan lider. Büyük hoca olmak istiyor”

Arda Turan’ın Shakhtar Donetsk’teki ilk sezonunu Medyascope’a değerlendiren spor yorumcusu Mehmet Ayan, bu başarıyı yalnızca şampiyonluk ve Avrupa performansı üzerinden değil; Turan’ın liderlik karakteri, oyun planı, öğrenme becerisi ve Türkiye futbol ikliminin dışında kendini kurabilmesi üzerinden okudu.

Mehmet Ayan, Arda Turan’ı “doğuştan lider” olarak tanımladı:

“Doğuştan lider bir çocuk… Çocuk diyorum çünkü bu büyük adamlığın içine ‘çocukluk’ katmazsanız olmaz. Onunla ilgili yapıtların hepsinde ‘çift kale maçta, iki kaleyi oluşturmak için dört tane taş bulan’ mahallenin ‘sevimli fırlamasını’ görebilirsiniz. Ya da duvara kale çizen muzip oğlan… Oraları yapınca buraların temellerini atıyorsun. Ekip yönetmeye mahalleden başlayınca yani… Kaldı ki onun amacının şampiyon hoca olmak olduğunu düşünmüyorum. Büyük hoca olmak istiyor.”

Ayan, Turan’ın en büyük özelliğinin “öğrenmek” olduğunu belirtti:

“Simeone, Luis Enrique ve Fatih Terim karışımı olduğunu iddia etse de bence onun içinde Abdullah Avcı da var, Lucescu da Gerets de… Çalışmadığı Mustafa Denizli ve Şenol Güneş’ten de görerek almıştır Arda Turan. Çünkü teknik direktörlük hükmetme değil, öğrenme müessesesidir. Çalışmadığın hocadan da kaparsın. Arda’nın en büyük özelliği bu. Hoca, Eyüpspor’da başladığı yolculuğunda karışımın gücüne inandı. Elbette finali kendi aklıyla yaptı ama oyun planı kurma, taktiksel birikim, rakibe göre hazırlanma ve maç içinde çözüm üretme becerileri birilerinden mürekkeptir. Çünkü rasyonalizme inanan Arda Turan, kendi aklı kadar başkalarının aklını da kullanmayı bilir; bunu da saklamaz, ego, naz, gurur, kapris yapmaz. Bu da onu büyüten özelliklerdendir.”

Mehmet Ayan, Turan’ın teknik adamlığında en belirleyici unsurun oyun planı olduğunu söyledi:

“Atletico Madrid ve Barcelona görmüş Galatasaray kaptanına bu soru sorulduğunda, yanıt sahadan bağımsız verilemez. Oyun planı bir numaralı etkendir. Shakhtar yöneticileri, ki başka takımlar da onun peşindeydi, Arda Turan’ın oyun planından çok etkilendi. Galipken, berabereyken, farklı öndeyken ya da gerideyken planını sahaya nasıl yansıttığına bakarak ona anahtarı teslim ettiler. Sonuç da malum…”

Ayan, Turan’ı yerli teknik direktörlük ikliminden çok Avrupa’daki teknik direktörlük anlayışına yakın konumlandırdı:

“Arda hocanın yolu umarım uzun bir süre ülkemize düşmez. Düştüğü anda biliyoruz ki sistem, atmosfer, akvaryum onu Burak Yılmaz ve Selçuk İnan’ın kenar çizgi performansına taşıyacak. Ben Burak’a da Selçuk’a da çok inanıyorum. Ancak atmosfer bu kardeşlerin davranışlarını kirletiyor. Arda’nın en büyük şansı, burada olmaması. Burada olsa sadece saha kenarı değil, saha içi tavrı da ona göre şekillenecek. Shakhtar’da prensiplerini sahaya yansıtan hoca, burada bambaşka teknik direktörlük gerçekleriyle karşılaşacak. Bunu TFF 1. Lig’de yaşadı, kaldırabildiğince kaldırdı. Ancak Süper Lig, hele de büyük takım seviyesi bunu kaldıramayabilir. O zaman da oyunu zedelenir. Bu açıdan hareketle Arda, ‘yabancı teknik direktörlük’ kavramına daha yakın olmalı, olacak; isterim. Türkiye ligi ile Ukrayna ligi arasındaki en temel fark davranışlarda… İklimde, atmosferde, akvaryumda.”

Ayan, Turan’ın savaş koşullarındaki başarısını ise “büyük bir kaptanın işi” olarak tanımladı:

“Arda Hoca dünya çapında bir iş yaptı. Savaşın gölgesinde evi, barkı, stadı olmayan takımı uçak, tren ve otobüsle bu kadar başarıya taşımak ancak büyük bir kaptanın işi olsa gerektir. İçeriyi ve dışarıyı yönetirken yaşadıklarından yeni bir belgesel çekmeli.”

Burhan Can Terzi: “Risk alarak sıcak savaşın yaşandığı bir ülkeye gitti”

Spor yorumcusu Burhan Can Terzi de Turan’ın Shakhtar sezonunu yalnızca saha içi başarı üzerinden değil, savaş koşulları ve alınan risk üzerinden okudu:

“Yeni bir ülke, yeni bir lig, yeni bir coğrafya sözleriyle klasik bir giriş yapabilirdim. Ama öncelikle şunun altını çizmemiz gerekiyor: Arda Turan hayati bir risk alarak sıcak savaşın yaşandığı bir ülkeye gitti. Yukarı baktığında savaş uçaklarının geçmesinin normalleştiği bir alanda teknik direktörlük yapmak başlı başına bir başarı zaten. Ama saha içi kadar Ukrayna halkı için de zihniyle, bedeniyle çaba koydu ortaya. Bu ortamda Avrupa’da yarı final, ligde şampiyonluk… Neresinden bakarsanız bakın çok büyük bir zafer.”

Terzi, futbolcu Arda Turan’ın çıtasının çok yüksek olduğunu ancak teknik direktör Arda Turan’ın hedefini de büyük koyduğunu düşündüğünü ifade etti:

“Futbolcu Arda Turan’ı geçmek kolay bir iş değil. Dünyanın en iyi iki takımı arasında şampiyonluk yaşayan takımın bayrak adamlığını yapmış bir oyuncudan bahsediyoruz. O an dünyanın en iyi takımına 40 milyon euroları bulan bonservis bedeliyle transfer olmuş bir futbolcudan bahsediyoruz. Süper Lig şampiyonluğu, UEFA şampiyonluğu, La Liga şampiyonlukları… Bu kariyere erişmek kolay değil bir teknik adam olarak. Ancak tıpkı futbolculuğundaki gibi çok genç yaşta, çok çabuk olgunlaştı teknik adamlıkta da Arda Turan. Sindire sindire ilerliyor, çok kafa yoruyor ve en önemlisi çok büyük tutkusu var. Yarıştığı liglerde futbolcu olarak alamadığı tek kupa var: Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu. Bence uzun vadede Arda Hoca’nın koyduğu çıta orası. Ve işte o kupayı kaldırdığında bu sorunun cevabı net olacak.”

Terzi, Turan’ın liderlik özelliğinin doğuştan geldiğini vurguladı:

“Duygusallık olmadan oyunculara dokunamazsınız. Ama liderlik bence doğuştan gelen bir özellik; bu sonradan kolay elde edilebilen bir vasıf değil. Arda Hoca’da da bu özellik var. O, olduğu her yerin doğal lideridir. Bu özellikler tabii ki teknik adamlıkta ona çok güç katıyor. Arda Hoca, Barcelona felsefesiyle Simeone felsefesini mix etmeyi amaçlıyor. Bu mix felsefeye Fatih Terim’in cesaretini ekleyerek yeni bir felsefe çıkarmayı arzu ediyor. Topa sahip olma konusunda yüksek bir tutkusu var. Ama rakibin oyununa göre bazı yönlendirmeler yapıyor. Problem çözmek için felsefesini esnekleştirdiği alanlar oluyor. Bu da aslında ana odağının problem çözmek olduğunu gösteriyor. Analizi sadece olması gerektiği için bir maç öncesi rutini olarak değil, yaşayarak yapıyor. Önce ekibiyle birlikte bir tur, sonrasında yalnız başına bir tur, daha sonra tekrar ekibiyle birlikte iki-üç tur daha rakip incelemesinde bulunuyor.”

Hamza Hamzaoğlu: “Arda’nın önünde güzel yıllar olacağını düşünüyorum”

Arda Turan’ın Shakhtar Donetsk’teki ilk sezonunu değerlendiren teknik direktör Hamza Hamzaoğlu, Turan’ın kısa sürede zor bir ortamda kendini kabul ettirdiğini söyledi. Hamzaoğlu, Turan’ın hiç bilmediği bir ülkeye ve savaş koşullarında yaşayan bir futbol ortamına gittiğini belirterek, bu başarının kolay elde edilmediğini vurguladı:

“Bence Arda çok başarılı oldu. Hiç bilmediği bir ülkeye, bilmediği bir ortama gitti. Oralara gidip kendini ispat etmek, kolay bir şey değil. Bu, Arda’nın hem futbol bakışıyla, futbolu sevmesiyle hem de çok iyi analiz ve gözlem yapmasıyla ilgili. Arda Hoca Avrupa’da finale çıkmak üzereydi. Basamakları çok hızlı bir şekilde geçti. Çünkü Arda sadece kendi yaşadıklarından tecrübe çıkaran biri değil; başkalarının yaşadıklarından da tecrübe alabilen çok zeki bir kardeşimiz. Futbol bakışı da futbola yaklaşımı da oldukça iyi. Oyuncularıyla kurduğu diyalog da oldukça iyi. Önünde güzel yıllar olacağını düşünüyorum.”

Arda Turan Shakhtar Donetsk'i nasıl şampiyon yaptı?
Arda Turan Shakhtar Donetsk’i nasıl şampiyon yaptı?

Hamzaoğlu, Turan’ın Shakhtar’da oynattığı futbolu Türkiye’deki futbol duygusuyla Avrupa’daki çağdaş futbol anlayışının birleşimi olarak tarif etti:

“Arda Hoca bunun harmanlamasını yapmış durumda. Hem bizim ligimizde oynanan, duygusal ağırlığı olan futbolu hem de Avrupa’da oynanan çağdaş futbol anlayışını özümseyerek ortak bir futbol dili çıkardığını düşünüyorum. Bir Türk antrenörünün Fatih Terim’den, Şenol Güneş’ten, Mustafa Denizli’den ve yurtdışında çalışan diğer antrenörlerimizden sonra yurtdışında bir takımda başarılı olması çok önemliydi. Bundan sonra yeni nesil antrenörlerin yurtdışında tercih edilebilir olmasını sağlayacak bir kapı açmış oldu. Arda Hoca pozitif futbol oynayan, rakip alanda oynamaya çalışan, hücuma zenginlik katmak isteyen bir takım görüntüsü çizdi. Farklı hücum anlayışlarını sahada göstermeye çalışan, topu kaybettiği yerde hemen geri kazanmak isteyen, baskı kuran, çabuk ve bu zamanın gerektirdiği hızlı geçişleri oynayabilen bir takım vardı. Bence oldukça başarılıydı.”

Hamzaoğlu, Turan’a kariyerinin devamı için en önemli tavsiyesinin “işine odaklanmak” olduğunu belirtti:

“Arda Turan sadece işine odaklansın. Sadece yapacaklarına odaklansın. Bu motivasyonunu hiçbir şeyin bozmasına, kaybetmesine müsaade etmesin. Saha dışı işlerden ve paniklerden uzak dursun. Sadece işine odaklansın. Arda bunu başarabilecek bir kardeşimiz.”

Hamza Hamzaoğlu, Arda Turan’ın en güçlü özelliğini ise oyunculara verdiği güven olarak vurguladı:

“Arda’nın en güçlü özelliği, oyuncularına verdiği güven. Onlara her türlü güvendiğini hissettirdi. Onlarla arkadaş gibi olurken aynı zamanda otoritesini de kaybetmedi.”

Tymofiy: “Futbol, düşmana dirençli olduğumuzu gösteriyor”

Savaş, Ukrayna’da günlük hayatı birçok alanda etkilediği gibi futbolda da köklü dönüşümler getirdi. Medyascope’a konuşan Shakhtar Donetsk taraftarı Tymofiy, savaş döneminde futbol taraftarlığını ve Shakhtar’ın değişen koşullarını anlattı.

Tymofiy’e göre savaşın Shakhtar üzerindeki en büyük etkilerinden biri, takımın dağılması ve tribünlerin kaybolması oldu:

“Ukrayna liginden büyük bir yabancı oyuncu çıkışı yaşandı. Tetê, Dodô, Vinicius Tobias, Marcos Antônio, Alan Patrick, David Neres, Ismaily, Fernando ve Manor Solomon kulüpten ayrıldı. Bunlar kilit oyunculardı; daha sonra Avrupa’nın üst düzey liglerinde başarılı oldular. Ayrıca Shakhtar, Avrupa’nın en gelecek vaat eden teknik direktörlerinden biri olan Roberto De Zerbi’yi de kaybetti. Savaş hiç yaşanmasaydı bu takımın neye dönüşebileceğini düşünmek hayal kırıklığı yaratıyor.”

Arda Turan Shakhtar Donetsk'i nasıl şampiyon yaptı?
Arda Turan Shakhtar Donetsk’i nasıl şampiyon yaptı?

Tymofiy, lig yeniden başladıktan sonraki ilk iki sezonda maçların seyircisiz oynandığını, son iki sezonda taraftarların yavaş yavaş geri döndüğünü ancak stadyumların hâlâ tam kapasiteyle çalışamadığını söyledi. Bunun nedeni, hava saldırısı alarmları sırasında tüm seyircileri alabilecek yeterli sığınağın bulunmaması.

Tymofiy, savaşa rağmen futbolun devam etmesini Ukraynalılar için bir direnç biçimi olarak tanımladı:

“Düşmanımız ülkeyi yaşanmaz hâle getirmek istiyor. Ancak her seferinde milli marşımızın çalındığı ve böyle zamanlarda insanlara eğlence sunan organizasyonlar, düşmana dirençli olduğumuzu gösteriyor. Futbol savaşı unutturmuyor ancak duygu vermeye devam ediyor. Ukrayna futbolunun bu dönemi kesinlikle tarihe geçecek. Ukrayna kulüpleri, futbol aracılığıyla dünyaya ülkelerinin güçlü ve dirençli olduğunu hatırlatmaya devam ediyor.”

Tymofiy, Arda Turan’ın takımda yaptığı değişiklikleri ve Turan’ın oynattığı futbolu anlatırken Turan’dan “lider” olarak bahsetti:

“Dünya çapında oynamış eski bir futbolcu olarak soyunma odasında hemen saygı görüyor. Onun tecrübesi ve kişiliği, takım içinde güçlü bir lider ve etkili bir figür olmasını sağlıyor. Pusic’ten sonra Arda Turan’ın yaptığı asıl değişim çalışma yaklaşımında oldu. Koşu çalışmasına, prese ve savunma eforuna yaklaşım açık biçimde değişti. Takım artık maçların son bölümlerinde kontrolü kaybetmiyor. Bazı durumlarda sonucu zorlayıp rakiplerinden daha güçlü bitirebiliyor. Turan döneminde hücum oyununda daha fazla çeşitlilik fark ettim: daha fazla dikine pas ve pres baskısından daha hızlı çıkışlar. Turan, Avrupa’nın en elit hocalarından birisi olacağının sinyalini veriyor; Shakhtar’daki başarısından dolayı ona minnettarız, ama onu Ukrayna’ya verdiği destek ve Shakhtar’a yaptığı liderlikten dolayı artık kendi parçamız gibi görüyoruz. İyi ki varsın Arda Turan. Seni çok seviyoruz.”

Takım, yalnızca rakiplerle değil, savaş koşullarıyla da mücadele etti

Arda Turan, Shakhtar Donetsk’teki ilk sezonunda, üçüncülüğe düşmüş bir takımı yeniden zirveye çıkardı. Kevin ve Sudakov gibi önemli hücum parçalarının ayrıldığı bir dönemde yeni bir hücum düzeni kurdu. Genç Brezilyalı oyuncuları ve Ukraynalı omurgayı aynı oyun içinde buluşturdu. Topa sahip olmayı, agresif savunmayı ve ceza sahasına daha fazla oyuncuyla girmeyi hedefleyen bir takım yarattı.

Ancak bu hikâyeyi özel kılan asıl unsur, bütün bunların savaş koşullarında gerçekleşmiş olmasıydı. Shakhtar, Donetsk’te oynayamadı. Avrupa’daki iç saha maçlarını Kraków’da yaptı. Oyuncular zaman zaman sığınaktan çıkıp sahaya gitti. Takım yalnızca rakiplerle değil, savaşın yarattığı yorgunlukla da mücadele etti.

Bu yüzden Turan’ın ilk Shakhtar sezonu yalnızca bir futbol başarısı değil; savaşın gölgesinde, evinden uzakta yaşayan bir kulübün yeniden oyun, düzen ve özgüven kazanma hikâyesi oldu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş