İSTANBUL (Medyascope) – Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, her hafta uzman akademisyenler, araştırmacılar ve yazarlarla Türkiye’nin ve dünyanın gündemindeki kritik başlıkları masaya yatırmaya devam ediyor. Programın bu bölümünde Kırnalı, EDAM Direktörü Sinan Ülgen ile Avrupa Birliği’nin değişen ekonomik güvenlik anlayışını, Türkiye’nin bu yeni düzende nerede durduğunu ve yaklaşan Ankara NATO Zirvesi’nin olası sonuçlarını konuştu.
Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Gülener Kırnalı, Avrupa Birliği’nin yeni ekonomik güvenlik anlayışını ve Türkiye’nin bu bağlamdaki durumu üzerine Sinan Ülgen ile sohbet etti.
- Ülgen, Avrupa’nın korumacı politikalarının Türkiye için ulusal güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.
- Küresel ticaretin jeopolitik rekabete dönüşmesiyle Avrupa, ekonomik ilişkilerini yeniden tanımlıyor.
- Tedarik zincirleri ve güvenlik kaygıları gibi unsurlar, klasik ekonomik başlıkların yanına ekleniyor.
- NATO Zirvesi’nin Türkiye ve ABD-Avrupa ilişkileri üzerindeki etkisi değerlendirildi.
Sinan Ülgen’in yakın zaman içinde Carnegie Europe için yazdığı “Karşılıklı Bağımlılığın Silaha Dönüştüğü bir Çağda Avrupa Birliği” başlıklı rapordan ve yine Ülgen’in bu hafta Medyascope’ta yayınlanan “Bir Yalnız ve Güzel Ekonomi Hikayesi” başlıklı yazısından Avrupa’nın yeni korumacı ekonomik güvenlik politikasının Türkiye’yi dışlamasının neden Türkiye için “bir ulusal güvenlik meselesi” olduğu ele alındı.

Küresel ticaretin giderek daha fazla jeopolitik rekabetin parçası hâline geldiği bir dönemde Avrupa Birliği de ekonomik ilişkilerini yeniden tanımlıyor. Serbest ticaret, verimlilik ve rekabetçilik gibi klasik başlıkların yanına artık tedarik zincirleri, stratejik bağımlılıklar, kritik teknolojiler ve güvenlik kaygıları ekleniyor. Bu dönüşüm, Avrupa ile derin ekonomik bağlara sahip Türkiye açısından hem yeni fırsatlar hem de ciddi riskler barındırıyor.

Söyleşide, AB’nin yeni ekonomik güvenlik mimarisinin ne anlama geldiği, karşılıklı bağımlılığın nasıl bir jeopolitik baskı aracına dönüşebildiği ve Türkiye’nin bu yeni korumacı Avrupa düzeninin içinde mi dışında mı kalacağı tartışıldı. Ülgen, Türkiye’nin AB ile ekonomik entegrasyonunun derinliğine dikkat çekerken, siyasi güven eksikliği ve dış politika çizgisinin bu ilişkide belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Programın son bölümünde ise 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi ele alındı. Zirvenin, ABD-Avrupa ilişkileri, Avrupa savunmasının geleceği ve Türkiye’nin Batı ittifakı içindeki konumu açısından nasıl bir anlam taşıdığı değerlendirildi.








