Hilmi Hacaloğlu: “Özgür Özel 1970’lerin Bülent Ecevit’i gibi”

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu Hilmi Hacaloğlu, Özgür Özel’in kurduğu yeni partiye halktan gelen ilgiyi ve parti yönetimindeki değişiklikleri değerlendirdi.

Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Hilmi Hacaloğlu, Özgür Özel’in yeni partisinin halktan aldığı ilgiyi değerlendirdi.
  • Kuruluş sürecinde camide 1500-2000 kişilik bir kalabalık toplandı.
  • Partinin aylık mali ihtiyacı 30 milyon lira olarak belirlendi.
  • Kurultayın eylül veya ekim ayında yapılması ve üye sayısının artması bekleniyor.
  • Parti yapısı, Özgür Özel’in karizması etrafında şekilleniyor.

Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, gazeteci Hilmi Hacaloğlu’na Özgür Özel’in kurduğu yeni partiye dair gözlemlerini sordu. Hacaloğlu, Hacı Bayram Camii’nden Birinci Meclis’e, oradan da Anadolu Kulübü’ne uzanan kuruluş sürecini adım adım takip ettiğini belirterek caminin avlusunda 1500 ile 2 bin kişilik bir kalabalığın toplandığını, bu kalabalığın hep birlikte yürüyüşe geçtiğini anlattı.

“‘Bu tarihi günü kaçırmak istemiyorum’ dedi”

Hacaloğlu, Milli Eğitim’de görevli bürokratın kendisini bulup, “Ben bu tarihi günü kaçırmak istemiyorum” dediğini aktardı. Anadolu Kulübü önünde karşılaştığı 85-90 yaşlarındaki bir kadının ise “Kemal bize niye bunu yapıyor, niye bu adamı yalnız bırakıyorlar” diyerek tepki gösterdiğini söyledi. Hacaloğlu, Özgür Özel’in son bir buçuk aydır Anadolu gezilerinde halkla kurduğu yakın teması 1970’lerdeki Bülent Ecevit dönemine benzeterek, “Özgür Özel bunu dolduruyor, halkla bir araya geldiğinde onların dilinden konuşuyor” dedi.

Hacaloğlu değerlendirdi: "Özel, 1970'lerin Ecevit'i gibi" (Video)
Hilmi Hacaloğlu: “Özgür Özel 1970’lerin Bülent Ecevit’i gibi”

“Her ay 30 milyon liraya ihtiyacımız var dedi”

Parti Meclisi ve grup başkan vekilliklerinde değişiklik olmadığını belirten Hacaloğlu, Merkez Yönetim Kurulu’na büyük ölçüde yeni isimlerin girdiğini, Genel Sekreterliğe Yunus Emre’nin getirildiğini aktardı. Mali ihtiyaca dikkat çeken Hacaloğlu, Özgür Karabat’ın kendisine “Her ay 30 milyon lira paraya ihtiyacımız var” dediğini paylaştı.

Kurultay eylül-ekim ayında yapılacak

Hacaloğlu, eylül veya ekim başında kurultay düzenlenmesinin beklendiğini, ilk iki günde CHP’den istifa eden 250 bin kişiyle birlikte üye sayısının kurultaya kadar 750-800 bine ulaşabileceğini öngördüğünü söyledi. Doğu ve Güneydoğu’da 2024 seçimlerinde katılımın düşük kaldığını hatırlatan Hacaloğlu, bu bölgede yeni parti için bir alan bulunduğunu belirtti. Hacaloğlu sözlerini, “Bu parti şu anda çok özgür özelin karizması üzerinden kurulmuş bir parti görünümünde” diyerek tamamladı.

Deşifreyi hazırlayan: Gülden Özdemir

Ruşen Çakır: Ben de dün Ahbap ifadesi vermeye gitmeseydim orada Ankara’da seninle beraber takılıyor olacaktık. Ne diyorsun? Demin Özgür Özel’in videosunu verdik. Bu, ana muhalefet oluyoruz ve ondan sonra da iktidar oluyoruz. Sen dün, bütün o şeyleri izledin. Hakikaten iktidara yürüyen bir parti havası gördün mü?

Hilmi Hacaloğlu: Zor bir soru. Şöyle, bir kere büyük bir ilgi var. Dün Hacı Bayram Camii’ne gittim. Sonra Birinci Meclis’e gittik. Sonra Anadolu Kulübü’ne gittik. Bütün bu süreçlerin içindeydik. Hatta sabah erken saatlerde Murat Emir İçişleri Bakanlığı’na partinin kuruluş dilekçesini verdiğinde de oradaydım. Şöyle söyleyim. Birincisi halkta büyük bir ilgi var. Yani Hacı Bayram Camii’nin belirlenmesi, seçilmesi orada cami cemaatinde küçük bir tepki yarattı. İşte Özgür Özel’in çıkışında böyle kimileri yüksek sesle, kimileri mırıldanarak ne işiniz var burada? Camiye siyaset sokmayın filan diyordu. Ona da CHP’liler, Tayyip Erdoğan buraya gelip konuşunca bir şey yok. Bizim liderimiz gelince ne diyorsunuz filan. Burası bizim de evimiz filan diye yanıt verdiler. Dolayısıyla birinci bunu söyleyeyim. İki, tabii ilgi var. Ciddi bir ilgi var. Orada, caminin avlusunda herhalde 1500-2000 kişi vardı. Sonra bu kalabalık hep birlikte Birinci Meclis’e, yürüdü. Oradan da Anadolu Kulübü’nün önüne geçtiğimizde de orada da daha kısıtlı bir kalabalık vardı. Ama tabii cuma günü ve partinin de bu yönde bir çağrısı yoktu. Yani bunu büyük bir şova döndürme yönünde bir çağrısı yoktu. Ama mesela Milli Eğitimde çalışan bir bürokrat Türmüş Güdüle onunla konuştuk bizi buldu, ‘‘Ben bu tarihi günü kaçırmak istemiyorum’’ dedi. Bir yaşlı teyze 85-90 yaşında Anadolu Kulübü’nün önünde, ‘‘Kemal bize niye bunu yapıyor? Niye bu adamı yalnız bırakıyorlar? Bu iktidara karşı mücadele ediyor. Kuşatılmış durumda’’ diye söyleniyordu. Dolayısıyla toplumun çeşitli kesimlerinden destekler vardı ama yani düne dair dünden yola çıkarak bir iktidar yürüyüşümü sorusuna yanıt vermek çok mümkün olmayabilir. Ama resmin bütününe baktığımızda son bir aydır, bir buçuk aydır Özgür Özel’in Anadolu’ya gittiğinde teyzelerle kucaklaşması, köylüyle, halkla bir araya gelmesi ve bir araya geldiğindeki o destek, o kucaklama, o Özgür Özel’e biçilen rol yani böyle bir 1970’lerdeki Bülent Ecevit havası ben seziyorum açıkçası yani. Özgür Özel bunu da dolduruyor. Yani halkla bir araya geldiği zaman onların dilinden konuşuyor. İşte çayları dağıtıyor, sarılıyor, öpüyor. İşte ayaklarını bağdaş pozisyonuna alıyor. Genelde Cumhuriyet Halk Partisi siyasetinde Ekrem İmamoğlu’nu bir miktar dışarı çıkartırsak çok karşı karşıya kaldığımız bir durum değil. Ve Özgür Özel o rolü oynuyor ve kolay bir iş değil. Yani Cumhuriyet Halk Partisi’ni geride bırakıp bir Yeni Parti’yle bir yola çıkmak sonuçta orada büyük bir kaynak geride bıraktırıldı. Mesela Özgür Karabat’la konuşmuştum ben evvelsi gün. ‘‘Her ay 30 milyon lira paraya ihtiyacımız var’’ dedi. İşte kiralar vesaireler, işte teşkilatlara harcanacak paralar. Bütün bu kaynağı Cumhuriyet Halk Partisi’nin Yeni Parti’nin yaratması gerekiyor ve Cumhuriyet Halk Partisi zamanında aldıkları hazine desteği de Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrıya rağmen herhalde çok mümkün olmayacak diye düşünüyorum ben. Dolayısıyla büyük meşakkatli bir yolun içindeler. Bugün biz oradayken Parti Meclisi açıklandı. Grup başkanvekilleri açıklandı. Orada bir değişiklik olmadı. Özgür Özel daha önce yani bu Meclis’in 2023 seçimlerinde işte Burcu Köksal filan gittikten sonra yeni bir üçlü isim vardı; Ali Mahir Başarır, Murat Emir ve Gökhan Günaydın. Bu üçüyle birlikte grubu yönetmeye devam edeceğini ortaya koydu. Orada bir değişime gitmedi. Ama bu sabah açıklanan Merkez Yönetim Kurulu Zeynel Emre ve Ensar Aytekin’i bir kenara bırakırsak bütünlüğü değişmiş bir Merkez Yönetim Kurulu, yeni isimler girmiş durumda. Onlarla birlikte, mesela genel sekreter olarak Yunus Emre’yi tercih etmiş. Tabii bu da bir şey söylüyor. Eylül, Ekim başı gibi herhalde kurultay yapılacak yapılacağını varsayarsak bu teknik bir merkez yönetim kurulu. Herkes işte bu süreci hazırlamaya çalışacak ve sonra asıl çıkışı herhalde kurultayla beraber olacak. Yani kurultaya giderken ilçe kongreleri, il kongreleri yapılacak ve oradan da kurultay aşamasına geçeceğiz ve esas mesele bence kurultayla birlikte. Yani kurultayda nasıl bir kadrolar bütünü karşımıza çıkacak? Mesela bu MYK’da İstanbul ekibi, mesela Suat Özçağdaş son dönemde öne çıkan isimlerden biriydi. Ona yer verilmediğini görüyorum ben MYK’da. Yani burada bir tercihler de dikkat çekici. Gökhan Zeybek veya Özgür Karabat gibi son dönemde konuşulan isimleri de tercih etmemiş Özgür Özel. Yani böyle daha yeni bir kadroyla, en azından parti yönetiminde yürüme kararlılığında ama tabii ki kurultayda, işte oradaki listeler, adaylar, il kongreleri filan buralarda da bence partinin nasıl bir akışkanlık sergileyeceği, halk desteğinin ne olacağı görülecek. İlk iki günde 250.000 kişi Cumhuriyet Halk Partisi’den istifa etmişti. Herhalde parti ilk kurultayına gittiğinde bence bir 750.000-800.000 kişilik en az bir üye tabanı olacak. Burada yalnızca CHP’den gelenler değil toplumun başka kesimlerinden de, mesela dün Hacı Bayram Camii’nin avlusunda Anahtar Partili bir grup vardı, 7-8 kişi. ‘‘Biz partiden istifa ettik. Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçeceğiz’’ demişlerdi. Dolayısıyla bu da bize şunu gösteriyor: Özgür Özel’in, işte muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar…

Ruşen Çakır: Bu yayın boyunca da hep bunu sordum, CHP seçmeninin dışında seçmene açılma, daha fazla açılma şansını bir şekilde yakaladı. Sen nerelerden daha fazla bir yönelim bekliyorsun? Mesela gençlerden mi, Kürtlerden mi? AKP’den rahatsız olan muhafazakarlardan mı yoksa nedir? Nasıl bir şey bekliyorsun?

Hilmi Hacaloğlu: Bir kere Kürtlerden, yani daha doğrusu Doğu ve Güneydoğu’dan ve tabii ki burada ağırlık nüfus Kürtler olduğu için oradan bir ilgi olacağı muhakkak. Çünkü 2024 seçimlerinde o bölgedeki Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki birçok kentte seçimlere katılım oranı batıdaki kentlere göre düşük kaldı. Yani, işte 67, 72 katılımlar gördük ki bu Türkiye’nin batısında 82, 84, 87 civarındaydı bu seçime katılım. Yani ne muhafazakar bakan seçmenin AKP’den beklentilerini karşılandığı ne de DEM Parti’nin geleneksel seçmeninde de biraz beklentilerin karşılanmadığı görülüyor. Buralarda bir alan olduğu belli. Yani burada Yeni Parti kendine yeni bir taban üretebilir. Ya bunun dışında, yani zaten 19 Mart sürecinden sonra aslında, 31 Mart 2024 seçimleriyle de başlayan o Türkiye İttifakı tezi çalışmış bir tez. Yani, sonuç itibarıyla baktığımızda %37,7 gibi büyük bir oran var. Yani bu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Özgür Özel liderliğinde Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş desteğinde, yani bu üçlü model diyebileceğimiz modelle Cumhuriyet Halk Partisi’nin epeyce bir sıçramasına neden oldu, üstelik de 14-28 Mayıs kabusundan neredeyse 10 ay sonra büyük bir sıçrama yapma sonucunu doğurmuştu. Orada bir taban var. Onlara konuşmak önemli. Ben dün yani hem tüzüğe baktım hem programa baktım. İkisi de 41 sayfa. Yani ben önce programa baktım, biraz sosyal demokrasi vurgusunun eksik olduğu saptamasını yapmıştım. İşte Ankara’dan, Burhaniye’ye geliyordum otobüste. Sonra tüzüğü okudum. Yani tersten esasında tüzükle başlamam gerekiyordu. Halbuki tüzükte Yeni Parti’nin bir sosyal demokrat parti olduğu tanımlaması yapılmıştı. Ve yani o tüzük ve yani daha doğrusu program tabii daha çok söyleyebiliriz. Böyle daha bir kamucu yanı güçlü bir program olduğu anlaşılıyor. Buradan da toplumun farklı kesimlerine, yani işte daha ezilen, daha yoksul kesimleriyle ki AKP’nin daha fazla karşılık bulduğu kesimlerdi bunlar, bütün o çeyrek asırlık yolculuğu, siyasi yolculuğu boyunca bence Yeni Parti oralarda da bir karşılık üretecek gibi anlaşılıyor. Ama tabii burada karşılık üretmek, yani yalnızca söylem kurarak değil birebir halka giderek onlarla konuşarak, onlarla temas ederek bunları üreterek ve bu networklerin içinde yer alarak olur. Bunu yapmak için de aslında yalnızca kadro değil biraz ekonomik güç de gerekiyor. Dün Özgür Özel Anadolu Kulübü’nün önünde yaptığı açıklamada partiye bağış için acele etmeyin. Biz size söyleyeceğiz. Arada, işte bunu istismar etmeye çalışanlar da olabilir dedi. Bu kaynakları edindiği takdirde orada büyük bir hareket alanı var. Yani gerçekten bunu hissediyorsunuz. Yani orada insanlarla konuştuğunda, ki zaten bu dünün meselesi üç günün meselesi değil, epeydir gittiğimiz her yerde insanlarla konuştuğumuzda bu beklentinin çok güçlü olduğu için… İnternette bir problem var diye anlıyorum.

Ruşen Çakır: Yok ama yavaş yavaş toparlayalım Hilmi.

Hilmi Hacaloğlu: Geliyor mu sesim?

Ruşen Çakır: Evet, şimdi duyuyorum ama istersen toparlayalım. Bir sorun olur gibi oldu. Son cümlelerini söyle ve sana teşekkür edeyim.

Hilmi Hacaloğlu: Yani şöyle, kurultaya kadar yaklaşık 2,5 aylık bir süreç var. Bu süreç tabii yalnızca Yeni Parti’den kaynaklı olmayacak. Yani yargının Yeni Parti’nin kadrolarına, milletvekillerine dönük, onun yakın olduğu bazı belediyelere dönük soruşturma süreçleri genişletilirse o zaman ona nasıl reaksiyon verileceği de önemli. Yani Türkiye normal demokratik bir zeminde değil. Her geçen gün daha da otoriterleşiyor. Burada Yeni Parti kurmak da bunu sağlam bir şekilde ayakta tutmak da zor. Özgür Özel’in üzerinde büyük yük var. Ha şunu da söyleyeyim. Bu parti şu yanıyla bir Özgür Özel Partisi. Yani Yeni Parti aslında çok Özgür Özel’in karizması üzerinden kurulmuş bir parti görünümünde ve tabii bunu şu anda kaldırıyor ve o gücüyle, o karizmasıyla, o enerjisiyle, o sürekli, mesela yani dün saatlerce yürüdü fakat çocuk gördüğü zaman gidiyor ona sarılıyor. Yüzünde hiç yapmacık bir ifade olmadan Özge Can’a konuşmuştu. Bilmiyorum yayınladınız mı siz onu?

Ruşen Çakır: Evet.

Hilmi Hacaloğlu: Yani oralarda o kadar gerçek ki, yani o gerçekliği oradaki herkese geçiyor. Dolayısıyla çok önemli bir iç gücü var, bir karizması var Özgür Özel’in. Bu da bence Yeni Parti’nin ana taşıyıcı kolonlarından biri olacak.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş