İSTANBUL (Medyascope) – Ruşen Çakır, Süleymancılara yönelik operasyonun iktidar için ciddi bir risk taşıdığını söyledi. Çakır, yüzyılı aşkın süredir varlığını koruyan bir harekete ilk kez bu boyutta bir operasyon yapıldığını vurguladı.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Süleymancılara yönelik operasyonu değerlendirirken, olayın bir yolsuzluk ve para hareketleri soruşturması olarak sunulduğunu ancak cumhuriyet tarihiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Çakır, “Bu, 100 yılı aşmış bir hareket” dedi.
Çakır, Süleymancılık hareketinin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’ın ilk faaliyetlerinin cumhuriyetin ilanının hemen ardından, 1924’te başladığını ve geliştirdiği Kur’an eğitimi yönteminin zamanla gizli biçimde yayılarak bir cemaate dönüştüğünü anlattı.
Çakır, devletin daha sonra bu hareketle yetişen kişileri kendi bünyesine çektiğini ve memur yaptığını aktarırken, hareketin yüz yılı aşkın süre boyunca kendi içine kapalı ve şeffaf olmayan bir yapı olarak varlığını sürdürdüğünü söyledi.
Geçen yıl yaptığı öngörüyü hatırlattı
Çakır, geçen yıl Süleymancılarla ilgili operasyon söylentileri gündemdeyken yaptığı bir yorumu izleyicilerle paylaşarak, cemaate yönelik olası bir operasyonun Erdoğan için riskli olacağını o dönem de söylediğini hatırlattı. Çakır, “Süleymancılar darbe yese bile kaybeden esas olarak Erdoğan olur” değerlendirmesini yinelerken, Erdoğan’ın Ekrem İmamoğlu davasının faturasının bir kısmını Süleymancılara ödetmek istiyor olabileceğini ancak bu faturanın kendisine çok daha ağır döneceğini düşündüğünü belirtti.

Fethullahçılarla karşılaştırılması
Çakır, cumhuriyetin ilk yıllarından 28 Şubat sürecine kadar irtica ile mücadele adı altında Süleymancılar, Nurcular ve Nakşibendilerin takip altına alındığını, buna karşın Süleymancılara bu denli büyük bir operasyon yapılmadığını söyledi. Çakır, Tunahan’ın ölümünün ardından cemaatin başına geçen damadı Kemal Kaçar’ın 12 Eylül darbesinin ardından siyasetçi kimliğiyle hapis yattığını, ardından beraat ettiğini aktardı.
Çakır, bugünkü operasyonun Fethullahçı harekete yapılan operasyonlarla kıyaslandığında farklı bir anlam taşıdığını belirterek, Fethullahçı hareketin çökertilmesinin ardından Anadolu’da ailelerin İslami kimlikli okul ve yurtlara çocuklarını göndermeden önce artık tereddüt ettiğini söyledi. Çakır, Süleymancılara yönelik operasyonun da benzer bir güven kaybına yol açabileceğini ve bunun Kur’an kurslarını olumsuz etkileyebileceğini değerlendirdi.
“Her cemaat potansiyel hedef” uyarısı
Çakır, yüzyıllık bir cemaate para hareketleri gerekçesiyle bu ölçekte bir operasyon yapılabiliyorsa, bütün cemaatlerin iktidar açısından potansiyel hedef haline geldiğini savundu. Çakır, cemaatlerin büyük çoğunluğunun mali ilişkiler üzerinden yürüdüğünü ve bu nedenle iktidarın hoşuna gitmeyen bir tutum sergileyen her yapının benzer bir operasyonla karşılaşabileceğini söyledi.
Çakır ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi’ne kayyum atanmasına atıfla benzer bir yöntemin Süleymancılara da uygulanabileceğini değerlendirirken, cemaat içindeki mevcut memnuniyetsizliklerin, liderliğe Kemal Kaçar ve Arif Ahmet Denizolgun kadar otorite kuramadığını düşündüğü Kuriş’in konumunu zorlayabileceğini söyledi.







