Haftaya Bakış (329): Süleymancılardan sonra Furkancılar | Demokrasinin yolu nerden geçer? 

Haftaya Bakış’ın bu bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kemal Can öne çıkan siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Yayında, Abdullah Öcalan’ın “Demokrasi Silivri’den değil, İmralı’dan geçer” sözünden hareketle çözüm sürecindeki gelişmeler ele alındı.

Haftaya Bakış’ta Ruşen Çakır, Kemal Can ile Abdullah Öcalan’ın “Demokrasi Silivri’den değil, İmralı’dan geçer” sözünden hareketle çözüm sürecindeki gelişmeleri değerlendirdi.

Can, siyasette demokrasiye giden yolun belirli bir aktör ya da mekân üzerinden tarif edilmesinin sorunlu olduğunu vurguladı. Öcalan’ın son açıklamalarıyla kendisini sürecin merkezine yerleştirdiğini belirten Can, Öcalan’ın bir anlamda sürecin iletişim stratejisini de üstlenmeye başladığını savunarak şöyle devam etti:

Haftaya Bakış (329): Süleymancılardan sonra Furkancılar | Demokrasinin yolu nerden geçer? 
Haftaya Bakış (329): Süleymancılardan sonra Furkancılar | Demokrasinin yolu nerden geçer? 

“Öcalan demokrasiye giden yolun güzergâhı üzerine kendisini yerleştiriyor. Hatta daha ileri gidiyor; herkese, sola da ‘Demokrasi buradan geçiyor, siz de bundan faydalanacaksınız’ gibi, dolaylı olarak ‘Sizi ben kurtaracağım’ anlamına gelecek şeyler söylüyor. Herkesi bu yönde pozisyon almaya daha açıktan işaret ederek kendisinin merkezi konumunun altını çiziyor.” 

Sürecin başından bu yana kamuoyunu ikna etmeye veya toplumsal rıza üretmeye yönelik güçlü bir iletişim stratejisinin bulunmadığını fakat son dönemde Öcalan’ın bu boşluğu doldurmaya başladığını nitelendiren Kemal Can, “Bu sürecin bir iletişim stratejisi yok. Hatta sürecin çok toplumsallaşması arzu da edilmiyor. Kamuoyuna anlatmak, açıklık, ikna etmek ya da rıza üretmek gibi bir dert görmedim. Ama şimdi Bahçeli’nin rolüne bir de Öcalan faktörü eklendi. Öcalan, sürecin yürütmediği, yürütemediği iletişimi ve sunumu, kendince parlak taraflarını öne çıkarma işini bizzat yapmaya soyunmuş görünüyor” dedi.

Süleymancılardan sonra Furkancılar

Yayında Ruşen Çakır ve Kemal Can, Furkan Vakfı’na yönelik operasyonları ele aldı. Çakır, Alparslan Kuytul’un Süleymancılara yönelik operasyonu eleştirmesinin ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı’nın “Sıra sizde” şeklindeki paylaşımını ve sonrasında gerçekleşen operasyonu hatırlattı. Çakır, iktidarın kendisine mesafeli duran veya muhalefeti desteklediği düşünülen dini yapılara karşı giderek daha sert davrandığını söyledi:

“İktidar kendisine aykırı olan, hele eleştiren, hele rakibini destekleyen bu tür yapılara karşı çok acımasız. Bir diğer husus da insanlar sessiz. Furkancıların başına gelenden sonra kimse kalkıp ‘Furkancılara yapılan yanlıştır’ da diyemiyor. Hatta tam tersine ‘İyi oldu’ diyen İslami cemaatler de var. Süleymancılara da yaptılar bunu.”

Kemal Can ise Furkan Vakfı ve Süleymancılara yönelik operasyonların yalnızca dini yapılar üzerinden okunmaması gerektiğini belirterek, “Tabir yerindeyse, ‘Kimse gazabımızdan kurtulamaz. Eğer bizi rahatsız ederseniz bu rahatsızlığı misliyle ödetiriz’ anlayışı, anayasada yazmayan ama en temel hukuk normu haline gelmiş durumda. ‘İktidarı rahatsız etmek yasaktır’ diye kabaca bir madde yazılmış ve bu uygulanıyor” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş