İSTANBUL (Medyascope) – Hafta Başı’nın bu bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve gazeteci Kadri Gürsel, Suriye’deki son gelişmeleri, Şam yönetimi ile SDG arasındaki entegrasyon sürecini, Türkiye’nin Suriye politikasını ve İsrail-Türkiye gerilimini değerlendirdi.
Ruşen Çakır, Kadri Gürsel ile Hafta Başı’nın bu bölümünde Suriye’deki son gelişmeleri, Türkiye’nin Suriye politikasını ve İsrail-Türkiye gerilimini ele aldı. Çakır, “Yeni Parti dahil olmak üzere bütün partiler, İsrail ile yaşanabilecek olası bir gerilimde hep birlikte hareket edeceklerini söyledi” dedi.
İsrail-Türkiye gerginliği
İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimin özellikle 7 Ekim sonrasında arttığını belirten Gürsel, “İran’a karşı 28 Şubat’ta başlatılan Amerikan-İsrail saldırısından önce, bu gerilim siyaseti iki ülkedeki iktidarın da kendi iç kamuoyları nezdindeki pozisyonlarını güçlendirir nitelikteydi. Jeopolitik birtakım faktörler burada artık bence iç siyasi tüketimin önüne geçmiş gibi görünüyor” diye konuştu.
Gürsel, Türkiye’nin İsrail’i tehdit etmediğini ancak İsrail’in Türkiye’yi bir tehdit olarak algıladığını söyledi:
“İsrail’in Türkiye’yi tehdit olarak algılamasının nedeni, Türkiye’nin eski laik Cumhuriyet’in dış politikalarından uzaklaşması. Türkiye’nin Orta Doğu’ya yaklaşımı Hamas odaklı, dolayısıyla Filistin’e de sahip çıkıyor. İsrail ise bu durumu ‘İsrail karşıtlığı’ olarak algılıyor ve Türkiye’deki iktidarı bir tehdit olarak görüyor. Türkiye, bazı önemli eksiklikler olmakla birlikte kendi savunma kapasitesini büyük ölçüde geliştirdi. Bu gelişmelerle birlikte de İsrail’in Türkiye’den algıladığı tehdit de artıyor.”

Suriye’nin entegrasyonu
Suriye’nin güncel durumu ile Türkiye’nin dış politikasının bağlantılı olduğunu vurgulayan Kadri Gürsel, “Türkiye’nin kimsenin kendisiyle rekabet edemeyeceği bir konumu var. Türkiye, bölünmüş ülkelerin birlik ve bütünlüğünü sağlamaya destek oluyor. Somali’de devlet inşa sürecine katkı sunuyor, Suriye’de bu yönde çalışmalar yürütüyor. Tam bu noktada Türkiye’deki sürecin iç siyasete yönelik bir ayağı var. Türkiye’deki bu süreç olmasaydı, SDG, Şam yönetimine bu kadar hızlı ve erken bir şekilde entegre olmak için harekete geçmezdi” dedi.
Gürsel, SDG’nin PKK’ya bağlı bir oluşum olduğunu söyledi. Suriye’deki Kürtlerin PKK ile geçmişten gelen bağlarının sürecin ilerlemesini kolaylaştırdığını belirten Gürsel, İsrail’in tutumunun ise Türkiye’nin yaklaşımının tam tersi olduğunu söyledi:
“Türkiye, benzersiz bir fırsat yakalamış durumda. Dolayısıyla bütün engellere, sabotaj girişimlerine rağmen bu sürecin devam edeceğini düşünüyorum. Süreç, PKK’nın feshini bölmeyi amaçlayan çevreler tarafından sabote ediliyor. Özellikle yurt dışındaki PKK diasporasında bu etkiyi çok net bir şekilde görüyoruz”







