İSTANBUL (Medyascope) – “Aleviler Çözüm sürecine nasıl bakıyor?” serisinde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun eski başkanı ve eski HDP milletvekili Turgut Öker oldu. Öker, çözüm sürecinin Alevi toplumundaki karşılığını, son dönemde yayınlanan “Alevi bildirgesi” etrafında yaşanan tartışmaları Çakır’a değerlendirdi.
Ruşen Çakır, Turgut Öker ile Aleviler çözüm sürecine nasıl bakıyor? Sorusunu ele aldı. Öker, geçmişte HDP’de milletvekilliği ve MYK üyeliği yaptığını hatırlatarak Alevi hareketi ile Kürt hareketinin uzun yıllardır ortak bir hak mücadelesi yürüttüğünü söyledi:
“Biz Alevi hareketiyle Kürt hareketinin ve Alevi toplumuyla Kürt halkının maruz kaldığı baskıların, olumsuzlukların, eşitsizliklerin ortadan kalkması amacıyla birlikte ciddi mücadele yürüttük. Bizim açımızdan Kürt hareketiyle Alevi hareketinin yan yana gelişini biz hep stratejik yan yana geliş olarak gördük. Yani iki mazlum halkın eşit haklara kavuşma mücadelesinde dayanışması olarak değerlendirdik. Bu kapsamda da tabii ben Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu kimliğimi bırakarak HDP’de o dönem milletvekili oldum.”

“Kitlesel Alevi örgütleri süreci selamladı ve destekledi”
Ruşen Çakır’ın “Alevi topluluğu çözüm sürecine nasıl bakıyor?” sorusuna Turgut Öker, “Bu barış süreciyle ilgili, yani Alevi örgütlenmesini de aşağı yukarı Avrupa, Türkiye yakından biliyorsun, izliyorsun. Gerçek anlamda kitleselleşmiş, gerçek anlamda Aleviler içerisinde karşılığı olan örgütlenmeler, İşte Avrupa’da bir konfederasyon var biliyorsun, Türkiye’de Pir Sultan örgütlülüğü, Alevi Kültür Dernekleri ve genel anlamda federasyon çatısı altındaki Alevi kurumların hepsi bu atılan adımları selamladılar, olumlu buldular ve desteklerini de açıkladılar” yanıtını verdi.
Çakır, çözüm süreci tartışmaları sırasında yayımlanan ve çok sayıda ismin imzaladığı bildirgeyi nasıl değerlendirdiği sorusu üzerine Öker, bildirgenin kendisine de imzalaması için gönderildiğini fakat kabul etmediğini belirtti:
“O bildiri bana da yollandı, yani imzalamam için önceden. Tabii ki imzalamadım. Yani şu an sürecin ruhuna uygun değil. Normal koşullarda Kürt hareketiyle de, her kesimle de herhangi bir gündemde konuşulacak bir konu varsa yan yana gelip konuşulabilir.”





