Rivayet Muhtelif (36) | Borsadaki fon krizinden LGBTİ+ operasyonlarına: Rejimin yeni hukuki karakteri 

İSTANBUL (Medyascope) – Türkiye’de hukuk neden herkese eşit uygulanmıyor? Rivayet Muhtelif’te bu hafta Hilmi Hacaloğlu’nun konuğu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz oldu. Boyunsuz, Türkiye’nin hukuk ve anayasa tablosunu Hacaloğu’na değerlendirdi.

Rivayet Muhtelif’in bu bölümünde Hilmi Hacaloğlu, konuğu Şule Özsoy Boyunsuz ile, “Selektif hukuk” tartışmasından yargı bağımsızlığına, Can Atalay kararından borsa ve fon operasyonlarına, ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmalarından LGBTİ+ derneklerine yönelik operasyonlara kadar birçok güncel başlığı ele aldı.

“Burada selektif bir hukuk uygulanıyor”

Borsadaki fonlara yönelik işlemler ile gazeteciler ve siyasetçilerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçler arasındaki farklılıklara dikkat çeken Boyunsuz şunları söyledi:

“Burada selektif bir hukuk uygulanıyor. Yani herkese kanun önünde eşit bir şekilde uygulanmıyor. Dosyaların açılması, davaların, savcılıkların olaylara bakış açısı da yine selektif cereyan ediyor ne yazık ki. Bazı kişiler için onlar hukukun üstünde ve son noktaya kadar dokunulmaz.”

Bu durumu Türkiye’deki rejimin “neopatrimonyal karakteri” üzerinden değerlendiren Boyunsuz, “Başında tek ve güçlü bir siyasi figürün bulunduğu, ona bağlı, onun altında ayrı ayrı gruplar var. Bu gruplar kamu gücünü, kamu kaynağını kamu gücüne erişerek oradan gelen bir kaynak paylaşımı içine giriyorlar. Yani ülkenin kaynakları bu tek güce tabi olarak bu gruplara aktarılıyor. Bu gruplar hukukun da üstüne çıkıyorlar, bir nevi dokunulmazlık elde ediyorlar” dedi.

Türkiye’de hukuk neden herkese eşit uygulanmıyor?

Şule Özsoy Boyunsuz, mevcut yapıyı ahbap çavuş kapitalizmi olarak nitelendirerek anayasal hakların uygulanmasına dair şu değerlendirmeyi yaptı:

“Gerçek bir hukuk yok. Hukuk devleti yok. Kanunlar olabilir, anayasa olabilir ama onlar büyük ölçüde şekli. Yani anayasa bizde de şu anda nominal bir düzeye inmiş durumda. Şeklen var gibi görünüyor. Açıp baktığınızda bazı haklarımızın var olduğu yazıyor ama biz artık mahkemelerde bile bu hakları alamaz hale geldik.”

LGBTİ+’lara yönelik operasyonları da değerlendiren Boyunsuz, meselenin yalnızca belirli bir kesimin hakları üzerinden okunmaması gerektiğini vurgulayarak, “Ruhumuz özgür olsun, mutlu olalım, mutlu yaşayalım. Herkes kendi dünya ve devlet görüşüne, ne giyecek, ne yiyecek, ne içecek, kiminle sevgili olacak, bırakın kendileri karar versinler. Evlerin içine, yatak odalarının içine devlet girmeye başladığında faşizm level atlamış oluyor artık. Yani kapıdan içeri eve girdi artık” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş