Sırada boşanmalar mı var?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hukuk profesörü Hüseyin Hatemi, hakim önüne çıkmadan boşanmayı mümkün kılması öngörülen “aile arabulucuğu” uygulamasını değerlendirdi.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, bu sabah katıldığı Anadolu Ajansı Editör Masası programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Müftülere nikah yetkisi veren düzenlemeyi savunan Gül, hem imam hem de resmi görevli tarafından kıyılan nikahların bir Türkiye gerçeği olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye pratiğine uygundur, kayıtdışılığı da ortadan kaldırma anlamında. İşte bir köylü imam nikahı kıydırıyor ki onlar da çekiniyor, bunun ceza kanunu anlamında farklı sorunları var. Pratikte yaşanan sorunun hukuken giderilmesi anlamında bence çok yerinde bir düzenlemedir” dedi.

Bakan Gül aynı zamanda İş Mahkemeleri Yasası’nın TBMM’de kabul edilerek yasalaştığını anımsatarak, 200 binin üzerinde dosyanın dava açılmadan arabulucuya gitmesine yönelik düzenleme yapıldığını dile getirdi. Söz konusu düzenlemenin yargının hızlandırılması için gerçekleştirildiğine dikkati çeken Gül, üzerinde çalışılan yargı paketine ilişkin şu bilgileri verdi:

“Vatandaşın vatandaşla, vatandaşın kamuyla, kamunun kamuyla olan uyuşmazlıklarının da mahkeme dışı yollarla çözülmesi için bir yargı paketi üzerinde çalışıyoruz. Daha hızlı, etkin bir yargılama noktasında bu çalışmalarımız tamamlandığında bunları hayata geçireceğiz.”

Paketin boşanmalar ve aile arabuluculuğuna ilişkin içeriğine de değinen Gül, sırada boşanma ile ilgili düzenlemelerin olduğunun sinyalini verdi:

“Aile arabuluculuğu konusunu da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız ile çalışıyoruz. Adliyelerde herkesin önünde, özellikle aile mahremiyetini de ortadan kaldıracak şekilde mahkemelere gitmek yerine, boşanma konusunda bir dava açmadan aile arabuluculuk kurumuna giderek bu konuda mümkünse uzlaşmayı ya da sürdürülemez bir haldeyse, boşanacaklarsa da mahkemeye gitmeden kendilerinin bir uzman marifetiyle, arabulucu ya da hakem marifetiyle mahkeme psikolojisini görmeden bir aile arabuluculuğu üzerinde de çalışıyoruz.”

Aile kurumunun mahkemeye başvurmaksızın ayakta kalabilmesi için arabulucu veya hakeme gitme ve düşünmek için süre verebilmeye yönelik çalışmalar yapıldığını belirten Gül, ayrıca arabulucuyu yaygınlaştırmaya ilişkin çalışmaların da sürdüğünü aktardı.

Arabuluculuk uygulamasının kadınların aleyhine sonuçlar doğuracağına dikkat çeken medeni hukuk profesörü Hüseyin Hatemi, tasarıyla ilgili şunları söyledi:

“Bu tasarıyı ve açıklamaları çok sakıncalı buluyorum. Yeni medeni kanun son şekliyle anlaşmalı boşanmayı kabul ediyor. Ancak anlaşmalı boşanmanın da hakim denetiminden geçmesi lazım. Hakim denetimi olmaksızın hakim olmayan bir kişi sözde arabuluculuk yapacak, taraflar uzlaşmadığı takdirde onun karşısında boşanılacak ve nüfusa bildirilecek. Böyle bir tasarı son derece sakıncalıdır, çünkü kadınlar bu şekilde çok kolay aldatılabilirler. Mevcut şekilde bile kadınlar aldatılabiliyor. Hakim de gereken titizliği göstermemişse, anlaşmalı boşanma şartları kadının aleyhine düzenlenerek müşkül duruma düşürülebiliyor. Yani bugünkü durum bile, anlaşmalı boşanma iyi tatbik edilmediği takdirde böyle sonuçlar doğururken, hakim sıfatına da haiz olmayan birisi, güçlü olan tarafın avukatı gibi davranarak kadının aldatılmasında rol oynayabilir. Anlaşmalı boşanmanın mutlaka bugün olduğu gibi mahkeme önünde olması gerekir. Böyle bir tasarının meclise dahi gitmemesi gerekir.”

Gül’ün mahkeme psikolojisi hakkındaki sözlerine katılmadığını belirten Hatemi, “Mahkeme psikolojisiyle ilgili sözler aldatıcıdır, çünkü medeni kanundaki anlaşmalı boşanmada taraflar isterse hakimin önüne çıkıp hazırladıkları protokolü sunup hakim önünde boşanırlar. İçeri gazetecilerin falan girmesi de söz konusu değildir. Dolayısıyla mahkeme psikolojisiyle ilgili bu sözler doğru değildir” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus