Cinsel istismarla suçlanan Güney Koreli eski başkan adayının ‘suçsuz’ bulunmasına ülkedeki feministler tepki gösterdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yardımcısına tecavüz etmekle suçlanan eski Güney Kore başkanlık adayı Ahn Hee-jung’un, mahkeme tarafından suçsuz bulunması, #metoo adlı feminist kampanyasının destekçileri tarafından tepki gördü.

Ahn Hee-jung’un davası, ABD’den dünyanın geneline yayılan ve Güney Kore’de de yükselen #metoo isimli toplum içerisindeki ayrıcalıklı konumlarını altlarında çalışanları taciz etmek için kullanan insanların ifşa edilmesi hareketindeki en önemli vaka olarak görülüyordu. Ahn suçlamalardan önce, 2022’de görevi bitecek Başkan Moon Jae-in’in yerine geçebilecek güçlü bir aday olarak görülüyordu. Fakat sanık suçlamalardan hemen sonra istifa etti.

Salı günü görülen davada Ahn, zorla cinsel istismar, otoritenin kullanılmasıyla cinsel ilişkiye zorlamak gibi suçlardan Seul Batı Bölgesi Mahkemesi tarafından yargılanıyordu, fakat bu suçlardan beraat etti.

Ahn, adliye merdivenlerinde, “çok utanıyorum ve çok üzgünüm, birçok kişiyi hayal kırıklığına uğrattım. Yeniden doğmak için çok çaba göstereceğim” dedi. Fakat buna karşılık kadın hakları aktivistleri ona “Henüz bitmedi” diye bağırdılar. Savcılar ise mahkemenin kararını “anlaşılmaz” olarak nitelendirdi ve itirazda bulunacaklarını ifade ettiler.

Güney Kore, ekonomik ve teknolojik gelişmeler açısından bakıldığında ‘gelişmiş’ bir ülke olmasına rağmen sosyal düzlemde hala ataerkil anlayışın çok baskın olduğu bir ülke. Erkek egemenliğindeki hukuk sistemi, genellikle cinsel istismar vakalarında erkeklerin lehine kararlar vermekle suçlanıyor.

Ahn, yardımcısı Kim Ji-eun televizyona çıkıp Ahn’ın bu yılın başlarında işe alındığından beri kendisine dört kez tecavüz ettiğini söylediğinde Güney Chungcheong bölgesinin valisiydi.

Gözyaşları içerisinde karşı koymaya çalışırken, kendisinin patronunun ofisteki tartışmasız egemenliğine karşı çıkıp hayır demesinin mümkün olmadığını söyledi.

53 yaşındaki politikacı, olaydan sonra görevinden istifa ederek resmi bir özür yazısı yayınladı ve hakkında bir soruşturma başlatıldı fakat Ahn birlikteliğin iki tarafında rızası dahilinde gerçekleştiğini iddia etmeye devam etti.

Mahkeme, Ahn’ın birliktelik için otoritesini kullandığına dair ‘çok az kanıt’ olduğunu, savcılık tarafından gösterilen kanıtların Ahn için dört yıllık hapis istemini kabul etmeleri ve Kim’in kendi rızası dışında cinsel birliktelik yaşadığını kabul etmeleri için yeterli olmadığını söyledi.

Mahkeme kararına göre; “kurbanın ifadesinde ‘sorgulanabilecek ve anlaşılmaz’ olan birçok unsur bulunuyor”.

Kendi avukatları tarafından okunan bildiride Kim, “bugünün haksız sonucu karşısında kendini yenilgiye uğramış gibi hissetmeyeceğini” söyledi.

“Ben savaşacağım… sahip oldukları otoriteyi başkalarını cinsel olarak istismar etmek için kullananların yasaların karşısında sorumlu tutulduğu güne kadar savaşacağım” dedi.

Kararın açıklanmasıyla mahkemenin önünde bekleyen onlarca kadın hakları savunucusu kararı yuhaladı, Ahn’i desteklemeye gelen grup ise destekledikleri politikacı için kararı için tezahüratlarla karşıladılar.

Aktivistler, “Utan, Ahn Hee-jung! Yaptığın şey cinsel şiddetti” sloganlarıyla bir araya geldiler.

Çeşitli kadın hakları aktivistleri bileşeninden oluşan bir koalisyon, kararı işyerinde iktidarın kötüye kullanımının mahkeme tarafından çok dar bir şekilde tanımlanmasını eleştirdi.

Yaptıkları ortak basın açıklamasında “Mahkeme, kurbanın içinde karşılaştığı açmazı anlamakta başarısız oldu; Ahn’ın emrine direnmek ve işini, geçim kaynağını kaybetmek ya da istemediği bir insanla cinsel birliktelik yaşamak arasında seçim yapmak zorunda kaldığı gerçeğini tam anlamıyla idrak edemediler” dedi.

“Karar, siyaset ve ekonomi gibi alanlarda güçlü kişilerin yanında çalışan kadınların cinsel tacize uğrasalar bile sessiz kalmaları gerektiği minvalinde bir işaret olarak yorumlanacak”.

Seul Savcısı Seo Ji-hyeon, Kim’in yaşadıklarından sonra cinsel istismara uğramasıyla ilgili televizyonda konuşmasına karşı çıktıktan sonra Güney’de #metoo hareketine ilgi gittikçe artmıştı.

Kim’in bu şekilde açılması, politika, sanat, din, eğitim ve eğlence sektöründeki güçlü isimler tarafından istismara uğramış kadınların bu konuyla ilgili konuşabilmeleri için bir emsal oldu ve başka kadınların bunu yapabilmek için güç bulmalarına sebep oldu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus