DİSK: “Kıdem tazminatı ve BES’i bırak, işsizliğe bak”

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) kıdem tazminatının fona devredilmesi ve Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) zorunlu hale getirilmek istenmesi başta olmak üzere, işsizlikteki hızlı yükselişle ilgili olarak Karaköy’de bulunan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent şubesinde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda açıklamayı DİSK Yönetimi Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu okudu.

Çerkezoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan  işsizlik ve istihdam verileri baz alındığında sürecin bir felakete doğru gittiğini söyledi.

Geniş tanımlı işsizlik yüzde 22,1

İşsizliğin gittikçe arttığını söyleyen Çerkezoğlu şöyle konuştu: “Ocak 2018 döneminde yüzde 10,8 olan dar tanımlı işsizlik 3,9 puan artarak Ocak 2019’da yüzde 14,7’ye yükseldi. Ocak 2018’de 3 milyon 409 bin olan dar tanımlı işsiz sayısı bir önceki yıla göre 1 milyon 259 bin kişi artarak 4 milyon 668 bin oldu. DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş tanımlı işsiz sayısı 7 milyon 552 bine yükselirken, geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 22,1 olarak hesaplandı. Ocak 2018’den Ocak 2019’a geniş tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 150 bin arttı. Sanayi üretimi ve büyümedeki büyük daralmaya paralel olarak istihdamda da daralma devam ediyor. Türkiye ekonomisinin yıllık yeni istihdam yaratma kapasitesi krizle birlikte ciddi biçimde geriledi. Ocak 2018’de 28 milyon 29 bin olan bin olan toplam istihdam 872 bin kişi azalarak Ocak 2019’da 27 milyon 157 bine geriledi. Krizin başladığı Ağustos 2018 ile Ocak 2019 arasında istihdamdaki kayıp ise 2 milyon 161 olarak gerçekleşti.”

“Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir”

Hükümetin kriz karşısında işsizliğe çözüm bulmak yerine, kıdem tazminatını fona devretmeyi, BES’i zorunlu hale getirerek kıdem tazminatını yok etmeyi hedeflediğini söyleyen Çerkezoğlu, şöyle devam etti: “Türkiye’nin sorunu kıdem tazminatı değildir. Türkiye’nin sorunu işsizliktir. Kıdem tazminatı sorun değil, haktır. Kıdem tazminatının fona devri DİSK ve işçi sendikalarının ezici çoğunluğu açısından kapanmış bir tartışmadır. Yeniden gündeme getirilmesi kabul edilemez. Kıdem tazminatının fona devri kıdem tazminatının miktarını düşürecek, ödemesini zorlaştıracak ve işçilerin iş güvencesini azaltacaktır. Hükümeti kapanmış bir tartışmayı açmaması için uyarıyoruz. Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir. Tartışmayacağız ve kabul etmeyeceğiz. Kıdem tazminatının BES’le entegre edilmesi kıdem tazminatının emekli ikramiyesine dönüştürülmesi anlamına gelmektedir. BES’le entegre kıdem tazminatı, işçilerden kıdem tazminatı için kesinti yapılması anlamına gelmektedir. Kıdem tazminatının yok edilmesine sesiz kalmayacağız.”


“Bakanın sunumu EYT sorununun çözümünün reddi”

Çerkezoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından yapılan “Yeni Ekonomik Program Yapısal Dönüşüm Adımları 2019”  başlıklı sunumun, ekonomik krizden çıkış için umut vaat etmediğini söyledi. 

Kıdem tazminatının sorun değil, bir hak olduğunu vurgulayan DİSK Başkanı, “BES’in zorunlu olması ücretler üzerinde yeni bir yük anlamına gelecektir. Zorunlu BES düşük ve orta gelirli çalışanlar için gelir kaybı demektir. Kriz koşullarında artan geçim sıkıntısının daha da artması anlamına gelecektir. Bakan Albayrak’ın ‘Emeklilerin geçim kaygısı olmayacak’ diye sunduğu zorunlu BES, işçilerin gelirlerinin tırpanlanması anlamına gelmektedir. Bakanın sunumu Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) sorununun çözümünün reddi anlamına da gelmektedir. Albayrak, EYT sorununu çözmek yerine emekliliği zorlaştıracak girişler peşindedir. Albayrak’ın sunduğu program krizden çıkış için gerçekçi ve adil hedefler içermek bir yana, krizin faturasını emekçilere ve halka yüklemeyi öngörmektedir. Hükümeti kıdem tazminatının fona devri, zorunlu BES ve reform adı altında sosyal güvenlik haklarını kısıtlayacak adımlar atmaması konusunda uyarıyoruz” dedi.

Çerkezoğlu, ekonomik krizden çıkış için öncelikle demokratik hukuk devletini tesis edecek adımların atılmasını ve krize karşı emeğin haklarını koruyacak sosyal politika önlemlerinin alınması gerektiğini söyledi. 

DİSK’in işsizlikle mücadele için çözüm önerileri: 

  • ‘Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması’ ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
  • İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı kapatılmalıdır.
  • İş başında eğitim adı altında kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
  • Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
  • Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
  • Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) ‘insana yaraşır iş’ yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
  • Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir.
  • İşsizlik Sigortası Fonu’nun amaç dışı kullanımına son verilmelidir.
  • İşsizlik sigortasından yararlanma koşulları iyileştirilmelidir. Son üç yılda 600 gün çalışma koşulu kriz döneminde 180 güne indirilmelidir.
  • Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar