Cumartesi Anneleri, şubat ayında kaybolan kişilerin akıbetini devlete sordu: “Gökhan Türkmen, Yasin Ugan, Özgür Kaya, Erkan Irmak, Mustafa Yılmaz ve Salim Zeybek nerede?”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 745. haftasında, geçen şubat ayında kaçırılan altı kişinin akıbetini sormak için buluştu. Hak savuncuları, zorla kaybetmenin insanlık suçu olduğunu hatırlatarak, “Zorla kaçırma ve kaçırılan kişinin akıbetini gizleme, gözaltında kaybetmenin ilk adımıdır. Asla kabul edilemez. Bu iddialar karşısında susmak, hukukun gereğini yapmamak suçtur. Biz sessiz kalmayacağız. Vicdan ve onur sahibi yurttaşlar olarak herkes için, her yerde insan haklarını talep edeceğiz” mesajını verdi. 

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybettikleri yakınlarının akıbetini sormak için 745. kez İnsan Hakları Derneği’nin önünde bir araya geldi. Bu hafta eyleme katılanlar arasında CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da vardı. 745. buluşmada, 7 ve 20 Şubat 2019 tarihleri arasında kaçırılan ve bir daha kendilerinden haber alınamayan Gökhan Türkmen, Yasin Ugan, Özgür Kaya, Erkan Irmak, Mustafa Yılmaz ve Salim Zeybek’in nerede oldukları soruldu.

Cumartesi Anneleri adına açıklama yapan Sebla Arcan şunları söyledi:

“Geçmişte yaşanan gözaltında kaybetmelerle ilgili sürdürülen yok sayma, cezasız bırakma siyasetinin yeni kaybetmelere ortam yarattığını biliyor ve bu insanlığa karşı suçun bir daha asla tekrarlanmaması için mücadele ediyoruz.

Biz gözaltında kaybedilen sevdiklerinin tarifi imkansız acısını yaşayanlar ve bu acıya tanıklık edenler son dönemlerde gündeme gelen gizli gözaltı merkezleri, işkence, kaçırma ve kayıp iddiaları karşısında derin endişe içindeyiz.

Gizli gözaltı, gözaltında kaybetmenin ve işkencenin yatağıdır. Asla kabul edilemez. Zorla kaçırma ve kaçırılan kişinin akıbetini gizleme gözaltında kaybetmenin ilk adımıdır. Asla kabul edilemez. Bu iddialar karşısında susmak, hukukun gereğini yapmamak suçtur. Biz sessiz kalmayacağız. Vicdan ve onur sahibi yurttaşlar olarak herkes için, her yerde insan haklarını talep edeceğiz.”

Cumartesi İnsanları’ndan Besna Tosun Gökhan Türkmen, Yasin Ugan, Özgür Kaya, Erkan Irmak’ın; Maside Ocak ise Mustafa Yılmaz ve Salim Zeybek’in kaybediliş hikayelerini okudu. 

Basın açıklamasının ardından yakınlarından haber alamayan insanlar konuştu. Şubattan beri haber alınamayan Özgür Kaya’nın kayınvalidesi, “Torunlarım hep ‘Anneanne, artık babam gelmeyecek mi’ diye soruyor. Özgür’ü götürdüler ama bizi de bizden götürdüler, biz yaşayamıyoruz. Kızım uyuyarak geçiriyor zamanını. Özgür’den bir haber almak istiyoruz” dedi. 

Mustafa Yılmaz’ın annesi ise “19 Şubat’tan beri evimize güneş doğmuyor, karıncayı bile incitmeyen bir çocuktu” diye konuştu.

Yasin Ugan’ın eşi, endişe içinde geçen günlerini şöyle anlattı: “144 günden beri haber alamıyorum ama asırlar gibi geliyor. Gecemiz gündüzümüz birbirine karıştı. Üç çocuğum var, onlara hiçbir şey açıklayamıyorum. İçişleri Bakanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na sesleniyorum: Eşim nerede? İşkence haberlerini okuduğumda eşim aklıma geliyor, ona da böyle işkence yapıyorlar mı diye düşünüyorum. Lütfen artık eşlerimize ne olduğunu söyleyin.”

“Eşim suçluysa kanun önünde yargılansın”

Erkan Irmak’ın eşi de çocuklarının babalarını sorduğunu anlatarak, “Üç çocuğum var, hepsi babasını soruyor ve işkence haberlerini okuyorlar, ‘Babamız da mı Ankara’da işkence görüyor?’ diyorlar. Eşim suçluysa kanun önünde yargılansın, belirsizlik çok zor. Ben hâlâ eşimin kaybolduğu günden beri onu gözlediğim camdan bakıyorum, gece uyuyamıyorum. Artık bir haber bekliyoruz, özellikle yetkililerden bir haber bekliyoruz” dedi.

Özgür Kaya’nın eşi de yetkililere, “144 gündür eşimden haber alamıyorum, bulunması için herhangi bir adım attıramıyorum. Hayatımız durmuş durumda, dünyada cehennemi yaşıyoruz. Yetkililere sesleniyorum: Eşim suçluysa yargı önünde cezasını verin” diyerek seslendi.

Mustafa Yılmaz’ın eşi, adeta bir dedektif gibi delil topladığını ve bu delilleri Emniyet Müdürlüğü’ne verdiğini söyledi. Yılmaz’ın eşi,  “Siyah Transporter’la kaçırıldı, kamera kaydını emniyete verdim ancak etkin bir soruşturma yürütmediler. Hiç kimsenin bize bunları yaşatmaya hakkı yok. 2 yaşında kızım var, babasını arıyor. Bunlar hiçbir çocuğa yaşatılmamalı. Eşimin bir an önce bulunmasını istiyorum” dedi.

“Biz meçhul zamanda kayıplarımızdan gelecek haberi bekliyoruz” 

Salim Zeybek’in eşi, gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren’in elini tutarak, “Eşim kendini sivil polis ekipleri tarafından gözümüzün önünde kaybedildi. Ben bu eli devletten beklerdim, İHD’den gördüm. Benim eşim adaletten ayrılmayan bir insan, bunları hak etmedi. Bunu hiç kimse yaşamasın çünkü çok ağır, anlatması çok zor. Düşman bile yaşamasın, biz meçhul zamanda kayıplarımızdan gelecek haberi bekliyoruz” dedi. 

Daha sonrasında milletvekili Sezgin Tanrıkulu söz aldı. Tanrıkulu şunları söyledi:

“Galatasaray Meydanı’nı yasaklayanlar aynı zamanda bu zorla kaybedilme vakalarının failleridir. Kimin emriyle kayıp annelerinin meydanı 25 yıl sonra onlara kapatıldıysa, bugünkü kayıpların sorumlusu da odur. Şubat ayında gerçekleşen olaylar yeni değil; 2016 yılından beri bu sistematik olarak devam ediyor. Hükümet hiçbir şey olmamış gibi ortalıkta geziniyorlar. Zorla kaybetme insanlığa karşı suçtur.”

“Araştırma yapmak isteyen kamu kurumu yok”

Eylemde, HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun mektubu da okundu. Gergerlioğlu mektubunda Cumartesi Anneleri gözaltında kaybetmeyle mücadele ederken yeni kayıpların olduğunu vurguladı. Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun mektubunu Nazım Hikmet Dikbaş okudu. Dikbaş, şunları aktardı: 

“Bu sessizlikle mücadele edilirken yeni kayıplar, kaçırılanlar oldu. OHAL döneminde kaçırılanlar en az 27 kişiydi ve hepsi hakkında işkence iddiaları vardı. Kaçırılan son 6 kişi ise 5 ay oldu, halen bulunamadı. Zira onları kaçıranlar insafsızca, zalimce halen onları alıkoyuyor. Kaçırılanları bulmakla görevli yetkililer cevap vermeme, araştırma yapmama rekorları kırıyor. BM zorla kaçırmalar komitesi ve AİHM’nin konu hakkındaki sorularına cevap veremeyen bir Adalet Bakanlığı var karşımızda. Cevap veremiyorlar, çünkü savcılar takipsizlik vermiş ve araştırma yapmak isteyen kamu kurumu yok!”

Cumartesi Anneleri, 25 Ağustos 2018’deki 700. hafta buluşmasından bu yana polisin barikatlarla çevirdiği Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi yapamıyor. Basın açıklamasının sonunda hak savunucuları Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceklerini yineledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus