Savcı Kiraz suikastına silah temin ettiği gerekçesiyle müebbet hapis cezası alan Mustafa Koçak 63 gündür açlık grevinde

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın 2015 yılında İstanbul Adliyesi’ndeki odasında öldürülmesi olayında silah temin etmekle suçlanan Mustafa Koçak müebbet hapis cezası aldı. Adil yargılanmadığını savunan Koçak, 3 Temmuz’dan beri açlık grevinde. Koçak’ın sesini duyurmak için siyasetçi ve sanatçılara mektuplar yolladığı fakat cezaevi yönetiminin bunu engellediği iddia ediliyor.

Savcı Mehmet Selim Kiraz, 2015 yılında Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol tarafından Çağlayan Adliyesi’ndeki odasında rehin alınarak öldürülmüştü. 23 Eylül 2017 tarihinde itirafçı Berk Ercan, Mustafa Koçak’ın Şafak Yayla’ya cinayet için silah temin ettiği yönünde ifade verdi. Bunun üzerine gözaltına alınan Koçak, 12 günlük gözaltı sonrası 4 Ekim 2017 tarihinde tutuklandı. Koçak’ın yargılanmasına 22 Kasım 2018 tarihinde başlandı. 11 Temmuz 2019 tarihinde ise karar verildi: “Ağırlaştırılmış müebbet ve 42 yılı geçen cezalar.”

Mektuplarına cezaevi engeli

Müebbet hapis cezası alan Mustafa Koçak, adil yargılanmadığını düşünüyor. Koçak sesini duyurmak için siyasilere, sanatçılara mektuplar yolluyor fakat cezaevi yönetiminin bunu engellediği iddia ediliyor.

Suikastın itirafçısı olan Berk Ercan, itirafçı olmadan önce 2017 yılında “vahim nitelikte silah, tabanca ve mühimmat” taşıdığı gerekçesiyle tutuklanmış, ardından pişman olduğunu ve ifade vermeye hazır olduğunu söylemişti. Basına ulaşan mektupta Mustafa Koçak, 12 gün boyunca gözaltında kalan Berk Ercan’ın 150-200 kişi hakkında çeşitli ifadelerde bulunduğunu ve itirafçı tanık olduğunu, fakat buna rağmen cezaevinde kalmaya devam ettiğini iddia ediyor:

“Berk Ercan 12 gün boyunca gözaltında kalmış, düşünmüş, yaklaşık 150-200 kişi hakkında çeşitli ifadeler vermiş. Ancak benimle ilgili tek bir kelime ifadesi yok. Bunca kişinin üstüne iftiralar içeren ifadeler vermesine rağmen tutuklanmaktan kurtulamıyor. Yine iddianame içerisinde 15 Ağustos 2017 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na yazdığı bir dilekçesini gördük. Berk Ercan bu dilekçede ‘yaşadığı belirsizliklerden dolayı psikolojik sorun yaşadığını ve eğer bu belirsizlikler çözülmezse kalıcı psikolojik sorunları olacağını’ belirtiyor. Bu dilekçesinden sonra bulunduğu cezaevinden alınıp tekrar emniyete ve savcılığa götürülüp ‘ek ifadeler’ veriyor. Bu ifadelerden sonra ben de bu yüzlerce kişinin içine 25 Ağustos 2017 tarihinde dahil ediliyorum. Ancak bir farkla: Ben cumhuriyet savcısının öldürülmesi olayına silah temin ettiğim iddiasıyla ekleniyorum.”

Cavit Yılmaz: “İfademi işkence altında verdim”

Mustafa Koçak 3 Temmuz’dan beri süresiz ve dönüşümsüz açlık grevinde. Koçak’ın avukatı Ezgi Çakır, müvekkilinin açlık grevini sadece su, şeker, tuz ve limon ile yaptığını, açlık grevinden dolayı vücudunda bölgesel morarmalar ve ciddi kilo kaybı olduğunu belirtti. Müvekkilinin cezaevindeki doktorlarla görüşmeyi kabul etmediğini, bağımsız bir doktor ile görüşmek istediğini söyleyen Çakır, bu başvurularının da savcılık tarafından reddedildiğini belirtti. Avukat Çakır, davada itirafçı Berk Ercan’ın ifadesi haricinde bir delilin olmadığını, ayrıca Koçak’ın ciddi bir tecrit ve sansür altında olduğunu vurguladı. 

Dosyada ilk başta tek tanığın Berk Ercan olduğunu söyleyen Çakır, daha sonra ikinci tanık olarak Cavit Yılmaz’ın eklendiğini belirtti. Çakır ayrıca, ifadesinden sonra yurtdışına çıkan Yılmaz’ın dosyaya yeniden evrak yolladığını ve ifadesini değiştirdiğini aktardı.

Avukat Ezgi Çakır’la söyleşimizin tamamı: 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus