Yargı Reformu Komisyonu’ndan Öztürk: Düşünce açıklaması suç teşkil etmez; OHAL’de alınan pasaportlar geri verilebilir

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yargı Reformu Komisyonu Üyesi ve İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahri Öztürk, Birinci Yargı Paketi’ne ilişkin bir basın açıklaması düzenledi. Üniversitenin Şirinevler’deki kampüsünde yapılan açıklamada Öztürk, tutukluluk sürelerine, ifade özgürlüğüne yönelik cezaların neye göre değişeceğine ve Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde pasaportuna el konulan kişilere hangi şartlarda pasaportlarının geri verileceğine ilişkin bilgileri paylaştı.

Üç yıldır üzerinde çalışılan Birinci Yargı Paketi için “İnsanımızı özgürleştirecek çok önemli düzenlemeler var” diyen Prof. Dr. Bahri Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Asıl temennimiz uygulama kısmında. Uygulamada, gerçekten iyi anlaşılması ve insanımızın yararına uygulanması esas olmalıdır. Her reform içinde bir dinamizmi barındırır. 15 Temmuz’dan sonra ciddi bir reformun yapılacağını ve 15 Temmuz’un bunun ateşleyicisi olacağını bugüne kadar söyledim. Bu başlamıştır.”

Öztürk, Birinci Yargı Paketi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu olmak üzere birçok kanunda değişiklik yapıldığına dikkat çekti. 

Basit davaların yargıyı çok meşgul ettiğini söyleyen Öztürk, “Daha önemli işlerin üzerine yoğun bir şekilde durabilmek için basit işlerin yürüyüşünü hızlandıran tedbirler yargı paketinde bulunuyor. Bunlardan biri Seri Muhakeme Usulü. İspatı kolay, önem derecesi düşük değerlendirilen sınırlı sayıda bazı suçlar için cumhuriyet savcısı, şüpheli ve avukatın anlaşmasının kabulüne bağlı olarak dosyayı sonuçlandıracak bir yöntem. Şüphelinin usulü kabul etmesinden sonra cumhuriyet savcısı; yaptırımı belirleyecek, mahkeme ise şüpheliyi ve müdafisini dinledikten sonra cezayı onaylayacak. Buna göre yıllık 180 bin dosya seri muhakeme kapsamına girecek” dedi.  

“Sağlam delil olmadan hazırlanan iddianame reddedilecek” 

“Yargıtay’ın, iddianamenin iadesi meselesini yeniden canlandırmaya hevesli ve istekli olduğunu görüyoruz” diyen Öztürk, şöyle devam etti:

“Suçun gerçekleşmesine doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan dava açılamayacak. Seri Muhakeme Usulü’ne tabi suçlarda, bu usul uygulanmadan veya soruşturma ve kovuşturma yapılması izne ve talebe bağlı olan suçlarda, bu şartlar yerine getirilmeden iddianame düzenlenemeyecek. Sağlam delil olmadan iddianame hazırlanırsa, reddedileceki.”

Öztürk, tutukluluk sürelerinin de paketle düzenlendiğini belirterek şöyle konuştu: “Soruşturma evresinde tutukluluk süresinde çocuklarda soruşturma, kovuşturma bütün yargılama esas. Çocuklarda, kanunda öngörülen tutukluluk süresinin yarısı uygulanacak. Yetişkinlerde ise asliye cezalarda bir yıl, en fazla altı ay olabilecek. Bu devamında savcının iddianamesini daha hızlı hazırlamasını getirecektir.” 

İstinaf mahkemesinin bozma yetkisinin genişletilmesi gerektiğini belirten Öztürk, “İfade özgürlüğü kapsamında olan suçlarda istinaf yolu açılmaktadır” dedi.  

“İnternete erişim yasağı kademelendiriliyor” 

Öztürk ayrıca, internette erişim yasağının kademelendirildiğini ve ilgili sayfaya erişimin engellenmemesi halinde sitenin kapatılmasının öngörüldüğünü belirtti. Öztürk, paketteki ifade özgürlüğüne yönelik düzenlemeleri ise şöyle anlattı: 

“Eleştiri ve haber verme, sınırlarında kalındığında terörün propaganda suçunun oluşmayacağı vurgulanmaktadır. Eleştiri, düşünce açıklaması suç teşkil etmez. Bu evrensel bir ilke. İnsanların hakikaten canı yanmaktadır. Türkiye’de, uluslararası platformlarda ciddi eleştirilere maruz kalınmaktadır.”

OHAL döneminde pasaportuna el konulanların durumunun önemli olduğunu belirten Öztürk, “Haklarında iddianame ve soruşturma yoksa pasaportları iade edilecek. Herkes mağduriyetin farkında” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus