Ekonomi Tıkırında (53): Halkın canı burnunda ama vatandaş mutlu!

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ekonomi Tıkırında‘nın 53. programında Sedat Pişirici, halkın iktidar partisine gösterdiği tepkiler ışığında vatandaşın TÜİK verilerinin söylediği gibi mutlu olup olmadığını değerlendirdi!

Yayına hazırlayan: Gamze Elvan

İyi günler, iyi haftalar. 

Bu hafta yayına iki video göstererek başlamak istiyorum. İlk videomuz 12 Şubat Çarşamba gününden. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşurken, izleyici sıralarından bir ses yükseldi. Grup toplantısını izleyen vatandaş, “Ben 15 Temmuz’a katıldım diye beni işimden ettiler. Çoluğum çocuğum aç. Bana yardım edin. Mahkeme kararını tanımıyor TİGEM” diye bağırıyordu. Erdoğan, kısa bir süre durakladı, görevlilerden biri, susturmak için için, haykıran kişinin üzerine yürüdü. Erdoğan, daha sonra konuşmasına devam etti.

İkinci videomuz, 14 Şubat Cuma gününden. Şimdi o videoyu izleyelim. İstanbul’un Sultanbeyli ilçesinde halk, cuma namazından sonra AKP’li Sultanbeyli Belediyesi’ne yürümüş, Belediye Başkanı Hüseyin Keskin’e hesap soruyor. Hesap sorma nedeni, tapu rayiç bedellerinin yüksekliği. “Tapularınızı vereceğiz” denmiş lakin tapu rayiç bedelleri, halkın tepkisine bakılırsa hayli yüksek tutulmuş. Halk, Sultanbeyli Belediyesi’ne cuma namazından sonra tepkisini göstermiş. 

Bunlar uzun zamandır görülmeyen türden tepkiler. Bunlar uzun zamandır AKP’ye bu düzeyde gösterilmemiş tepkiler. Bakınız, aynı 14 Şubat’ta Koç Holding 2019 yılı kârını 4 milyar 390 milyon lira olarak açıklıyor ama bu kâr 2018 yılına oranla yüzde 20 daha az bir kâr. Yine aynı gün, 14 Şubat’ta, akşam üzeri Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü resmi Twitter hesabından bir mesaj paylaşıyor, “Atlasjet havayolları, operasyonlarını sürdüremediğinden iflas başvurusunda bulunmuş olup uçuşları durdurulmuştur” diyor. Atlasjet havayolları kimindi? Turizm şirketi EGS Tur’un da sahibi olan halihazırda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ikiz kardeşi Ali Murat Ersoy’un yönettiği havayolu şirketi. AtlasGlobal Havayolları (Atlasjet), daha önce 26 Kasım-21 Aralık 2019 tarihleri arasında uçuşlarına ara vermişti. Ara vermesinin nedeni olarak da şu açıklamada bulunmuştu: “Yakın geçmiş olumsuzlukları ve beraberinde getirdiği ekonomik yük ve 2019 yılı nisan ayı itibariyle İstanbul Havalimanı’na geçişle birlikte lojistik ve operasyonel maliyetlerde yaşanan büyük artış, havayolumuz açısından 2016-2017 kayıplarımızı yeterli sürede telafi etme imkanımızı ortadan kaldırmıştır. Nakit akışımızdaki gerekli yapılandırma ve iyileştirmeyi sağlamak amacıyla, tüm uçuşlarımıza 26 Kasım 2019 itibariyle, 21 Aralık 2019 tarihine kadar ara vermek zorunda kaldığımız bilgisini arz ederiz.”

Bir aylık aranın ardından AtlasGlobal’de yeniden uçuşlar başlamıştı ama 8 Ocak’ta Avrupa seferleri askıya alındı, geçen hafta da AtlasGlobal uçuşlarını durdurduğunu duyurdu. Ardından da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün açıklaması geldi. Şirketin açıklamasına göre, dünyanın kıskandığı İstanbul Havalimanı, o havalimanını hizmete sokan hükümetin bakanının kardeşinin havayolu şirketinin batmasının nedenlerinden bir tanesi. 

14 Şubat’a yine bakıyoruz, Merkez Bankası, Aralık 2019 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerini açıklıyor. Türkiye’nin cari işlemler açığı, 2018’in aralık ayına göre 1 milyar 731 milyon dolar artarak 2 milyar 798 milyon dolar olmuş. Ama aynı cari işlemler hesabı, 2019 yılında 1 milyar 674 milyon dolar fazla verdi. Yani, sattığımız aldığımızdan 1 milyar 674 milyon dolar daha fazlaymış. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak derhal Twitter hesabından bir değerlendirme yaptı: “2019 yılı dengelenme döneminin başarısı cari denge rakamları ile ortaya çıkmış oldu. Böylesine zor bir yılı tüm beklentilerin aksine büyüme tarafında pozitif bir rakamla kapatırken, bu başarıyı da yaklaşık 1,7 milyar dolarlık cari fazlayla taçlandırdık”.

Bu sevinilecek bir şey deği. Bu ülkede 100 dolarlık ihracat yapabilmek 60 dolarlık ithalat yapıyorsak, bu cari fazla sevinilecek bir şey değil. Cari işlemler hesabımız ithalat yapamadığımız için fazla veriyor. İthalat yapamıyoruz çünkü üretim yapamıyoruz. Üretim yapamıyoruz çünkü ne iç talep var ne de dış talep var. Beri yandan içerde faizi düşürünce, düşük faizli kredi yatırıma-üretime, istihdama gitmiyor, düşük faizli kredi ihtiyaç kredisine gidiyor. İhtiyaç kredisini alan da gidip yeni bir beyaz ya da kahverengi eşya almıyor, bir faize bir enflasyona bakıyor, o nedenle de gidip döviz alıyor. Biraz da bu nedenle dolar kuru 6 liranın üzerine çıkıyor. 

Hal böyleyken Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yaşam memnuniyeti araştırmasını açıkladı. Bu araştırma, 2019 yılının verileri üzerine. Verilere bakılırsa, ilk bakışta memleketin yarısından fazlası mutlu, halinden memnun. Türkiye’de mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı yüzde 52,4. Bu oran 2018 yılında yüzde 53,4’müş, yüzde 1’lik bir azalış var mutlu insanların oranında. Türkiye’de mutsuz olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı ise yüzde 13,1. Bu oran 2018 yılında yüzde 12,1’miş, mutsuzların oranı da yüzde 1 artmış.

Araştırmanın alt kırılımlarına bakalım: Kadınlar daha mutlu! Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı 2018 yılında yüzde 49,6 iken, 2019 yılında yüzde 47,6’ya gerilemiş. Kadınlarda ise bu oran, 2018 ve 2019 yıllarında değişmemiş: yüzde 57. 2019 itibariyle bakarsak kadınlar, erkeklerden yüzde 10 daha fazla mutlu ya da mutlu kadınların oranı, mutlu erkeklerden yüzde 10 daha fazla. 

Evliler, bekarlardan daha mutluymuş. 2019’da mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı yüzde 55,6’ymış, mutlu olduğunu belirten evli olmayan bireylerin oranı yüzde 45,1. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde evli erkeklerin yüzde 50,6’sı mutlu, evli kadınların yüzde 60,2’si mutlu. Yani burada da evli kadınlar, evli erkeklerden daha mutlu. 

En mutlu olanlarımız ise 65 ve üzeri yaştaki vatandaşlarımız. 2018 yılında 65 ve üzeri yaş grubunun mutluluk oranı yüzde 61,2’ymiş. 2019 yılında ise yüzde 58,5’e gerilemiş. Ama yine de bu yaş grubu, Türkiye’de yaşayan 18 ve üzeri yaştaki insanlarımız arasında en yüksek mutluluk oranının görüldüğü yaş grubu. 

Mutsuzlar kimler? 2018 yılında yüzde 47,8 ile 45-54 yaş grubu, 2019 yılında yüzde 48,7 ile 55-64 yaş grubu.

Enteresan bir başka veri eğitime ilişkin. Eğitim durumuna göre mutluluk düzeyi incelendiğinde, bir okul bitirmeyenlerin, bitirenlere oranla daha mutlu olduğu gözlenmiş. 2019 yılında en yüksek mutluluk oranı yüzde 55,4 ile bir okul bitirmeyen vatandaşlarda görüldü.

Bireylerin mutluluk kaynağı ne, neden mutlu oluyorlar? Ona da bakmış TÜİK. Bireyleri en çok aileleri mutlu ediyormuş. Yani “Sen neden mutlu oluyorsun” sorusu sorulan insanlarımızın 2019 yılında yüzde 74,1’i aileleri nedeniyle mutlu olduğunu söylemiş. 

Bunu izleyen diğer mutluluk kaynaklarına baktığımızda ikinci sırada, çok ciddi bir düşüşle, yüzde 12,8 oranında çocuklarıyla mutlu olduklarını söyleyenleri görüyoruz. Kendisiyle mutlu olduğunu söyleyenler üçüncü sırada, yüzde 3,8 oranıyla. Eşinin mutluluk kaynağı olduğunu söyleyenler dördüncü sırada yüzde 3,7. Onları yüzde 2,5 ile anne/baba, yüzde 1,6 ile torunlar takip ediyor. 

Mutluluk kaynağı bu da mutluluk kaynağı olan değerleri ne 2019 yılında Türkiye yaşayan 18 yaş ve üzerindeki insanların? Bunun başında yüzde 69,9 -neredeyse yüzde 70- sağlıklı olmak geliyor. Sağlıklı olduğu için insanlarımız mutlu. Sonra, yüzde 14,3 ile sevgi ikinci kaynak. Yüzde 9,2 ile başarı, üçüncü mutlu eden kaynak. Yüzde 4,2 ile para dördüncü sırada. Yüzde 2,1 ile iş en son sırada. Yani insanlarımızın mutluluk kaynağı ne iş ne para. İnsanlarımızın mutluluk kaynağı sağlık! 

Bir başka enteresan veri, her 10 kişiden 7’sinin geleceğinden umutlu olduğu. Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı 2019 yılında yüzde 70 oldu. Her şeye rağmen insanlarımız geleceklerinden umutlu. Bu oran erkeklerde yüzde 69, kadınlarda yüzde 70,8. 

Bir dönemin İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay’a atfedilen bir söz vardır, “Halk plajlara hücum etti, vatandaş denize giremiyor” demiş. Tablo biraz da bu efendim. Halkın canı burnunda ama vatandaş mutlu!

İyi günler. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus