Roberto Saviano, İtalya’daki krizi anlattı: “Asıl zayıflık kendinin yenilmez olduğuna inanmaktır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
İtalyan yazar Roberto Saviano, Le Monde için kaleme aldığı yazıda ülkesinde yaşanan sağlık krizini anlattı. Özetini paylaşıyoruz.

İtalya’da en zengin, en verimli ve en güçlü olan bölgenin salgınla mücadeleye en hazırlıksız olduğu ortaya çıktı. İtalyan sisteminde sağlık kurumları bölgelerin sorumluluğunda. Lombardiya bölgesi bunun en iyi örneği. Son yirmi yılda merkez sağ hükümetin yapılandırdığı özel ve kamu kurumlarının etkileri oldukça belirgin.

Lombardiya’nın zayıf noktası ekonomik hareketliliğin, yabancı ülkelerle ve özellikle Çin’le olan ilişkilerine çok bağlı olması. Yoğun bakım doktorlarının karşı karşıya kaldıkları trajik seçim hakkında konuşulmaya başlandığında, başka sorular da ortaya çıktı. Ekonomik çöküş riski alıp üretimi durdurmak ya da insan hayatını feda ederek ekonomiyi korumak. 

Hayat mı, iş mi?

Birkaç hafta boyunca ne Lombardiya yönetimi ne de hükümet kesin bir karar almak istedi. Bugün artık biliyoruz ki çalışmak zorundaki emekçilerin evde kalmasına imkan sağlanmayarak salgının daha hızlı yayılmasına izin verildi. Bu seçim çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. 

Lombardiya’da yetkililer Alzano ve Nembro gibi bölgeleri karantinaya almakta geç kaldı. Yaşlı kişiler huzur evlerinde ölüme terk edildi. Bunlar şaşırtabilir ama bu olayları sayıca bu bölgelerde çok olan ölüm oranlarıyla bağdaştırmamak mümkün değil.

Lombardiya’da sağlık krizi nedeniyle sağlık sistemi yönetiminin bölgelerden alınıp, yetkinin ulusal seviyeye aktarılması tartışılıyor. Bazı açılardan bakıldığında yaşananların, ekonomik üretim gücünün korunması için risklerin göz ardı edilmesinden kaynaklandığı söylenebilir.

Olayların trajik sonucuna bakıldığında, aslında asıl riskin, stratejik seçimleri yapanların sorumluluk almak istememesi olduğu görülüyor. Lombardiya bölgesindeki yüksek ölüm oranlarının nedeni yönetici sınıfının yaptığı hatalar, zaten yakında görevlerini yerine getirmeyenlere soruşturma açılmaya başlanacak.

Çevre bölgelerle kıyasladığımızda Lombardiya bölgesinin durumu daha vahim. Örneğin Veneto bölgesi daha az sayıda bir nüfusa sahip ve ekonomik olarak Lombardiya ile benzer bir hareketliliğe sahip. Bu benzerliklere rağmen bu bölgede kriz çok farklı ve daha etkili bir şekilde yönetildi. Lombardiya’nin aksine Veneto, hastalara test yapılması üzerine yoğunlaştı ve hiçbir semptom göstermeyen kişilerde de tarama yaparak, virüsün yoğun olduğu yerleri tecrit etmeyi seçti. Lombardiya’da küçük hastanelerin hazırlıksız olması sebebiyle virüsün yayılması artmışken, Veneto’da evde bakıma öncelik verilerek ağır vakalar haricinde hastaneye yatışlar sınırlandırıldı.

Ayrıca Lombardiya bölgesinin krizden daha büyük hasarlarla çıkmasının nedeni özel ve kamu kuruluşlarından oluşan sağlık sisteminin kusurları. Şimdiye kadar en iyisi olarak görülen bu sistemin organizasyon konusunda ne kadar niteliksiz olduğu ortaya çıktı.

Bu durum sadece iktidardaki merkez sağın suçu değil. Bergamo ve Milano gibi salgından ağır yaralar alan şehirler merkez sol parti tarafından yönetiliyor. Virüs bizlere, kamunun özellikle zengin bölgelerde tamamen ekonomik ve politik bir biçimde idare edildiğini ve bireyselliğin had safhada olduğunu gösterdi. 

Bergamo ve Milano’da da her iki belediye başkanı ilk aşamada salgını hafife alıp sadece ekonomik açıdan düşündü. İşleri durdurmayı tercih etmediler ve halka normal yaşamlarına devam etmeleri söylendi. Bu seçimin tek açıklaması şu: Üretimin durdurulması sözkonusu bile değildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus