Korona günlerinde çalışma hayatı (12) – Set çalışanı anlatıyor: “İşten çıkarıldığımızı Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan gelen mesajla tesadüfen öğrendik”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Özge(*) yaklaşık iki yıldan beri dizi ve film setlerinde reji asistanı olarak çalışıyor. Söylediğine göre işini çok seviyor ve bu sektörde ilerlemek istiyor. Fakat son çalıştığı ünlü bir televizyon kanalında yayınlanan bir dizi setinde yaşadıklarından dolayı hayal kırıklığına uğramış. Yapım şirketi, çalışanlarına ödemelerini yapmadığı gibi bir de haber vermeden onları işten çıkarmış.

 “İşten çıkarıldığımızı Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan gelen mesajla tesadüfen öğrendik”

Koronavirüs salgınının Türkiye’de de yayılmasından sonra yapım şirketi sete ara verme kararı alıyor. Özge bu duruma sevindiklerini hatta “Şirket çalışanlarını önemsiyor” diye düşündüklerini söylüyor. Fakat çok geçmeden bu sevinç, yerini hayal kırıklığına bırakıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan işten çıkarıldıklarına dair bir mesaj geliyor: “Sete ara verilince bu bizim hoşumuza gitmişti, ‘Şirket bizi önemsedi, vesaire’ diye. Şirket, İŞKUR’a herkesin adına başvuru yapacağını, kimsenin de çıkışının verilmeyeceğini söyledi. Fakat sonra arkadaşlarımıza Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan gelen mesajla işten çıkarıldığımızı öğrendik, tesadüfen yani. Bizim haberimiz yok böyle bir şeyden.”

Ödemeler zamanında yapılmıyor

Özge, ödemelerin de ne çalışırken ne de şu anda yapıldığını söylüyor. İşe başlarken kendisine 50 gün sonra ödeme yapılacağının söylenmesine rağmen böyle bir ödeme yapılmamış: “Ben ocak ayında sete başladım. ‘50 gün sonra kaşeler (**) ödenmeye başlayacak, daha sonra da normal ödeme planına göre gidilecek’ denildi. Fakat hiçbir zaman o ödeme planı yapılmadı. Ben ocak ayından beri sadece bir kaşe aldım. Onu da zorla alabildim. Çünkü artık yaşamımı idame ettiremiyordum. Bu şekilde olursa zaten işi bırakıp gideceğimi söyledim.”

“Eksi 20 derecede çalışıyorduk”

Çalışma koşullarını anlatıyor Özge. Eskişehir’in soğuğunda günde 16-18 saat çalıştıklarını ve sette iş güvenliğinin de olmadığından bahsediyor: “Çekimler Eskişehir’de oluyordu. Eksi 20 derecede çalışıyorduk. Eksi 20 derece demek bir derin dondurucunun soğuğu demek. Günde 15 saati geçiyordu mesaimiz. Bazen 16-18 saati bile buluyordu. Bir derin dondurucuda o kadar saat çalıştığınızı düşünün ve hâlâ karşılığını alamıyorsunuz. Bizim iş sağlığı ve güvenliğimiz de yoktu mesela sette. Dizinin içeriği gereği hep dağlarda, çamurda, arazide tehlikeli yerlerde çalışmamıza rağmen. Setlerde mutlaka bir sağlık görevlisi olur. Birçok sette vardır. Fakat bizim sette yoktu.”

Sigorta verilecek maaşın üzerinden değil, asgari ücret üzerinden yatıyor

Özge maaşının asgari ücret olmadığını, daha yüksek bir rakam için anlaştıklarını söylüyor. Fakat sigortası asgari ücret üzerinden yatırılmış. Diğer çalışma arkadaşlarının da durumu aynı şekilde:

“Sigortam asgari ücret üzerinden yatırılmış ve eksik yatırılmış. Hepimizin de öyle. Biz maaş için asgari ücret değil, daha yüksek bir rakam üzerinden anlaşmıştık. Ayrıca bana sözleşme bile imzalatmadılar. Birçok arkadaşıma da sözleşme imzalatmadılar. Ben orada sözleşmesiz çalışmış oldum. Belki kendileri de imza atmış olabilirler, hiç bilmiyorum.”

Çalışanlar dizinin final yaptığını WhatsApp grubundan öğreniyor

Özge, dizinin final bölümü yaptığını da dizinin WhatsApp grubundan öğrendiklerini söylüyor. Set ara verene kadar 99 bölüm çektiklerini, sezon finalinin de 107. veya 108. bölümde yapılacağını fakat bunun gerçekleşmediğini şöyle anlatıyor: “Biz şu an 99. bölümde final yapmış olduk. ‘99. bölümümüz final bölümümüz oldu. ‘Elinize sağlık vs.’ gibi şeyler yazdılar. Onun hemen akabinde de bizim çıkışımızı verdiler. ‘Ben zaten sezon finali yaptım. Zaten mevsimlik ya da sözleşmeli işçiler. Sözleşmeleri bitti ve ben çıkışlarını verdim’ diyorlardır.”

“İkametgâhım İstanbul’da ama ailemin yanına geldim”

Özge, İstanbul’da ikamet ediyor. Fakat parasını alamadığı ve geçinemediği için ailesinin yanına gitmiş: “İkametgahım İstanbul’da ama ben ailemin yanına geldim. Ailem bana şu an bakıyor. Birçok arkadaşım da bu noktada. Evli olan da çok arkadaşlarımız var. Kira veriyorlar, faturaları var. Kiminin çocuğu olacak. Bir sürü biriken faturalar var.”

“İlerleyen dönemde hukuki süreç başlatacağız”

Özge, şirketin artık iş almamasını istediklerini söylüyor: “Bu sektör bu şekilde olduğu sürece hepimizin emeğini böyle sömürecekler. İnsanlar iş bulamadıkları için, mecbur kaldıkları için bu şirkette çalışmaya devam edecekler. Bu şirket kendini bir şekilde var edecek. Kendini tüketemeyecek. Biz istiyoruz ki artık bu şirket iş alamasın. Çünkü layığıyla yapmıyor bu işi.”

Salgından sonra hukuki yollara başvuracaklarını da sözlerine ekliyor: “İlerleyen dönemde hukuki süreç başlatacağız. Şu an salgın sebebiyle hukuki süreç yolu da tıkalı. Biz de hukuki sürecin önü açıldığı zaman hemen mahkemeye verip şirketi şikayet edeceğiz.”

 “Tabii ki benim mesleki hevesimi köreltemeyecekler ama bir yerde de kırılma yaşatıyorlar”

Özge mesleki anlamda motivasyonunu yüksek tutmaya çalıştığından fakat yaşadıklarının da kendisini olumsuz etkilediğinden bahsediyor: “Sette bazen psikolojinin kaldıramayacağı şekilde bir kaosun içerisinde çalışıyorsun. Her zaman kendimi başka şeylerle motive ettim, kendimi diri tutmaya çalışıyordum. Ben sinema okudum ve yapmak istediğim bir sürü şey var. Ben işimi seviyorum. Tabii ki benim mesleki hevesimi köreltemeyecekler ama bir yerde de kırılma yaşatıyorlar.”

*Röportaj yapılan kişinin ismi değiştirilmiştir.

**Kaşe: Dizi-film sektöründe bölüm başına alınan ödeme.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus