Aile sağlığı merkezi çalışanları iş güvencesi istiyor: “Virüs kadrolu kadrosuz ayrımı yapmıyor “

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünyada ve Türkiye’de koronavirüs salgını hızla devam ediyor. Sağlık çalışanları ise bu süreçten toplumun geri kalanından daha fazla etkileniyor. Ancak farklı statüdeki sağlık sektörü çalışanları, özellikle bu dönemde çalışma yaşamında ayrımcılığa uğruyor. 

Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) görev yapan hemşire, ebe ve acil tıp teknisyenliği bölümü mezunu sağlık personeli birçok sıkıntı yaşıyor. Kamu kurumunda çalışmalarına rağmen resmi statüleri “kamu dışı aile sağlığı çalışanı” olarak geçiyor. Bu statülerinden dolayı özlük hakları, diğer kamu çalışanlarına göre çok daha az.  

Bir Anadolu şehrinin ilçesinde bulunan aile sağlığı merkezinde çalışan Kübra (*) yaşadığı sıkıntıları Medyascope’a anlattı.

“Virüs kadrolu olup olmadığımıza bakmıyor”

Kübra, koronavirüs salgınına karşı sağlıkçıların büyük emek verdiğini fakat ASM’lerde çalışanların yok sayıldığını söyledi. Sağlık personeline yapılan ek ödemelerden bile yararlanamadıklarını söyleyen Kübra, “Virüs kadrolu olup olmadığımıza bakmıyor” dedi.

“Çok fazla pozitif çıkan arkadaşımız var”

Hastaların ilk etapta birinci derece sağlık kuruluşu olan ASM’lere geldiğini söyleyen Kübra, “Hastanın pozitif olup olmadığını bilmediğimiz için salgından çok fazla etkilendik. İlk başlarda kişisel koruyucu donanım eksiklerimiz vardı. Bu sebeple çok fazla pozitif çıkan arkadaşımız var” diye konuştu.

Kübra, yurtdışından özellikle de umreden gelenlerin koranavirüs taramasının ASM’lere bırakıldığını ama kendilerine yeterli sayıda maske verilmediğini söyledi: “Yurtdışından gelenleri doktor ile birlikte biz arıyoruz. Arayıp da ulaşamadığımız kişilerin evine gidiyoruz. Müdürlük bize yeterli sayıda maske vermedi. Aile hekimliğinin kendisinin maske ihtiyacını karşılaması bekleniyor. Son üç haftadır göndermeye başladılar.”

ASM’lerde randevu sisteminin olmaması nedeniyle bazı zaman dilimlerinde yoğunluk yaşandığını söyleyen Kübra, “Semptom görülen riskli hastalar ayrı yerde muayene edilememektedir. Yoğunca yaşanan bu sıkıntıya rağmen ASM’lerde çalışan sağlık personeline yönelik genel tanı testleri yapılmadı” dedi. 

“Şartlarımız özel sektörden kötü”

Kamuya bağlı sağlık kurumunda çalışmasına rağmen şartlarının özel sektörden daha kötü olduğunu belirten Kübra, şöyle devam etti: “Özlük haklarımız bulunmuyor.  Ücretlerimiz aktif gün üzerinden verilmesi nedeniyle, koronavirüs pozitifliği veya semptomların görülmesi nedeniyle evde izole kalmak gibi durumlarda maaşlar kesintiye uğruyor.”  

“Performasa dayalı ücretlendirme uygulaması salgında da devam ediyor”

“Performansa dayalı çalışıyoruz. Çocuk izlenmelerini yapacaksın ya da aşıları yapacaksın deniliyor, ona göre maaş alıyoruz” diyen Kübra, salgın nedeniyle performans kriterlerinden olan aşı takibi, gebe takibi, bebek ve çocuk takibi gibi kriterleri ise tamamlayamadıklarını belirtti.

Normal zamanda da çalışanların en insani olan haklarını bile kullanmak istediklerinde baskı ile karşılaştıklarını söyleyen Kübra, “Yıllık izin, süt izni gibi izinleri alırken sıkıntı yaşıyoruz. Gereksiz yere birçok arkadaşımız hakkında tutanak tutuldu. ASM’lerde çalışan kadınlar için doğum izni yeterli değil. Birçok arkadaşımın çocuğu anne sütünden mahrum büyüyor” dedi. 

Tayin hakkının olmamasının birçok olumsuzluğa sebebiyet verdiğini belirtten Kübra, “Görev yeri değişikliği hakkımız olmadığından birçok meslektaşım ya işi bıraktı ya da boşanmak durumunda kaldı” diye konuştu.

 (*) Takma isim kullanılmıştır

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus