Ekonomi Tıkırında (76): Neyine güveniyorsun?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye İstatistik Kurumu ile Merkez Bankası her ay düzenli olarak güven endeksleri yayınlıyor. Bu ayki endekslerde tüketici kötümser görünürken sektörler umutlu. Sedat Pişirici, Ekonomi Tıkırında’nın 76. programında, temel ekonomik veriler ışığında tüketici güveni ile sektörel güven arasındaki farkı değerlendirdi.

Yayına hazırlayan: Fazıl Alp Akiş

İyi günler. 

Türkiye’de iki kurum, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası, düzenli olarak her ay güven endeksleri yayınlar. Endeksler her yayınlandığında da ben bu programda endeks değerlerini analiz etmeye çalışırım. Yine öyle bir gündeyiz. Bugün, önce TÜİK, sektörel güven endekslerinin Temmuz 2020 verilerini açıkladı. Güven endeksi, bir önceki aya göre hizmet sektöründe yüzde 20,2, inşaat sektöründeki yüzde 11,6, perakende hizmet sektöründe yüzde 9,6 artmış.

Bugün Merkez Bankası da reel kesim güven endeksi verisini açıkladı. Endeks temmuzda, bir önceki aya göre 8,1 puan artarak 100,7’ye yükselmiş. 

Yine Merkez Bankası bugün imalat sanayinde faaliyet gösteren işyerlerinin katıldığı iktisadi yönelim anketine verilen cevaplardan hareket ile saniyede kapasite kullanım oranının temmuzda, bir önceki aya göre 4,7 puan artarak yüzde 70,7 seviyesine yükseldiğini açıkladı. Bu oran 2018 yılının ocak ayında 78,2, 2019 yılının ocak ayında 74,4, bu yılın ocak ayında da 75,5’ti. 

Güven endeksi verileri yüksek gelince Hazine ve Maliye Bakanı’na da bir güven gelmiş, patlatmış tweeti, “Ekonomimiz adım adım yeniden yükseliyor” diyor. Gel gelelim TÜİK geçen hafta perşembe günü de tüketici güven endeksinin Temmuz 2020 değerini 60,9 olarak açıkladı. TÜİK ile Merkez Bankası işbirliğinde yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarında hesaplanan bu endeks değeri haziranda 62,2 idi. Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,7 oranında azalmış. 

Tüketici güven endeksi 100’den büyük olursa tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den düşük olursa tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor. Anlayacağınız tüketici kötümser ve Hazine ve Maliye Bakanı bu veri için tweet atmamış. 

Tüketici güven endeksini oluşturan alt değerlerin endeksleri de temmuz 2020 itibariyle şöyle oluşmuş: 

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi, haziranda 69,9 iken, temmuz ayında artarak 80,6 olmuş.

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi, haziranda 85,5 iken temmuzda  azalarak 82,2 olmuş. 

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin işsiz sayısı beklentisi endeksi, haziran ayında 62,1 iken, temmuz ayında 61 olmuş. 

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin tasarruf etme ihtimali endeksi, haziran ayında 23,1 iken, temmuzda yüzde 14 oranında azalarak 19,9 olmuş.

Şimdi, benim anlamadığım şu. Bu ülkede veya herhangi bir ülkede birilerinin ürettiği mal veya hizmeti diğerleri satın alacak veya birileri ürettiği mal ve hizmeti yurtdışına satacak ki böylece ekonomini  çarkları dönecek, insanlar para kazanacak, geçimlerini sağlayacak, gelecek için hayal kuracak, girişimde bulunacak, yatırım yapacak, işini büyütecek.

Güven endekslerine bakınca sektörlere bir güven geldiğini ama o sektörlerin mal ve hizmetlerini tüketecek olanların hala kötümser olduğunu görüyoruz. Öte yandan Haziran 2021’de resmi tüketici fiyatları enflasyonu yüzde 12,62 oranında artmış iken, Nisan 2020’de resmi işsizlik oranı yüzde 12,8 iken, Mayıs 2020 verilerine göre sanayi üretimi yıllık yüzde 19,9 oranında azalmış iken, ben bugün bu yayını kaydederken euro kuru 8 lirayı geçmiş, dolar kurunun 7 lira omasına 10-15 kuruş kalmış iken, Dil Derneğinin Türkçe sözlüğü “güven” kelimesine, bir “kendine, değerlerine inanmaktan kaynaklanan yüreklilik”, iki “birine inanma ve bağlanma duygusu” anlamlarını yükler iken, insan ister istemez soruyor: Güvenen neyine güveniyor?

İyi günler efendim.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus