Su ve Vicdan Nöbeti Koordinasyon Kurulu: “Kaz Dağları’nda Alamos Gold sahayı terk ediyor” – Şirket: “Maden ruhsatı ile ilgili haklarımız çerçevesinde hiçbir değişiklik sözkonusu değildir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Çanakkale Kaz Dağları’nda altın arama faaliyetlerinde bulunan Alamos Gold şirketinin, ruhsat süresinin bitmesi nedeniyle sahayı terk ettiği iddia edildi.

Çanakkale ve Bayramiç Orman İşletme Müdürlüğü sınırları dahilinde bulunan Balaban/Kirazlı mevkiinde altın madenciliği faaliyeti yürütmekte olan Kanadalı şirket Alamos Gold‘un, işletme sahasını 27 Ekim 2020 tarihi itibarıyla orman bölge müdürlüğü yetkililerine teslim ederek sahayı terk ettiği, Su ve Vicdan Nöbeti Koordinasyon Kurulu tarafından Çanakkale Meydanı’nda yapılan açıklamayla duyuruldu.

Açıklamayı okuyan Pınar Bilir, “Sahada yapılan inceleme sonucu şantiye binaları ve iş makinalarının saha içinde korunuyor olması bazı kuşkuları da beraberinde getirmektedir. Buradan başta orman bölge müdürlüğü olmak üzere ilgili kamu kurumlarını uyarıyoruz. Devir teslimin yasa ve yönetmeliklere uygun yapılmadığı konusunda kanaat oluşmaktadır” dedi.

Bilir,  şu soruları ve talepleri yetkililere yöneltti:

1- İlgili şirkete saha teslim edilirken imzalanan protokolün ve ilgili şirket tarafından taahhüt edilen kuralların yerine getirilip getirilmediği,

2- Sahada herhangi bir rehabilitasyon çalışması yapılmadığı görülmekte olup, orman bölge müdürlüğü tarafından şirketten ağaçlandırma bedeli alınıp alınmadığı,

3- Cumhurbaşkanlığı kararnamesi gereği; ormanlara girenlere keyfi cezai işlem uygulanırken şantiye binası ve yüzlerce iş makinası ile ormanı izinsiz olarak işgal eden şirkete herhangi bir yasal işlem yapılıp yapılmadığı,

4- Devir teslimde imzası bulunan görevlilerin yasalara uygun davranıp davranmadığı konuları kamuoyuna objektif olarak bildirilmelidir.

Havasına suyuna toprağına ve vatanına sahip çıkan duyarlı insanların yürüttüğü mücadelenin sonuç verdiği vurgulayan Bilir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün 29 Ekim 2020, yani cumhuriyetin 97. yılı. Özellikle emperyal işgallere karşı Çanakkale’nin geçilmez olduğu tüm dünya insanlığı tarafından kabul edilmiştir. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işgalcilere karşı geldikleri gibi gidecekler sözü burada yaşam buluyor. İşgalci şirket mücadelemiz sonucu ülkemizi terk ediyor. Buradan elini ovuşturarak başka hayaller kuranları da uyarıyoruz. Yağma yok! Kaz Dağları’nı rantçılara yar etmeyeceğiz! tahrip edilen bu alanın en kısa sürede eski haline dönüşmesi için çalışmaların bir an önce başlatılmasını, orman genel müdürlüğü tarafından ağaçlandırma çalışmalarının başlamaması durumunda bizler tüm sahanın rehabilite edilerek ağaçlandırılmasını taahhüt ve talep ediyoruz.”

Şirket: “Bu maden ruhsatı ile ilgili haklarımız çerçevesinde hiçbir değişiklik sözkonusu değildir”

Açıklamanın hemen ardından, Doğu Biga Madencilik A.Ş. tarafından yazılı bir açıklaması yapıldı. Şirket, “Haber asılsızdır, gerçekdışıdır. Bu maden ruhsatı ile ilgili haklarımız çerçevesinde hiçbir değişiklik sözkonusu değildir” dedi. Şirket tarafından yapılan açıklama şöyle:

Habere konu hadise; tamamen Maden Mevzuatı ve ona bağlı olarak Orman Mevzuatındaki düzenlemelere ilişkin Orman Bakanlığının bir tasarrufuna dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve ilgili mevzuatına sonuna kadar bağlı olan şirketimiz, Orman Bakanlığı tarafından yürütülen bu işlemlere, kanun ve yönetmeliklerin öngördüğü şekilde harfiyen uymaktadır. Bu işlemlerden kaynaklı hiçbir tazminat ödenmesi sözkonusu değildir. İlgili mevzuat gereği işlemler neyi gerektiriyorsa o yapılmaktadır. Bir kez daha vurgulamak isteriz ki; bizim sahadaki varlığımız tamamen Maden Kanunu sayesinde, şirketimizin uhdesindeki maden ruhsatına dayanmaktadır. Bu maden ruhsatı ile ilgili haklarımız çerçevesinde hiçbir değişiklik sözkonusu değildir. Ruhsatın temdit edilmemesi diye bir şey sözkonusu değildir. Ruhsatla ilgili rutin temdit işlemleri devam etmektedir. Bu vesile ile haberde yer alan, şirketimizin maden ruhsatlarının satışına dönük olarak yapılan haber asılsızdır, gerçekdışıdır. Bu ve benzer asılsız haberlerin neden olacağı bizim ve hissedarlarımızın uğrayacağı zararlara ilişkin tüm yasal haklarımızı saklı tuttuğumuzu beyan ederiz. Bu yeraltı kaynağı ülkemizin toplam yer altı kaynakları envanterine girmiştir. Kamuoyunun hiçbir şüphesi olmasın ki; bu yeraltı kaynağı mutlaka çevreye, insana biyoçeşitlilik ve ekosisteme duyarlılık önkoşulu ile işletilecek ve toplumun refahına sunulacaktır. Bu kapsamda her iki bakanlık arasında şirketimizin projesine dayalı olarak sahanın madencilik faaliyetleri için kullanılmasına dönük irade hâlâ devam etmektedir. Habere konu mevzu ise tamamen mevzuattan kaynaklanan geçici bir uygulamadır.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus