Eğitim Sen İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Çayan Çalık: “Okullar salgının yayıldığı merkezlere dönüştü”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İstanbul 2 No’lu Şubesi, 2020-2021 eğitim öğretim yılının ara tatile kadar olan süredeki koşullarına ilişkin hazırladıkları raporu kamuoyuna duyurdu. Eğitim Sen’in Kadıköy’deki binasında düzenlenen toplantıda açıklanan raporu Şube Başkanı Çayan Çalık okudu. Açıklama sonrası Medyascope konuşan Çalık, “Okullar salgının yayıldığı merkezlere dönüştü” dedi.

Eğitim Sen’in örgütlü olduğu ilçelerde (Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Sancaktepe, Şile, Üsküdar) yer alan 221 eğitim kurumuna ilişkin hazırlanan rapor,  5 Ekim-13 Kasım tarihleri arasını kapsıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirten Çalık, “İşyerlerinde 198 öğretmen, 899 öğrenci ve 55 eğitim personeli koronavirüse yakalanmış, bu süre zarfında 237 öğretmen, 2580 öğrenci ve 55 eğitim personelinin temaslı olduğu tespit edilmiştir. 221 eğitim kurumunun 63’ünde sınıf mevcutları 15’in üzerinde tespit edilmiş, 75 eğitim kurumunda ise öğretmen, öğrenci ve veliye koronavirüs vaka sayılarıyla ilgili hiçbir bilgilendirme yapılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yüz yüze eğitim ise yüzde 68 oranında katılımla gerçekleşmekte, vaka sayısı arttıkça yüz yüze eğitime katılım azalmaktadır” dedi.

“Sosyoekonomik düzeyi düşük ilçelerde yüz yüze eğitime katılım daha yüksek”

Sosyoekonomik düzeyi düşük ilçelerde yüz yüze eğitime katılım oranının yüzde 60’ın altına düşmediğini ve diğer ilçelere göre daha yüksek olduğunu belirten Çalık, “Örgütlü olduğumuz ilçelerden Ataşehir’de yüz yüze eğitime katılma oranı ilkokullarda yüzde 50 iken Kadıköy’de yüzde 35’tir. Bu veriler ışığında diyoruz ki ekonomik düzeyi düşük olan aileler dijital platformlardaki derslerden yararlanamamakta, dolayısıyla çocuklarını yüz yüze eğitime yönlendirmektedirler” diye konuştu.

Araştırmalarının sonuçlarının, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulların güvenli olduğu yönündeki iddiasını çürüttüğünü belirten Çalık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumda oluşturulmaya çalışılan güven duygusu uzun vadede pandemiyle mücadeleyi olumsuz etkilemekte, daha ağır sonuçların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca her geçen gün okullardaki vaka sayıları artmaktadır. Yine araştırmamızla ortaya çıkan ve altını çizmek istediğimiz bir diğer husus, 74 kurumun şeffaf bilgileri paylaşmaktan kaçındığı ve süreci şeffaf yönetmediğidir. Bu da genel anlamda salgın süreci boyunca hem Sağlık Bakanı’nın hem de Milli Eğitim Bakanı’nın izlediği tutumlarının izdüşümüdür. Eğitim kurumlarından aldığımız koronavirüs pozitif ve temaslı sayısına bakarak diyebiliriz ki toplum sağlığı ciddi bir tehditle karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu tablonun asıl sorumluları, bilgileri ve verileri toplumla doğru ve şeffaf bir biçimde paylaşmayan, bilgileri gizleyerek salgının yayılımına neden olan yöneticilerdir.”

Eğitime ulaşım konusunda eşitsizliklerin arttığını belirten Çalık, ”Sosyoekonomik düzeye göre okullar arasında farklılıklar oluştuğunu, bölünmüş ve seyreltilmiş derslik uygulamasına rağmen bazı sınıf mevcutlarının pandemi şartlarına uygun olmadığını, ilçe milli eğitim müdürlerinin ve okul müdürlerinin keyfi uygulamalarının arttığını tespit etmiş bulunmaktayız. Eğitim Sen olarak dayatmaya dönüşen her türlü uygulamanın karşısında, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerimizin yanında durmaya ve gerçekleri söylemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus