İçişleri Bakanı Soylu ve Milli Savunma Bakanı Akar, Meclis’te Gara operasyonuna dair bilgi verdi: “Hayatını kaybedenler pikniğe giderken kaçırılmadı, devlet üstüne düşen her şeyi yerine getirmiştir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Irak’ın kuzeyinde düzenlenen Gara operasyonuna ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda milletvekillerini bilgilendirdi. Bilgilendirme öncesi iki bakan siyasi partileri ziyaret etti. İlk ziyaret Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yapıldı. Saat 12.00’de başlayan görüşme yaklaşık bir saat sürdü. Akar ve Soylu’ya, Kemal Kılıçdaroğlu‘nun odasına kadar Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Grup Başkanvekili Mehmet Muş da eşlik etti. İki bakan daha sonra ise İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘i, İYİ Parti Genel Merkezi’nde ziyaret etti. 

TBMM Genel Kurulu’nda 15.00’te başlayan özel oturumda Gara operasyonuna dair bilgi veren Süleyman Soylu, “Devlet burada üstüne düşen her şeyi yerine getirmişti, kimsenin kafasında bir soru işaret kalmayacak. Otopsi fotoğrafları şu an elimde” derken Hulusi Akar, “Hiçbir şehidimizin bugüne kadar kanı yerde bırakılmadı, bugünden sonra da bırakılmayacaktır” diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu’nda hem iki bakanın hem de muhalefet partilerinin yaptığı konuşmalarda öne çıkanlar ise şöyle:

“Mağara girişinde göz yaşartıcı gaz kullanılmıştır”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, operasyonun ayrıntılarına dair şu bilgileri verdi: “İçeriden ateş edilip, el bombası atılıyordu. Askerlerimiz de gerekli karşılığı veriyordu. Göz yaşartıcı gaz kullanılmıştır. Teröristlere teslim olmaları yönünde sürekli çağrı yapıldı. Daha sonra mağara içinde ilerleme sırasında geçitlerin ve demir kapıların olduğu görüldü. İlerleme zor oldu. Akşam saatlerine doğru birinci terörist ‘Ateş etmeyin teslim olmak istiyorum’ diyerek dışarı çıktı. İçeride yedi terörist, 12’si Türk vatandaşı biri yabancı 13 kişinin olduğu, 13 kişinin 05.45’te başlarına kurşun sıkılarak öldürüldükleri ifade edildi.”

“PKK, Erbil ziyaretlerimiz sonrası bazı yerlere operasyon bekliyordu”

Türkiye’nin Erbil ile temasları nedeniyle PKK’nın operasyonu beklediğini söyleyen Akar, o bölgedeki istihbarat faaliyetlerine devam edildiğini de açıkladı: “Erbil ziyaretleri sonrası bazı yerlere operasyon beklediklerini öğrendik. Teröristler tarafından mağara içinden ateşler yapıldı. Bir süre sonra bu ateş kesildi. Bu mağara operasyonu daha zor. Bilmediğiniz bir yer içinde askerin ilerlemesi gerekiyor. Bu zor şartlarda Mehmetçik kendisine verilen görevi başardı. Dikkatli ve güvenli şekilde teslim almaya dayalı bir şekilde operasyon yapıldı. 13 vatandaşımızın şehit edildiği bölgeye girildi. Giriş ve çıkış ve emniyete alındıktan sonra naaşlar çıkarıldı.  Şırnak’taki adli tıp imkanlarının yeterli olmaması nedeniyle şehitlerimiz Malatya’ya gönderildi. Operasyona iştirak eden unsurlarımız kademeli bir şekilde yurtiçine geldi. O bölgedeki istihbarat faaliyetlerimiz devam ediyor.”

“Devlet burada üstüne düşen her şeyi yerine getirmiştir” 

Akar’dan sonra söz alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, hayatını kaybeden vatandaşların kurtarılmaları için yapılanları şöyle anlattı: Bu çocuklarımızın hiçbiri pikniği giderken ya da operasyondayken kaçırılmadı. Bu çocuklar ailelerin yanındayken eşinin yanındayken kaçırıldı. Biz ailelere sadece vatandaş muamelesi yapmadık. Her üç ayda bir bu aileler ile görüştük. Kimlerin bu ailelerle PKK’ya alan açmak için nasıl görüştüğünü açıklayacağım. Cumhurbaşkanımızı ailelerle görüştürdük, ben de oradaydım. Cumhurbaşkanım talimat verdi, ‘Getirsinler sınırdan alalım, bir şey olmayacak.’ Devlet burada üstüne düşen her şeyi yerine getirmiştir. Biz bu evlatlarımızın ülkelerine ve ailelerine canlı kavuşması için ilk günden beri heyecan ve beklenti içindeydik. Dün o ailelerle nasıl konuşacağımızı kara kara düşündük.”

“Belçika numaralı telefondan ailelere telefon açtılar”

Soylu, operasyonun ilk gününde, kaçırılan kişilerin ailelerine Belçika’dan telefonlar edildiğini de söyledi. İnsan Hakları Derneği’ni (İHD) suçlayan Soylu, “Belçika numaralı telefondan ailelere telefon açtılar. ‘Bombalamasınlar’ dediler. Çocukları katlettikten sonra ölümlerinde de ailelerini istismar etmeye kalktılar. HDP, PKK, İnsan Hakları Derneği bildiriler ile ‘Devlet ve PKK suçludur’ diyorlar. Terör örgütü 6 bin 21 kişiyi katletti. İHD, o canı çıkasıca dernek bu katliamlara dair bir şey söyledi mi? dedi.

“Murat Karayılan’ı bin parçaya bölmezsek…”

Soylu sözlerine şöyle devam etti: “Bombalama yalanlarını bildiğimiz için, yaftalayacaklarını düşündüğümüz için, valiye ‘Hepsinin fotoğrafları çekilecek’ dedim. Aileleri bu evlatların yanına getireceksiniz. Kimsenin kafasında bir soru işaret kalmayacak. Otopsi fotoğrafları şu an elimde. Murat Karayılan’ı bin parçaya bölmezsek …”

“Bu çocuklarımızın hiçbiri pikniğe giderken kaçırılmadı”

“Çok şehit cenazesine katılıyorum ama bu kadar uzun bir süreçten sonra ailelerin bu metaneti, ortaya koydukları sabır dün ve akşam ve dün bir ders daha verdi. Bu çocuklarımızın hiçbiri pikniğe giderken kaçırılmadı. Bu olayın duyulduğu ilk andan itibaren AB ve ABD, PKK inşası ile gerçekleşen sosyal medya ile söylenenler bir amaç için söylendi. Hem acımız var hem de acımızı kanırtmak için söylediler.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adına konuşan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Soylu’nun “Bugün sabah gittik genel başkanlara bunu izah ettik bütün samimiyetimizle. Siz bu izahattan sonra Trump’tan bunları isteseydiniz diye sorarlarsa, yanınızdakilerden istemek için ne yaptınız da bu memleketin evladı olmayan Trump’tan istenmesini bekliyorsunuz” sözlerine tepki gösterdi. Özel şöyle konuştu: “Sayın genel başkana yapılan bilgilendirme ziyareti onun grup toplantısına istikamet çizemez. Sorunun meşruluğunu ortadan kaldırmaz. Beş tane soru vardır. Cevapları AKP Genel Başkanı Erdoğan’a sormuştur, cevaplarını da yarın beklemektedir.” 

“Bu yaşanan ölümlerin siyasi sorumluluğu iktidardadır”

HDP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç, iktidarı eleştirerek şunları söyledi: “Katliamı en sert biçimde kınıyoruz. Ölenlere rahmet ve ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Bu konuyu tartışırken geçmişte kopuk olarak ele almak mümkün değil. 1999 ile 2002 arasında 350 civarında kişi alıkonuldu. Bu süre boyunca hiç kimse ölmeden burnu bile kanamadan geri alınmıştır. Neden böyle olmuştur? Bu soruyu sormamız gerekiyor. Siyaset devreye girmiştir o yıllarda ve heyetler oluşturulmuştur. Bu heyetler farklı siyasi partilerden olmuştur. Diyalog ve ikna ile onların hepsini alıp geri gelmiştir. Bu heyetlerin içinde AKP’nin öncülü olan partilerden insanlar da yer almıştır. Bu sefer bu olmadı çünkü siz iktidar olarak siyasetin devreye girmesini engellediniz. Bu yaşanan ölümlerin siyasi sorumluluğu iktidardadır. Güvenlikçi politika ve uygulamalara o kadar kendinizi kaptırdınız ki diyaloğu devre dışı bıraktınız. Bu bir çözümsüzlüktür dedik ama size anlatamadık. Partimiz beş defa bu aileler bizi ziyaret etti. Aileler grup toplantımıza katılmıştır.” 

“İnatla barış elini uzatmaya devam ediyoruz”

Parti olarak barış elini uzatmaya devam edeceklerini belirten Oluç konuşmasını şöyle sürdürdü: “Barış olsun, bir tek ocağa ateş düşmesin. Bir tek gencimiz daha yaşamını yitirmesin ister Türk ister Kürt olsun bu mücadelede, Kürt sorununda demokratik ve barışçıl çözüm için adım atmaya hazırız. Türkiye’nin hiçbir sorununu şiddet yoluyla çözemeyiz. Şiddetsiz bir şekilde müzakere ve diyalog yoluyla bütün sorunlarımızı çözebiliriz. İnatla barış elini uzatmaya devam ediyoruz. Sadece iktidar değil muhalefete sesleniyorum, hep birlikte bu sorunu çözebiliriz. Sizin içinizden birileri güvenlikçi politikalarla bir sonuç alınacağını düşündüğü için bu politika ve uygulamalar sürdürülüyor.”

Süleyman Soylu’nun İHD için kullandığı ifadeleri eleştiren HDP Siirt Milletvekili ve Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş“Türkiye’deki kurumları, partileri ve odaları hedef göstermek kimseye fayda sağlamıyor” dedi.

“Daha cenazeler morgdayken HDP için ‘tercih yap’ denilmesi iktidarın bu olaya nasıl baktığını gösteriyor”

Partilerinin hedef gösterildiğini belirten Beştaş, “Biz burada Meclis olarak, dileğim HDP olarak ölümler siyaset malzemesi olmasın. Partimize yönelik Gare saldırılarını korkunç ve dehşet verici buluyorum. Daha cenazeler morgdayken HDP için ‘muhalefet tercih yap’ denilmesi iktidarın bu olaya nasıl baktığını gösteriyor. Bu Meclis çatısı altında olayın araştırılmasını istiyoruz. HDP ve seçmenini ayıran, seçmenimizin bizi hiç desteklemiyormuş gibi bize atıp tutuyorsunuz. Türkiye yurttaşlarına saldırıyorsunuz. Hakaret ve küfürlerinizi sadece bize değil bizi destekleyenlere de yapıyorsunuz. Biz uzaydan gelmedik. Gittiğimiz evlerde buradaki konuşmalarımızı anlatıyoruz. Bu konuşmalarımız halktan destek görüyor. Herkesin sözlerine ve yaklaşımlarına dikkat etmesi gerekiyor” dedi.

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, kaçırılan kişileri düzenli olarak kamuoyunun gündemine getirmeye çalıştığını belirterek iktidarı eleştirdi: “2015 yılında milletvekili oldum. Konuyu aynı hassasiyetle Meclis gündemine getirdim. Semih Özbey için ilk soru önergesini 2016 yılında verdim ancak Binali Yıldırım yanıt bile vermedi. Temmuz 2017’de yine Binali Yıldırım’a sordum, yine cevap alamadım. Eylül 2017’de Süleyman Soylu ve Nurettin Canikli’ye sordum. Ne Soylu ne Canikli cevap verdi.”

“Başarısız olduğunu cumhurbaşkanının ilan ettiği bu operasyonun hesabını kim verecek?”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da sert sözlerle eleştiren Bakan, “Dünya kendi askerini kurtarmak için her şeyi yaparken iktidar, Öcalan’dan mektup getirdi. Niye bu olanağı askerlerimiz için kullanmadı? Bu başarısızlığın hesabını bu millete vermek zorundasınız. Başarısız olduğunu cumhurbaşkanının ilan ettiği bu operasyonun hesabını kim verecek? Soylu ve Akar size soruyorum. Bu başarısızlığın hesabını empati yoksunu ‘şahsım’ verecek. Bırakın Ay’a gitmeyi bu utançtan ve ayıptan kurtulamayacaksınız” diye konuştu.

CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı AKP Rize İl Kongresi’nde yaşananları hatırlatarak, “AKP’ye oy veren annelerin vicdanına bırakıyorum. İktidar hesap sorma değil hesap verme yeridir” dedi.

“Büyük devletler mücadele ederken kayıplar verebilir ama büyük devletler stratejide ve istihbaratta hata yapma lüksüne sahip değildir”

İYİ Parti İzmir Milletvekili Musavvat Dervişoğlu, görüşlerini şöyle dile getirdi: “Bugün siyaset konuşacak değiliz. Meclis kürsüsünü polemikler için işgal etmek niyetinde değilim. Ben tarihe konuşuyorum, ister dinlerler ister dinlemezler. Bu zamana kadar söylediklerimiz dinlenmiş olsaydı bu sorunları yaşamaz olurduk. Bakanlara partilere ziyaretleri için teşekkür ederim. Bugün siyaset konuşacak değiliz aynı ama duyarlılığı herkesten beklemek bizim de hakkımız. Ortak acılardan ders çıkarmak ve kelimelerimize özen göstermek bizim açımızdan bir mecburiyettir ancak aynı hassasiyeti iktidar grubundan da bekliyoruz. İktidar grubundan bazılarının da ‘Keşke yapmasaydık’ dediği tarihi verileri Meclis kürsüsünden dile getireceğiz. Baktığınız ayna ile yüzleşmek zorundasınız. Türkiye terör belasıyla 37 yıldır uğraşıyor. Terörle mücadele etmek bütünlük ister. Bugün eleştirdiğimiz birtakım sivil toplum kuruluşlarını medet kapısı gördüğünüz dönemlerde olmuştur. Büyük devletler mücadele ederken kayıplar verebilir ama büyük devletler stratejide ve istihbaratta hata yapma lüksüne sahip değildir. Terörle mücadele sınama ve yanılma ile yönetilemez.”

“PKK ile dost olan da bizim düşmanımızdır”

“Bizim açımızdan PKK kanlı bir terör örgütüdür ve Türk milletinin düşmanıdır. Bu bölgede yaşıyorsanız bazı şeylere katlanacaksınız birtakım olayları kanıksayamayız. Karayılan’ı on bin parçaya bölün. Ona destek olanları da parçalayın.  Sonuna kadar arkanızda durmayan namerttir. PKK ile dost olan da bizim düşmanımızdır. PKK’ya düşman olmayanlar da bizim dostumuz olamaz.”

“Başarısız operasyonun sorumlusu kimdir?

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da AKP Rize İl Kongresi’nde yaşananları hatırlatarak, “Başlatılan operasyonda başarısızlığının sorumlusu kimdir? Suçlu psikolojisiyle ne yaptığınızı bilmiyorsunuz. Masal anlatmayın. Partinizin Rize kongresinde gülünecek bir şey mi var. 13 evlat gitmiş gülmek ne demek? Buna tahammül edemiyorum. Kabul edemiyorum. Operasyon başarısız olunca savunmak, anlatmak genelkurmay başkanına düştü” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus