İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu: “İktidar partisinin bir yöneticisi çıktı, bu ülkenin altı milyon vatandaşına ‘Allah belanızı versin’ dedi. Bu Türk siyasi tarihinde utançla hatırlanacak bir terbiyesizlik”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Akşener, konuşmasında AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki ve AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’i sert sözlerle eleştirdi.

Özhaseki’nin HDP’li seçmen için “Lanet olsun oylarına” sözlerini hatırlatan Akşener, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “O densiz genel başkan yardımcısını da hemen görevden alın” diye seslendi. İYİ Parti lideri, Özlem Zengin’in çıplak aramaya dair “Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez. Bu kurgusal bir harekettir” sözlerine ise “Kadın haklarını içine sindiremeyen erkekler yetmedi, bir de seninle mi uğraşacağız?” diyerek tepki gösterdi.

Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Akşener’den, HDP seçmeni için ‘Lanet olsun oylarına’ diyen Özhaseki’ye tepki: “Türk siyasi tarihinde utançla hatırlanacak bir terbiyesizlik”

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin, CHP ve HDP için kullandığı “Lanet olsun oylarına. Onların oylarının Allah belasını versin. Bunları her fırsatta söylemeliyiz” sözlerine çok sert tepki gösteren Akşener, Özhaseki’nin görevden alınması için çağrı yaptı. İYİ Parti lideri bu söylemin Türk siyasetinde bir ilk olduğunu belirtip, şöyle konuştu: “Bu yönetici çıktı, bu ülkenin altı milyon vatandaşına ‘Allah belanızı versin’  dedi. Milletine bela okuyan bir siyasetçi. Bu Türk siyasi tarihinde bir ilk. Bu Türk siyasi tarihinde utançla hatırlanacak bir terbiyesizlik. ‘Nereden nereye geldi Türkiye’, değil mi? Dün kendinden olmayana terörist diyen bu zihniyet, Bugün, işi iyice abartıp, kendine oy vermeyene bela okur hale geldi. Bir yandan Apo’nun mektubunu okutturup, elbirliğiyle teröriste güzellemeler yapacaksınız, Kırmızı bültenle aranan kardeşinin ayağına, devletin televizyonunu gönderip, röportaj yapacaksınız, Sonra çıkıp, sırf size oy vermiyorlar diye, bu memleketin insanlarına bela okuyacaksınız. Yazıklar olsun. İşin en acısı da ne biliyor musunuz? Bu şımarık, bu şuursuz davranışlarla, bölücü teröre hizmet ettiklerinin farkında bile değiller.”

“Böyle azgınlık, böyle izansızlık olmaz”

Özhaseki ve iktidarı eleştiren Akşener sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sırf vatandaşlık hakkını kullandı diye, kimseye suçlu muamelesi yapamazsınız. Böyle devlet yönetilmez. Buradan, başta Sayın Erdoğan’ı ve partisinin yöneticilerini, ciddiyete ve sorumluluklarının farkına varmaya çağırıyorum. Evet, işler sizin için kötüye gidiyor, biliyoruz. Evet, ateş bacayı sarmış, panik halindesiniz, görüyoruz. Evet, Titanik batıyor, farkındayız. Ama ne olursa olsun, böyle çıkışlar yapamazsınız. Sırf gündem yaratmak için, bu memleketin toplumsal dokusuna böyle zarar veremezsiniz. Böyle azgınlık, böyle izansızlık olmaz. Kendinize gelin. O densiz genel başkan yardımcısını da hemen görevden alın, partinizde mümkünse insan görmeyeceği, eline mikrofon verilmeyeceği bir yere koyun.”

“Cinsel tacize, tecavüze uğrayan kadınlar için, başvuru süresi mi var?”

Meral Akşener, AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin‘in çıplak aramaya ilişkin “Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez. Bu kurgusal bir harekettir” sözlerine de tepki gösterdi. Cinsel tacizin başvuru süresinin olmadığını belirten Akşener, şöyle konuştu: “Milletin vekili olduğunu iddia eden bir insanın sözlerine bakar mısınız? Bir iktidarın milletinden nasıl uzaklaştığına bakar mısınız? Şu utanmazlığa bakar mısınız? Gerçekten ibretlik. Bu arkadaşların, bilimle pek ilgileri olmadığını biliyoruz ama psikologlar, araştırmacılar diyor ki: ‘Kadınların yaşadığı travma ne kadar ağırsa, ortaya çıkması da o kadar zordur. Toplum baskısı ne kadar ağırsa, bu konuları konuşmak da o kadar zordur.’ Daha da ötesi, bu vizyonsuz arkadaşların dünyada olan bitenden de haberi yok. Bütün dünyada, kadınlara cesaret aşılayan bir ‘meToo’ hareketi var. 10 yıldır, 20 yıldır saklanan taciz olaylarının ortaya çıkmasına vesile oldu. Ama tüm bunlar, torunu yaşındaki bir kadın siyasetçiye, sırf kendinden değil diye, ‘vitrin süsü’ diyebilen bir genel başkan ve onun Meclis grup başkanvekilinin umurunda bile değil.”

“Kadın haklarını içine sindiremeyen erkekler yetmedi, bir de seninle mi uğraşacağız?”

Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne kadar acı. Oysa bizlerin görevi, kadınları, uğradıkları felaketlere karşı cesaretlendirmektir. Şikayet edeni onursuz ilan ederek, bir travma daha yaşatmak değildir. Cinsel tacize, tecavüze uğrayan kadınlar için, başvuru süresi mi var? Üç iş günü içinde şikayetçi olmayana, namussuz mu diyeceksiniz? Kadın haklarını içine sindiremeyen erkekler yetmedi, bir de seninle mi uğraşacağız? Zihniyetiniz batsın.”

“AKP ve matruşka gibi iç içe geçtikleri çeşitli boyutlardaki ortakları, devlet değildir”

Gara operasyonu sonrası iktidarın muhalefete yüklenmesini eleştiren Akşener, “Gara’daki, 16 şehit verdiğimiz kahreden olayın ardından, milletimizin gerçekleri bilme hakkı olduğunu dile getirmiştik. Milletimizin bu hakkını hatırlatınca, devlet ciddiyetiyle gereğini yapmak yerine, sözlerimizi devlete yapılmış bir saldırı olarak lanse ettiler. Talebin muhatabı ülkeyi yöneten hükümetti. Oysa onlar, muhatabı devlet saydılar. Çünkü kendilerini devlet sanıyorlar. Bakın, bu vesileyle önemli bir gerçeğin altını çizeyim, AK Parti ve matruşka gibi iç içe geçtikleri çeşitli boyutlardaki ortakları, devlet değildir. Devlet kanundur, devlet kurumdur” sözleriyle hükümete yüklendi.

“Senin artık milletimize verecek bir şeyin kalmadı”

Akşener, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ekonomi üzerinden de eleştirdi: “Millete gelince, cebinde akrep var. Müteahhidine gelince, ‘Buyur dükkan senin’ diyorsun. Devletin, o beş müteahhitten alacağı milyarlarca liralık kiradan vazgeçiyorsun ama utanmadan yokluk çeken milletimin kafasına çay atıyorsun. Ayıptır, yazıktır, günahtır. Seni o makamlara getiren, o kodamanlar değil, millettir millet! Senin artık milletimize verecek bir şeyin kalmadı. Bunu kabullen artık. İktidar olmayı, partinin ve şahsi iktidarının, ömrünü uzatmak zanneder oldun. Oysa bir iktidarın amacı, partisinin ve şahsının iktidar ömrünü uzatmak değil, kendisine her türlü makamı, her türlü imkanı veren milletine, hizmet etmek olmalıdır. Saraya kapanmış, milletine yabancılaşmış bir siyasetin, sonu gelmiş demektir.”

“Bu cefakâr millet, seni sandıkta Ay’a değil, eve gönderecek haberin olsun!”

“Siyaset tarihi, millet komşusuna gidemezken, ‘Ay’a gidiyoruz’  diyen, hayal tüccarlarının, hazin sonlarıyla doludur. Algı karın doyurmuyor Sayın Erdoğan. Siyaset iletişimiyle ay sonu gelmiyor. Yapay gündemler faturaları ödemiyor. Karar mercii, yalnızca millettir, sen bu kafayla gitmeye devam edersen, bu cefakâr millet, seni sandıkta Ay’a değil, eve gönderecek haberin olsun!”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus