“Boğaziçi Dayanışması hesabını yönettiği” suçlamasıyla tutuklanıp daha sonra serbest bırakılan üniversite öğrencisi Beyza Buldağ hakkında dava: 20 Tweet suçlama konusu yapıldı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Boğaziçi Dayanışması hesabını yönettiği iddiasıyla 7 Şubat’ta tutuklanıp 12 Şubat’ta itiraz üzerine serbest bırakılan üniversite öğrencisi Beyza Buldağ hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “suç işlemeye alenen tahrik etme” suçlamalarıyla hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. Buldağ’ın avukatı Özgür Urfa, iddianameyi Medyascope’a değerlendirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’ndan Cumhuriyet Savcısı Enes Kocakale’nin hazırladığı iddianamede, Boğaziçi Dayanışması Twitter hesabındaki 20 tweet suçlama konusu yapılarak Beyza Buldağ hakkında 18 aydan sekiz yıla kadar hapis cezası istendi. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti. Duruşma tarihi henüz belirlenmedi.

Beyza Buldağ’ın avukatı Özgür Urfa iddianameyi Medyascope’a şöyle değerlendirdi:

“Beyza ile ilgili suçlamalar herhangi bir hukuki mahiyet taşımıyor. Savcılık kendi siyasal görüşü ve ideolojik değerlendirmeleriyle dolu bir metin hazırlamış. Adına iddianame dedikleri bu metinde Tevfik Fikret şiiri, ‘Tutuklu öğrenciler serbest bırakılsın’ ve ‘Kayyum rektör’ tweetleri infial yaratıcı içerikli sayılıyor. Ülke çapında 750 kişinin gözaltına alınmasının hukuki sorumluluğu Beyza’ya yüklenmek isteniyor. Bu iddianameyle kamuoyuna ‘Kayyum rektörü kabul etmemek ve itiraz etmek suçtur’ mesajı verilmek isteniyor.”

20 tweet suçlama konusu yapıldı

Buldağ hakkındaki iddianameyi de Kâbe görseli soruşturmasında ikisi tutuklu yedi üniversite öğrencisi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamasıyla iddianame düzenleyen savcı Enes Kocakale hazırladı.

İddianamede, Boğaziçi Dayanışması hesabının kurucusu ve kullanıcısının Beyza Buldağ olduğu öne sürüldü. Bu hesaptan yapılan 20 paylaşım sıralandı.

Bu paylaşımlar arasında “Günlerdir bizleri aracı kanallarda hedef gösteren 12. Cumhurbaşkanına açık mektubumuzdur” başlıklı mektup, “Kayyum düzenine karşı Boğaziçi’le dayanışma sesleri Yunanistan‘dan yükseliyor! Yaşasın Öğrenci Dayanışması!”, tutuklu öğrenciler için “#AnılveŞilanaÖzgürlük” etiketiyle atılan tweetler de var.

Tevfik Fikret’in “95’e Doğru” şiirinden dizeler de iddianamede suçlama konusu yapılan paylaşımlar arasında yer aldı:

“Kopsun tahakküme eğilen baş kırılsın onu alkışlayan eller’ TUM AVUKATLARA ACIK CAGRIMIZDIR @CHDistanbul @ohd_istanbul @avdayanismasi @EzilenlerinHB #FakulteyiSarayaKur #YuregimizYetiyor #Arkadaslarimizilstiyoruz”

Beyza Buldağ, iddianamede yer alan savcılık ve sulh ceza hâkimliğine verdiği ifadelerde sosyal medya hesabının kendisine ait olmadığını, hesabı daha önce kullanıcı olarak kullandığını ancak hesabı daha sonra devrettiğini, suçlama konusu paylaşımları kendisinin yapmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini belirtti.

Protestolar için, “idari işleme karşı aksi yönde görüş bildirme boyutunu aştığı” iddiası

Savcı Kocakale, “12. Cumhurbaşkanına Açık Mektup” isimli paylaşımda “‘LGBTİ+’ olarak anılan bir sosyal kesime dair ve yakın tarihte gerçekleşen birtakım olaylar üzerinden gayri muayyen kişileri tahrik edici ibareler kullanıldığını” iddia etti.

Diğer paylaşımların ise “gayri muayyen kişileri aleni biçimde 2911 sayılı Kanuna Muhalefet etme suçuna teşvik edici ve halkın sosyal sınıf bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eder mahiyette olduğunu” öne sürdü.

Savcı iddianamede ayrıca, Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanmasına karşı yapılan protestoların “bir idari işleme karşı aksi yönde görüş bildirme boyutunu aştığını” savunarak şunları dile getirdi:

“Sosyal medya hesabında yapılan paylaşımlara konu eylem ve protestoların, 4 Ocak 2021 tarihi itibarıyla başlayan ve bir idari işleme karşı aksi yönde görüş bildirme boyutunu aşarak toplamda 192 adli işleme konu eylemin gerçekleştirildiği, 725 gözaltı koruma tedbirinin ve birçok tutuklama koruma tedbirinin uygulandığı bir toplu eyleme dönüştüğü de dikkate alındığında , bahse konu paylaşımların TCK 214/1 ve 216/1 maddeleri ile korunan kamu barışı ve güvenliğini tehdit eder nitelikte olduğu kanaatine varıldığı, bu suretle şüphelinin üzerine atılı TCK 214/1 ve 216/1 maddelerinde düzenlenen ‘Suç İşlemeye Tahrik’ ve ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’ suçlarını işlediğine dair kamu davası açmayı gerektirir yeterli şüphe bulunduğu…”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus