Muhalefet partisi üyeleri emekli generallerin Montrö açıklamasını değerlendirdi – HDP Milletvekili Garo Paylan: “Seçilmişlerle ilgili ahkam kesiyorlar ama seçilmiş milletvekilleri, belediye başkanları ve siyasetçiler hapse atıldı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope’tan Özgür Özdemir’e konuşan muhalefet partisi üyeleri, emekli amirallerin Montrö açıklamasına ilişkin farklı mesajlar veriyor. Açıklamaya dair tek ortak tutum ise hükümetin açıklama ile birlikte Türkiye’deki sorunları bir kenara atıp, ülke gündemini meşgul edeceği.

Emekli 103 amiral, Meclis Başkanı Mustafa Şentop‘un “Bir Cumhurbaşkanı Montrö’yü feshedebilir mi?” sorusuna “Teknik olarak evet” yanıtını vermesi ve Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı‘nın gittiği bir tarikat evinde sarık ve cüppe ile fotoğraflarının ortaya çıkması üzerine başlayan tartışmalarla ilgili bir açıklama yayımladı.

Hükümet yetkilileri ve Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bildiriye tepki gösterdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama ile ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında 14 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, 10 kişi gözaltına alındı. Emekli amirallerin ardından 98 eski milletvekili de sabah saatlerinde açıklama yaparak emekli askerlere destek verdi. 

Milletvekili Aytun Çıray: “Hükümet için suni bir gündeme ihtiyaç vardı

İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray, emekli generallerin açıklamaları sonrası “Bunun altına imzamı atıyorum” demişti. Medyascope’a konuşan Çıray, açıklamayı desteklediğini belirterek şöyle konuştu: “Açıklamayı çok dikkatli okudum, hangi gözlükle bakarsanız bakın, hangi dünya görüşünden olursanız olun o açıklamadan darbe iması çıkarmak için ancak kasıtlı olmanız gerekir. Türkiye, ekonomik ve sosyal açıdan zor günler geçiriyor. Hükümetin kötü yönetimi yüzünden koronavirüs vakaları arttı, aşı yapmayı başaramıyorlar dolayısıyla hükümet için suni bir gündeme ihtiyaç vardı. Bu nedenle bu açıklamaya darbe iması deniliyor.”

“Bu generallerin hepsi demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne bağlı insanlar”

Açıklamadan sonra muhalefet partilerinden farklı değerlendirmeler yapılmıştı. Çıray, muhalefetin neden bu açıklamaya karşı olduğunu anlayamadığını söyleyerek “Hükümet bu kötü yönetimini örtbas etmek istiyor. Geçmişte Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile birlikte yapılan Ergenekon operasyonuyla da bunu yapmışlardı. Muhalefet neden bu açıklamaya tepki gösterdi bilmiyorum” dedi.

Çıray, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu açıklamayı Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan emekli bir grup insanın ülkeye dair endişesi olarak değerlendiriyorum. Açıklamayı yapanlar, Montrö’yü ülke için temel direk olarak görüyorlar, tartışmanın yanlış olduğunu görüyorlar. Yine, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içine sızmış olan FETÖ’ye benzer oluşumlardan uzak durulması ve engellenmesini istiyorlar. ‘Anayasaya uyun’ çağrısı yapıyorlar. Bu açıklama anayasaya uyma çağrısı yapıyor, bunun darbeyle ne alakası var? Bu generallerin her birisi demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne bağlı insanlardır, en kısa sürede ifadelerinin alınıp serbest bırakılacaklarına inanmak istiyorum.”

Ali Mahir Başarır: “Sen kimsin? Haddin ve hududun ne?”

Emekli generallerin açıklamalarından önce Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop’un açıklamalarına bakılması gerektiğini belirten Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Şentop’a sert sözlerle yüklendi:

“Meclis Başkanı Mustafa Şentop bir televizyon kanalında, ‘Montrö Sözleşmesi’ni cumhurbaşkanı lağvedebilir’ demişti. Buradan ona sesleniyorum, Sen kimsin böyle bir açıklama yapıp Türkiye’yi böyle bir tartışmanın içine itiyorsun? Bu provokasyonu yapan Meclis başkanıdır. Her şeyden önemlisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı Kurtuluş Savaşı’nı taçlandıran Lozan ve Montrö anlaşmasını tartışmaya açmıştır. Burada sorgulanması ve yargılanması gereken kişi Mustafa Şentop’tur. Şentop’un yaptığı iğrenç açıklamayı tartışmayıp, emekli askerlerin açıklamasını tartışmak yanlıştır. Sen kimsin? Haddin ve hududun ne?”

“Gündemi değiştirmek için insanları linç ediyorlar”

Açıklamada darbe iması olmadığını söyleyen Başarır, imzası bulunan bazı generallerin televizyon kanallarında hükümete destek açıklamaları yaptıklarını hatırlatarak “O gün generaller Adalet ve Kalkınma Partisi‘ni (AKP) desteklerken biz bir şey demedik çünkü onlar ülkeye hizmet etti. AKP, Türkiye gündemini değiştirmek için bu insanları linç ediyor. Bu bir oyun, oyuna gelmememiz lazım” dedi.

Başarır, şöyle devam etti: “O metni kelime kelime okudum. Talimat ve darbe çağrıştıran bir tek kelime yok. Türkiye’deki gündemi değiştiriyorsunuz. Sabahın altısında emekli askerleri gözaltına alıyorsunuz. Bunlar silah bırakmış, benim gibi askerler. Bunlar görevde olan asker değil. Bir parça zekâsı ve beyni olan insan bunu anlamalı. ‘Bu askerler FETÖ’cü askerler gibi iç çamaşırlarıyla teşhir edilsin’ diyenler oldu. Bu insanların kimlerle ilişkisi olabilir?”

AKP yönetimi konjonktürel bir fırıldaktır

Katıldığı bir televizyon programında kullandığı sözler sonrası yaşadıklarını hatırlatan Başarır, “Hükümet gündemi değiştirmek için her şansı kullanır ve bu insanlara birtakım şeyler yapılabilir. 2 Aralık 2020’de söylemediğim bir söz yüzünden Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay bana ayar vermeye çalıştı. O gün ordu sevenler bugün neden bu masum metin yüzünden insanları gözaltına aldı? AKP yönetimi konjonktürel bir fırıldaktır. Söylemediğim bir söz yüzünden beni linç edenler, o gün ordu severdi. Bugün FETÖ ile mücadele eden ve hayatını riske atan kişilere darbeci diyorlar” diyerek Milli Savunma Bakanlığı’na tepki gösterdi. 

HDP’li Garo Paylan: “Her türlü darbe iması ve girişimine karşıyız

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan ise hükümetin açıklamaya yönelik sözlerine şöyle tepki gösterdi: “Ülkemiz derin bir kutuplaşma yaşıyor ve yönetilemiyor. Biz her türlü darbe iması ve girişimine karşıyız. Görevde olmayan generallerin düşünce içeren açıklamalardan bir mağduriyet çıkarma çabasını da doğru bulmuyoruz, herkes düşüncesini açıklayabilir. Mevcut iktidar sivil darbeci bir anlayışla herkesi cezaevine atıp ve bütün kurumları tarumar ederken kendileri darbeci bir kişilikle ortadayken başkalarına darbeci demelerini nafile görüyoruz.”

“Darbeci arayanlar aynaya baksınlar”

Paylan, HDP milletvekilleri ve seçilmiş belediye başkanlarını hatırlatarak “Türkiye yıllarca askeri vesayet altında yaşadı ancak şu an apoletlilerin vesayeti altında değil sivil darbecilerin vesayeti altındayız. Darbeci arıyorlarsa aynaya baksınlar, seçilmişlerle ilgili ahkam kesiyorlar ama geçen hafta Ömer Faruk Gergerlioğlu hapse atıldı. Yine seçilmiş milletvekilleri, belediye başkanları ve siyasetçiler hapse atıldı. ‘Seçilmişlere darbe yapılıyor’ demek riyakârlıktır. Türkiye’nin gerçek gündemi enflasyon, yoksulluk, işsizlik ve sefalettir, ülke bunlara yoğunlaşmalıdır. Bunları çözmenin yolu da demokratik bir gündeme geri dönmektir” sözleriyle hükümete tepki gösterdi.

Ayhan Sefer Üstün: “İnsanları tedirgin eden, düşüncesizce bir hareket”

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün ise açıklamaya ilişkin şöyle konuştu: “Her akşam emekli generaller televizyonlarda boy gösteriyorlar. Emekli generallerin bir konuda fikir beyan etmesi normaldir. Fakat burada anormal olan önceki yıllarda olduğu gibi bir açıklama yapılmış olması. Emekli generallerin bir araya gelerek gece yarısı bir açıklama ile TSK’ya da birtakım görevler hatırlatan mesajlar vermesi, yine TSK’nın birtakım eski huylarını kıpraştıracak söylemlerde bulunması insanları tedirgin eden, düşüncesizce bir hareket. Bu generaller, fikirlerini bir panelde konuşma yaparak açıklamış olsaydı kimseyi böyle tedirgin etmezdi.”

“Hükümet açıklamayı otoriterleşmenin bir aracı olarak kullanacaktır”

Açıklama sonrası hükümetin gösterdiği tepkiyi de eleştiren Üstün, hükümetin bu açıklamayı otoriterleşmenin aracı olarak kullanacağını düşündüğünü belirtti: “Diğer taraftan ise maalesef iktidar cenahı her olayı abartıyor. Bunu otoriterleşmenin bir aracı olarak kullanıyor. Örneğin, 15 Temmuz bir darbedir ancak ondan sonra iki yolumuz vardı. İlki demokrasiydi ancak iktidar otoriterleşmeyi tercih etti. Bunu bir araç olarak kullandı. Emekli generallerin yaptığı bu açıklamayı da otoriterleşmenin bir aracı olarak kullanacaktır.” 

“Darbe yapmak isteyenleri hapishaneye değil hastaneye göndermeliyiz”

Açıklama ile birlikte Türkiye’nin asıl gündeminin çarpıtıldığın düşünen Üstün, “Halkın işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk gibi can yakan gündemleri var. Bu düşüncesizce hareketler iktidara adeta bir pas veriyor. İktidar da bunu tepe tepe kullanıyor. İki tarafı da eleştirdiğimiz bir durumla karşı karşıyayız” dedi. 

Üstün, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Türkiye darbe yapılabilecek bir noktadan uzaklaştı. Darbe ihtimali son derece zayıfladı. Hem yasal tedbirler hem fiiliyatta birtakım tedbirler alındı. Ancak bu topraklarda bunu yapmak isteyenler çıkabilir, bunları tedavi etmek gerek. Bu çağda darbeyi düşünenleri hapishaneye değil hastaneye gönderip tedavi etmek gerekiyor.”

Metin Gürcan: “Açıklamanın Montrö ile ilgili kısımlarına tamamen katılıyorum”

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Kurucu Üyesi Metin Gürcan ise açıklamanın darbe iması taşıdığını söylemenin doğru olmayacağını belirtti.

Gürcan, şöyle konuştu: “Bu açıklamayı dikkatli okuduğum zaman bir darbe iması bulamadım ancak çok asker kokan bir dil var. Anayasanın 25. ve 26. maddeleri oldukça açık, bu sivil şahıslar düşüncelerini açıklayabilirler, bu anayasa tarafından korunuyor. Bu açıklama üzerinden darbeci ve darbe söyleminde bulunmak memlekete hayır getirmez. Daha demokratik görünümlü bir metin ortaya konulabilirdi. Açıklamanın Montrö ile ilgili kısımlarına tamamen katılıyorum.

Biz DEVA Partisi olarak Montrö’yü önemli bir ulusal güvenlik bir meselesi olarak görüyoruz. Hükümet, Kanal İstanbul rant projesinin önünün açılması için Montrö’yü tartışmaya açıyor.

Bu açıklamada Montrö ile ilgili kısımlara katılıyoruz. Bu açıklamada tek bir iletişim mesajı yok. ‘Laik cumhuriyet’ vurguları, tekkedeki general gibi söylemler kafa karıştırıyor. Açıklamada sivil denizciler de işin içine katılsaydı bu kadar tepki toplamayacağı kanaatindeyim. Bu asker kokan bir açıklama olmuş, sivil denizcilerin dahil olduğu direkt Montrö’yü ilgilendiren açıklama olabilirdi.”

“Açıklama hükümete kutuplaştırıcı siyaset yapma alanı açıyor”

Hükümetin bu açıklamayla Türkiye’yi haftalarca gereksiz bir tartışma içerisine sokacağını belirten Gürcan, “Açıklamanın içeriği kadar yöntemi ve zamanlamasını da doğru bulmuyorum. Açıklamayı yapan insanlar kıymetli isimler, böyle bir zamanda bu açıklama tam da hükümetin istediği gibi kullanabileceği mağdur psikolojisi üzerinden siyaset yapma alanı açıyor. Hükümet bazı değerler üzerinden kutuplaştırıcı siyasetin istediği ‘Benden misin ondan mısın?’ söylemi ile siyaset yapacak. Bunu kabul etmiyoruz. Genel başkanımız Ali Babacan’ın ‘haftanın düşmanı’ diye bir söylemi var. Bu açıklamayı yapanlar ve açıklamada bu panoya girdi. Açıklama ile hükümete epey bir malzeme çıkacak. Türkiye’nin gerçek sorunları işsizlik, enflasyon ve çiftçinin sorunlarıyken bu imzacılar ve açıklama üzerinden Türkiye’de haftalarca gereksiz bir tartışma dönecek” dedi.

“Türkiye’nin yakıcı sorunlarına cevap bulmaya ihtiyacı var”

“Türkiye’de askeriye içinde yeniden Ergenekon ve Balyoz tarzında bir operasyon olur mu?” sorumuza temkinli yaklaşan Gürcan, “Türkiye bu tarz şeyleri yaşadı. Türkiye’nin dikiz aynasına baktığımızda Balyoz, Ergenekon ve FETÖ operasyonlarını görüyoruz. Umarım Türkiye yine böyle bir sarmal içine girmez. Dikiz aynasına bakıp araç kullanılmaz. Türkiye’nin yakıcı sorunlarına cevap bulmaya ihtiyacı var” diye konuştu.  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus