Boğaziçi Üniversitesi’ndeki sergi davasında reddi hâkim talebi reddedildi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör ataması protestoları kapsamında açılan sergideki bir eser gerekçesiyle yedi öğrencinin “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması yapıldı. Öğrencilerin avukatlarının reddi hâkim talebi reddedildi.

Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör ataması protestoları kapsamında açılan sergideki bir eser gerekçesiyle, yedi öğrencinin “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

Protestolar kapsamında üniversitede açılan sergide yer alan, Kabe görseli yerine Şahmeran figürünün yerleştirildiği ve köşelerinde LGBTİ+ bayraklarını olduğu eser gerekçesiyle tutuklu yargılanan iki öğrenci 17 Mart’taki ilk duruşmada tahliye edilmişti.

Kağıthane Kaymakamlığı, duruşmanın görüleceği Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi çevresinde bir günlük eylem yasağı ilan ederken adliye çevresi polis barikatları ile çevrildi.

Duruşmada, davanın ilk duruşmasında bulunan hâkimin değiştiği görüldü. Üniversitede özel güvenlik görevlisi olan tanıklar dinlendi. Öğrencilerin avukatları reddi hâkim talebinde bulundu. Yeni mahkeme başkanı, reddi hâkim talebini reddetti.  Gelecek duruşma 17 Kasım 13.30’da yapılacak.

Özel güvenlik görevlisi tanıklar dinlendi:  “Bir gün önce Yeni Şafak’ta yayımlanmıştı” 

Öğrenciler bir önceki celsede duruşmalardan vareste tutulmuştu. Duruşmaya altı öğrenci avukatları ile katıldı. Duruşma, daha büyük bir salon olan 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı.

Özel güvenlik görevlisi olan tanıklardan Alparslan Ç., “29 Ocak’ta sergi düzenleniyordu. Sergide yer alan bir eser, bir gün önce Yeni Şafak gazetesinde yayımlanmıştı. Ondan dolayı resimle ilgili arkadaşlara söylemiştik. Bu tarzda resimler olursa bunlara müdahale edelim diye. Böyle bir resmin asıldığı söylendi bana. Resimle ilgili başka şikayetler de geldi, İslam dinine hakaret diye. Arkadaşları ikaz ettik, kaldırmadılar, ‘Burada öyle bir şey yok, açıklamayı altına ekledik, İslami değerlerle alakası yok’ dediler. Saat 17.00 gibi resmin kaybolduğunu duyduk. Üç arkadaş tutanak tuttular. Tutanağın işlem görmesi için güvenlikten birinin imzası olmalı dendiğini söylediler, ben de imza attım” dedi. Tanık Alparslan Ç., hâkimin sorusu üzerine eserin asıldığı anı görmediğini belirtti.

Öğrencilerin avukatlarından Levent Pişkin tanığa, eserin asılmasına ilişkin, sanık öğrencilerin isimlerinin de geçtiği  tutanaktaki imzasını gösterdi. Tanık imzanın kendisine ait olduğunu onayladı. Pişkin’in “Görmediğiniz olaya imza atmanın suç olmadığını bilmiyor musunuz? Kimin astığına tanık oldunuz mu?” sorusuna tanık, “tanık olmadığı” yanıtını verdi.

“İslam dinine aykırı olduğundan kaldırmalarını istedik”

Diğer özel güvenlik görevlisi tanık Faruk K. “Bana verilen talimatla asılan afişleri kontrol etmek için oradaydım. Kabe fotoğrafı üzerine dört bir yanında LGBT flaması ve Şahmeran figürü vardı. Öğrencilerdene, İslam dinine aykırı olduğundan [eseri] kaldırmalarını istedik” dedi.

Hakim, tanığın sanık öğrencilere bakmasını, öğrencilerin de maskelerini çıkarmalarını istedi. Avukatların böyle bir teşhis usulü olmadığından itiraz etmesine karşın hakim “Allah allah, sanıkları göstereceğim” dedi. Tanık, eseri astığını öne sürdüğü öğrencileri hakime gösterdi.

Avukat Pişkin’in “Hangi göreve, yasaya dayalı olarak İslam dinine aykırı olduğunu ve suç oluşturduğunu düşündünüz de uyarı bulunma ihtiyacı hissettiniz?” sorusuna ise tanık Faruk K. şöyle yanıt verdi:

“İslam dinini yaşayan bilir. Kabe fotoğrafı üzerinde LGBT flaması ve şahmeran flaması bana göre kabul edilebilecek bir şey değil. Müslüman olarak diyorum, bunu kabul etmiyorum. Rahatsızlık duydum, uyardım. Ben rahatsızlık duyduğum için değil, yanlış olduğunu söyleyerek uyardım.”

Avukat Özge Tokgöz, tanığın bugünkü beyanında iki öğrencinin eseri astığını gördüğünü söylemesine karşın emniyet ifadesinde buna dair beyanı olmadığını belirtti. Tokgöz, “Ezberletilmiş ifade ile gelip tarafmış gibi ifade vermesi benim vicdanımı rahatsız ediyor. Ezbere beyanları kabul etmiyorum” dedi. Avukatın “Hangi hadle, hangi hakla, hangi yetkiyle ‘bunları kaldırın’ dedin?” sorusuna ise savcı ve hâkim müdahale etti.

Hâkim bir başka avukatın, tanığın kendilerine yönelik bakışına dair sorusunu da yarıda kesip, avukatlara “Savaşta mıyız?” diyerek sesini yükseltti.

Avukatlardan reddi hâkim talebi

Tanığa yönelik sorularının ardından öğrencilerin avukatları reddi hâkim talebinde bulundu.

Avukat Levent Pişkin, “Savunmaya yönelik tutumunuzdan, parmak sallamanızdan, tanığın yönlendirilmesinden, tanığa sorulan sorulara yönlendirerek cevap vermenizden, yüzleştirme işleminin kanuna aykırı olmasından, kanuna aykırı teşhis işlemine dayanarak tanığa soru sorduğunuzdan dolayı hâkimin reddini talep ederiz” dedi.

Mahkeme başkanı, reddi hâkim talebini reddetti. Bu hususta karar verilmesi için talebin İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus