Sedat Pişirici ile Ekonomi Tıkırında (126): Avara kasnak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İktidar sözcüleri sürekli başarı öyküleri anlatırken ekonomik veriler tersini söylüyor. Ekonomi Tıkırında’nın 126. yayınında Sedat Pişirici, iktidarın iddiaları ve reel ekonomik gelişmeler arasındaki “avara kasnak” ilişkiyi değerlendirdi.

İktidar sözcülerine bakılacak olursa bu ülkede son 100 yılda yapılamayanlar bu iktidar döneminde başarıldı, milleti kalkındırıldı, memleket şahlandırıldı, iktidarın adil yönetimi sayesinde ülke mutlu ve huzurlu insanların yaşadığı bir yeryüzü cennetine dönüştü. Yine iktidar sözcülerine bakılacak olursa bu üstün başarıları kıskanan, Türkiye’nin dünya lideri olmasını istemeyen dış ve iç güçler, iktidarın önünü kesmek için ellerinden geleni yaptılar, yapmaya da devam ediyorlar.

Bakın işte en son elektriğe %15, doğalgaza %12-20 zam yaptılar. Tüketici fiyatları enflasyonunu %17,5’e, gıda fiyatları enflasyonunu %20’ye, üretici fiyatları enflasyonunu %43’e çıkarttılar. Merkez Bankası faizini %19’a yükselttiler, kim bilir önümüzdeki çarşamba daha ne yapacaklar! Dolar kurunu 8,5 liranın, avro kurunu 10 liranın üzerine çıkarttılar.

İki buçuk yıldır da memleketteki işsiz sayısının 4 milyonun altına inmesini engelliyorlar. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bugün yayınladı Mayıs 2021’de memleketteki işsizlik oranı %13,2 işsiz sayısı da 4 milyon 237 bin olmuş. İşsizlik nisan ayına göre oran olarak %0,6, sayı olarak 265 bin azalmış ama mayısta istihdam edilenlerin oranı 0,4 puanlık azalıp %43,8, sayısı 216 bin kişi azalarak 27 milyon 844 bin kişi olmuş. Yani bir kez daha hem işsizlik azalmış hem de istihdam.

Mayıs 2021’de işsizlik oranı %13,2 ama geniş işsizlik oranı da %27,2. Yani geniş işsizlik, işsizliğin iki katı. Dört gençten birinin işsiz olması hali mayısta da değişmemiş. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre iki puan azalmış ama yine de %24.

TÜİK verilerine göre mayıs ayında istihdam edilenlerin sayısı nisana göre tarım sektöründe 312 bin kişi, sanayi sektöründe 57 bin kişi azalmış. TÜİK yarın da mayıs ayının sanayi üretimi verilerini açıklayacak. Bakalım çalışanı 57 bin kişi azalan sanayide üretim ne durumda.

Mayıs ayında istihdam edilenlerin sayısı nisana göre inşaat sektöründe 24 bin kişi, hizmet sektöründe ise 129 bin kişi artmış.Türkiye’de istihdam edilenlerin %6,6’sı inşaatta, %16,9’u tarımda, %21,3’ü sanayide, %55,2’si ise hizmet sektöründe çalışıyor.

Kabaca bakılacak olursa denilebilir ki mayısta işsizliği hem oran hem sayı olarak bir miktar azaltan hizmet sektörü olmuş. Ama nasıl olmuş da olmuş o da merak konusu. Neden derseniz, Türkiye koronavirüs salgını nedeniyle 14 Nisan 2021 tarihinden itibaren kısmen, 29 Nisan 2021 tarihinden itibaren tamamen kapanmıştı. Memleket ancak 17 Mayıs’ta, o da kısmen açıldı. Taa ki 1 Haziran’a kadar. Bu sürede restoran, lokanta, kafeterya ve pastaneler sadece gel-al ve paket servi hizmeti verebildi. Gazino, taverna, birahane, nargile kafeler, sinemalar, kahve, kafe, kıraathane, dernek lokali, çay bahçesi, internet kafe, oyun salonu, bilardo salonu, halı saha, yüzme havuzu, spor salonları, hamam, sauna ve masaj salonları, lunaparklar kapalıydı. Marketler zaten hep açıktı. Ne oldu da mayısta hizmet sektöründe çalışanların sayısı 129 bin kişi arttı? Millet 1 Haziran’daki tam açılışa mı hazırlandı? Kafalar karışık!

Ama AKP Genel Başkanı ve 12. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kafası karışık değil. 8 Temmuz’da, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında konuşurken, kendi açısından meseleyi net olarak ortaya koymuş, “Gezi olaylarındaki amaç neyse ekonomimize yönelik saldırılardaki amaç da odur” demiş. Yani ekonomimize saldırıyorlarmış. Kim saldırıyormuş? Onu net olarak söylememiş.

“15 Temmuz darbe girişiminin gerisindeki sinsi gaye ile ekonomimizi krize sokma planlarındaki hedef aynıdır” demiş. Yani ekonomideki kötü gidişi de FETÖ’ye bağlamış. Tam da bağlamamış ama bağlar gibi yapmış. Denize düşen yılana, krize düşen FETÖ’ye sarılır gibi olmuş.

“Önümüzdeki dönemde salgının küresel düzeydeki seyrine, ekonomideki gelişmelere ve diğer hususlara bakarak milletimiz için ilave destek adımları atabiliriz” demiş. Yani ilerde ekonomi bugünkünde kötüye giderse destek var, gitmezse yok. Bundan önceki kötü günlerin üzerine ise bir bardak su içeceğiz.

“Dünyanın en güçlü ülkeleri arasına girmek için 2023 virajını kazasız belasız dönmemiz gerekiyor. Bu bakımdan 2023 seçimleri çok önemli hale gelmiştir” demiş. E biz zaten dünyanın güçlü ülkelerinden biri değil miydik? Bu nedenle herkesler bizi kıskanmıyor muydu? Ne oldu da birden “dünyanın en güçlü ülkeleri arasına girmeyi hedefleyen” bir ülke olduk?

Cevap sanki Erdoğan’ın yine aynı konuşmada sarf ettiği şu cümlede saklı gibi: “İstikametini kaybetmiş, avara kasnak gibi dolaşanlara bu memleketi teslim edemeyiz.”

İstikametini kaybetmiş, avara kasnak gibi dolaşanlar… Avara kasnak nedir bilir misiniz? İşi, bir hareketi ya da enerjiyi bir noktadan alıp diğerine aktarmaktan ibaret olan, kendisi herhangi bir iş ve eylem üretmeyen kasnak. Aracı bir kasnak. Avare bir kasnak.

Erdoğan çok doğru söylemiş. Bu memleket, gerçeklik ile bağını kaybetmiş, bugün söylediğini yarın değiştiren, asla sorumluluk üstlenmeyip suçu hep görünmez düşmanlara yıkan avarelere teslim edilemez.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus