AÖF bütünleme sınavlarına PCR pozitif ve temaslı kişilerin çağrılmasına tepki büyüyor: “Birçok insanın hayatı tehlikeye atılıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF), 4 Eylül Cumartesi günü yapılacak bütünleme sınavlarının yüz yüze yapılacağını, sınavlara temaslı ve PCR testi pozitif olanların da girebileceğini ancak bu öğrencilerin ayrı sınıflarda sınava alınacağını açıkladı. AÖF’ün bu kararına tepkiler büyüyor. Medyascope’a konuşan AÖF öğrencileri, kayıt sırasında kendilerinden HES kodu istenmediğini vurgulayarak, “Mevzuata uyulmuyor. Halkın sağlığı riske atılıyor” dedi. Üniversite yönetiminin örgün eğitim sınavlarını çevrimiçi yapıp AÖF sınavlarını yüz yüze yapmasının adaletsizlik olduğunu söyleyen öğrenciler arasında sınava girmekten vazgeçenler de var.  

İçişleri Bakanlığı dün (31 Ağustos) 81 ile PCR testi genelgesi gönderdi. Genelgede aşı sürecini tamamlamayan 18 yaş ve üzerindeki kişilerden 6 Eylül’de başlayacak yüz yüze eğitim öncesi PCR testi isteneceği belirtildi. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) ise 4 Eylül Cumartesi günkü bütünleme sınavlarının yüz yüze yapılacağını, sınavlara temaslı ve PCR testi pozitif olanların da girebileceğini ancak bu öğrencilerin ayrı sınıflarda sınava alınacağını açıkladı.

AÖF’ün açıklamasının ardından sosyal medya üzerinden tepki gösteren öğrenciler, üniversite yönetiminin halkın sağlığını riske attığını söyledi. Medyascope’a konuşan AÖF öğrencileri, alınan tek önlemin koranavirüs teşhisi konan ve temaslı olan kişilerin farklı sınıflarda sınava girmesi olduğunu belirterek, bunun dışında hiçbir koruma önleminin alınmadığını, temaslı kişilerle, sağlıklı kişilerin aynı mekanı kullanması ve aynı havayı soluyacak olmasının göz ardı edildiğini söyledi.

“Bir sürü insanın hayatı tehlikeye atılıyor”

Medyascope’a konuşan AÖF Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi Sevinç (*), AÖF’ü genel olarak çocuğu olan veya çalışan insanların tercih ettiğini belirterek, “Örgün eğitimin sınavları çevrimiçi oluyor ancak açık öğretimin bütünleme sınavları yüz yüze yapılıyor. Resmen inat uğruna bir sürü insanın hayatı tehlikeye atılıyor. AÖF öğrencileri olarak, yaklaşık iki aydır mücadele ediyoruz ancak okul yönetimi öğrencileri umursamadan kararlar alıyor. AÖF’ün iki buçuk milyon öğrencisi var ve üniversite iki buçuk milyon öğrenciyi umursamadan kararlar alıyor” dedi. 

“Fakülte sekreteri ‘Koronavirüs pozitif olanlar şahsi araçlarıyla gelsin’ diyor ama herkesin şahsi aracı yok”

AÖF’ün sınavlarda uygulanacak sağlık tedbirlerine dair sadece koronavirüslü hastaların özel sınıflarda sınava gireceğini açıkladığını belirten Sevinç, koronavirüs pozitif ve temaslı kişilerle aynı yerde bekleyip aynı kapıdan sınav merkezlerine alınacaklarını söyledi. Sevinç şöyle devam etti:  

“Yetkililerin sınavlarda uygulanacak sağlık tedbirlerine dair yaptıkları tek bilgilendirme koronavirüslü hastalarla aynı okulda, ancak farklı sınıflarda sınavlara gireceğimiz oldu. Koronavirüs pozitif kişiler okullara gelene kadar zaten birçok kişiyle temas edecekler, okula girerken aynı kapıdan geçeceğiz, aynı polisler kontrolü sağlayacak bu şartlarda kendimizi nasıl koruyacağız? Bana bildirilen sınav yerine ben iki araçla gidebiliyorum o süre içinde koronavirüslü biriyle temas edebilirim, bunun tespitini nasıl yapacaklar. Fakülte sekreteri koronavirüs pozitif olanlar şahsi araçlarıyla gelsin diyor, herkesin şahsi aracı yok ve okul yönetimi bunun tespitini yapamaz.”

“Benden hiçbir aşamada HES kodu istenmedi” 

Sınava kayıt yaptırırken kendisinden HES kodunun istenmediğini belirten Sevinç, “Sınava kaydımı yaparken hiçbir aşamada benden HES kodunu istemediler. Sınav merkezine girmeden önce HES kodunu isteyecekler ancak biz zaten temaslı ve koronavirüs pozitif kişilerle aynı kapıdan gireceğiz. Ayrıca koronaya yakalanmış ancak test yaptırmamış bir sürü insan var bunların takibini yapmak imkansız. Bu bütünleme sınavı hayatlarımızı değiştirecek bir sınav değil altı üstü beş ders bütünleme sınavı. Bu ısrarın nedenini anlamak çok zor” diye konuştu.  

“Koronavirüs pozitif ve temaslı kişiler aynı sınıfta sınava girecek” 

AÖF İlahiyat Fakültesi öğrencisi Ayşe Gürpınar da okul yönetiminin örgün eğitimin sınavlarını çevrimiçi yapıp açık öğretimi yüz yüze yapmasının adaletsizlik olduğunu vurguladı:  

“AÖF’ün yaptığı adaletsizlik. Örgün öğrencilerin bütün sınavları çevrimiçi yapıldı ancak AÖF sınavları ağustosta yapılacakken ertelendi, sınav ücretleri artırıldı ve son olarak sınavlara temaslı ve koronavirüs hastaları çağrıldı. Ben bebeğimi iki ay erken doğurmuş bir anneyim, bebeğimin bağışıklık sistemi çok düşük. Evime öz annemi dahi alamıyorum, eşim çalışıyor ve o bile eve gelmiyor. Ben bebeğimi şimdi riske atıp nasıl sınava gireceğim? Milyonlarca öğrenci arasından hasta olup test yaptırmayan kişilerde aynı ortamı paylaşamam.” 

“Sınava gidebilmek için üç otobüs değiştirecek olanlar var” 

Gürpınar, “Yapılan bu adaletsizliğe bütün yetkililer susuyor. Bizler Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öğrencileri gibi değiliz. Kimimiz anne kimimiz baba; kimimiz köylü kimimiz şehirli. Sınava gidebilmek için üç otobüs değiştirecek arkadaşlarımız var. Ben sınava girmeyeceğim, hiçbir şey bebeğimin sağlığından önemli değil. Sınav için yatırdığımız 910 TL çöpe gitti” diye ekledi.

“Korona ve temaslılar farklı sınıfta girecek fakat bizler aynı okul bahçesinde bekleyip aynı polis aramasından geçeceğiz”

Koronavirüs hastalarının ve temaslıların sınava çağrılmasına tepki gösteren Gürpınar, “AÖF yaptığı açıklamada, koronavirüs hastaları ve temaslıları sınavlara şahsi araçları ile çağırdı. Köyde, uzak yerde oturan bir insan arabası yoksa kiminle gidecek sınava? Sınava dair aldıkları tek tedbir korona ve temaslılar farklı sınıfta girecek fakat bizler aynı okul bahçesinde bekleyip aynı polis aramasından geçeceğiz. Çıkışta yine aynı kapıdan çıkacağız, nereden bileceğiz bir yerlere dokunmadıklarını bize bulaşmayacağını” diye konuştu. 

“Mevzuata uyulmuyor, halkın sağlığı riske atılıyor”

AÖF Dış Ticaret Bölümü öğrencisi İhsan Bayözen fakülte yönetiminin kararına şöyle tepki gösterdi: “İzmir’de sınav sadece Ege Üniversitesi’nde yapılacak ve üniversiteye giden sadece bir metro var. Sınava koronavirüs pozitif ve temaslılar da çağrıldı. Aynı metroya binip, aynı kapıdan sınava gireceğiz. Korona olmamamız neredeyse imkansız. Bizler kadar ailelerimiz de tehlike altında. Mevzuata uyulmuyor. Halkın sağlığı riske atılıyor. Bu durum ne sağlık açısından ne de adalet açısından kabul edilebilir. Ayrı sınıflarda girmemiz hiçbir şeyi değiştirmez. Aynı toplu taşımaya bineceğiz. Aynı kapıdan gireceğiz. Aynı kantinde oturacağız. Aynı kapıdan çıkacağız.” 

(*) Röportaj yaptığımız kişinin ismi değiştirilmiştir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus