Dilek Dayar davası: Sirkeci Postanesi’ndeki iş cinayetinde üç sanığa “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan hapis cezası verildi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul-Sirkeci Postanesi’nin restorasyonu sırasında restoratör Dilek Dayar’ın (23) iskeleden düşerek ölmesiyle ilgili davada karar açıklandı. Üç sanık,“bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan hapis cezasına çarptırıldı. Dayar ailesinin avukatları mahkemenin kararını “İş cinayetinin üstü örtülemedi” diyerek değerlendirdi.

Dilek Dayar, “Büyük Postane” olarak bilinen, İstanbul-Sirkeci’deki tarihi PTT binasının restorasyonunda çalışırken, 26 Temmuz 2018’de iskeleden düşerek hayatını kaybetti. Işık Üniversitesi Mimari Restorasyon Bölümü mezunu olan ve iş hayatına yedi ay önce atılan Dilek Dayar, hayatını kaybettiğinde 23 yaşındaydı. Yağmurlu havada işin yapılmaması gerekirken Dayar çalışmaya devam ediyordu. Dayar’ın çalıştığı iskele ile bina duvarı arasında 30 santimetre olması gereken mesafe ise 110 santimetreydi.

“Başka kazalar yaşanmaması için en yüksek cezanı verilmesini talep ediyorum”

Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 5. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davanın karar duruşması dün (16 Eylül) yapıldı. Mahkemede söz alan Dilek Dayar’ın abisi Sedat Dayar, “Mahkeme dosyasında alınan üç raporda da sanıkların kusurları tek tek sayılmıştır. Ama nasıl bu sanıklar karşımıza geçip ‘Biz bütün önlemleri aldık’ diyebilmektedir? Bu cesareti nerden almaktalar, neye güveniyorlar? Biz aile olarak çok mağduruz. Giden canımız geri gelmeyecek, acımız dinmeyecek ama başka kazalar yaşanmaması için en yüksek cezanın verilmesini talep ediyorum” dedi.

“Sanıkların kusurları taksir boyutunu aşmıştır”

Sanıkların bu kazayı engelleyebilecek yetki ve bilgiye sahip olduğunu belirten ailenin avukatı Sevgi Evren, şunları söyledi:

İskelenin standartlara uygun yapılmaması, iskelede güvenli geçiş alanlarının olmaması, iskelenin periyodik kontrollerinin yaptırılmaması, iş güvenliği uzmanının yazılı uyarılarına rağmen iskelenin düzeltilmemesi, Dilek’in yüksekte çalışma ile ilgili bir eğitim verilmeden yüksekte çalıştırılması, olay günü havanın yağışlı olması nedeniyle işin tatil edilmesi gerekirken çalışmaya devam edilmesi gibi sebepler kazanın oluşumunda etkili olmuştur. Bunlarla ilgili sanıkların tamamı hem işbaşı öncesi yapılan risk değerlendirmesi sebebiyle hem kazadan dört ay evvel tutulan iskele kontrol raporuyla hem de iş güvenliği uzmanının yazılı bildirimiyle haberdardır, bilgi sahibidir ve eksiklikleri düzeltebilecek konumdadır. Kazanın oluşabileceğini öngörmüşlerdir, öngördükleri halde müdahale etmemeleri sebebiyle olası kast ile hareket etmişlerdir. Sanıkların kusurları taksir boyutunu aşmıştır, sanıkların olası kasttan cezalandırılmasını ve tutuklanmalarını talep ediyoruz.”

Üç sanığa “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme, “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan Karacan Grup şirketinin sahibi ve şantiye şefi Ahmet Rauf Karacan’a üç yıl dört ay, Adım Restorasyon İnşaat Şirketi’nin sahipleri Adnan Karadeniz’e dört yıl beş ay 10 gün, Muharrem Özcan’a da dört yıl beş ay 10 gün hapis cezası verdi. Mahkeme, sanıklara verdiği cezayı Türk Ceza Kanunu’nun 22/3 maddesi uyarınca artırdı ve ertelemedi. Mahkeme İmran Karadeniz ve iş güvenliği uzmanı Gökhan Yılmaz’ın ise beraatına hükmetti.

Avukatlardan açıklama: “Bu cinayet göz göre göre işlenmiştir, tüm sanıklar olası kasttan ceza almalı”

Dayar ailesinin avukatları ise mahkeme kararına ilişkin yaptıkları açıklamada, sanıkların “olası kast” suçundan ceza almaları için üst mahkemeye itiraz edeceklerini belirtti. Açıklamada şöyle denildi:

“Arkadaşımızın hayatına mal olan ihmaller zinciri göstermiştir ki gerek şirket sahipleri gerekse PTT yönetimi bu kazanın yaşanmasını engellemek adına hiçbir önlem almamışlardır. Dosya kapsamı göstermişti ki bu cinayet göz göre göre işlenmiştir. Savcılık tarafından taksir sevk maddesiyle başlatılan yargılamada sanıkların bilinçli taksirle hareket ettiklerine dair karar verilmesi iş cinayetlerinde cezasızlık politikalarına karşı verilen mücadeleler sonuncunda önemli bir kazanımdır. Aile ve avukatlar olarak sanıkların tamamının ceza alması için ve olası kastla hareket edildiğinin ispatlanması sebebiyle olası kastla ceza almalarının sağlanması için üst mahkemeye itiraz edeceğiz.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus