Squid Game dizisi çocuklar üzerinde olumsuz etkilere neden oluyor – Uzman Klinik Psikolog Deniz Bozunoğulları: “Squid Game dizisi her yaştan insan tarafından tanınır ve bilinir olmasıyla birlikte uygun olmayan şeyler yaşanmaya başlandı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yaklaşık 94 ülkede Netflix’in en çok izlenen 10 içeriği listesinde yer alan “Squid Game” dizisinin çocuklar üzerindeki etkisi tartışma konusu oldu. Dizi, yayınlandıktan kısa süre sonra sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. Güney Kore yapımı dizi Türkiye’de de ilk ve ortaokul çağındaki çocuklar arasında oldukça popüler. İzlenirliğinin yaygınlaşmasıyla birlikte çocuklar, dizide oynanan oyunları kendi aralarında oynayarak, şiddet sahnelerini canlandırıyor. Psikologlar ve sosyal medya üzerinden tartışan aileler, dizideki “kırmızı ışık yeşil ışık” oyununu oynayan öğrenciler arasında şiddet olaylarının yaşandığını belirtiyor. Popülerliğinin yanı sıra, çocukların oyun kavramlarını değiştirecek algılara yol açtığı ve şiddeti özendirdiği için diziye tepki de büyüyor.

“Squid Game”in çocuklar üzerindeki etkisine dair Medyascope’a konuşan Çocuk ve Ergen Psikoterapisti Ceylan Nur Akgün, “Şiddete ilişkin topyekûn bir tavır konulmalı ve bununla ilgili eğitim verilmeli” dedi. Uzman Klinik Psikolog Deniz Bozunoğulları ise “Ebeveynler ve öğretmenler çocuklara, kimsenin kimseye şiddet uygulamaması gerektiğini hukuk ve çocuk hakları üzerinden anlatmalıdır” diye konuştu. 

Popüler kültürün içinde yer alan “Squid Game” gibi şiddet içerikli dizilerle ilgili ebeveynlerin çocuklarla konuşması ve çocuklara dizide geçen olaylar hakkında anlaşılır bilimsel açıklamalar yapması gerektiğini belirten Çocuk ve Ergen Psikoterapisti Ceylan Nur Akgün, çocukların bilgisayar, tablet ve telefon kullanımlarının sınırlı olması gerektiğini söyledi. Çocukların dijital ayak izlerinin ebeveynler tarafından kontrol edilmesi gerektiğini belirten Akgün, Medyascope’a şu değerlendirmeyi yaptı:  

“Özellikle ilkokul çağındaki çocukların bilgisayar, tablet ve telefon kullanımı anne baba gözetiminde ve sınırlı saatlerde olmalı çünkü internette çocukların karşısına ne çıkacağını bilmiyorsunuz. Çocuklar sadece şiddet içerikli reklamlara değil, pornografiden çocuk istismarına kadar çok fazla reklama maruz kalabiliyor. Bir süre sonra ise çocuk, internet dünyasına dalıp gidiyor. Bu nedenle anne baba denetiminde olmalı. Şiddet içerikli görüntüler tabii ki hiçbir şartta kabul edilmiyor. Ergenlik çağında olan daha genç çocuklar ise kendi ilgi alanlarını seçebildiği bir internet kullanımına sahip olmalı. Çocuklar, kontrol ve yasaklardan ziyade medya okuryazarlığı konusunda bilinçlendirilmeli. ‘Squid Game’ dizisi de bu yaşlardaki çocukların ilgi alanına giren bir yapı. Ebeveynler çocuklarıyla filmler üzerine konuşmalı.”  

“’Squid Game’ gibi popüler kültürün içinde olan dizi ve oyunlar için ebeveynlerin alternatifler fikirler üretmesi gerekir” 

“Squid Game” dizisinde oynanan şiddet içerikli çocuk oyunlarının ergenler ve çocuklar üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çeken Akgün, ailelerin zararlı bulduğu içerikleri çocuklarına izletmeseler dahi çocukların, popüler kültürün içinde yer alan “Squid Game” gibi dizileri çevrelerinden duyacağını ve oradaki oyunları oynayacağını söyledi. Akgün, ebevenlere şu tavsiyelerde bulundu:

En güzel yöntem, rol modellerin alternatif fikirler geliştirmesi. Bundan kasıt yasaklamak, izletmemek değil çünkü çocuk için yasak olan şey daha çekici bir hale gelecektir. Zorbalık ve şiddetle ilgili okullarda eğitimler verilmeli. Bu sadece okula düşen bir görev de değildir. Mesela erkek çocuk için şiddet içeren oyunlar anlaşılabilir geliyor ve erkek çocukların şiddet uygulaması normal karşılanıyor. Hatta erkek çocuk bu davranış biçimine uymadığında çevresi tarafından pısırık görülüyor. Şiddete ilişkin topyekûn bir tavır konulmalı ve bununla ilgili eğitimler verilmeli.” 

“Şiddete sıfır tolerans konusunda sorumluluk alınmalı ve harekete geçilmeli” 

Akgün’e göre sosyal medyayı yasaklamak da bir çözüm değil: “Teknoloji dışında bir alternatif varsa bu da tercih edilir. Fakat burada sosyal öğrenme diye bir durum var. Özellikle ilkokul çocuklarında. Aileler çocuklarını eleştiriyorlar fakat kendileri çocuklarından daha fazla sosyal medya kullanıyor. Hal böyle olunca çocuktan bunu talep etmenin anlamı kalmıyor. Pratik öneriler ve sınırlı tutmak sağlanabilir fakat tamamen yasaklamak doğru ve mümkün değil. En başta model olmak gerekir. Bu tarz akran zorbalığını ve şiddet olaylarını çocuklar üzerinden değerlendirmemek gerekir. Öncelikle aileyi incelemek ve aileyi dönüştürmek gerekir.” 

“Dizi üzerinden meydan okumalar yapılıyor ve uygun olmayan şeyler yaşanıyor”

Uzman Klinik Psikolog Deniz Bozunoğulları, çocukların dijital ayak izlerinin takip edilmesi, “Squid Game” gibi şiddet içerikli dizilerin neden izlenmemesi gerektiğini ebeveynlerin çocuklarıyla konuşması gerektiğini söyledi. Bozunoğulları, bu görevin sadece ebeveynlere ait olmadığını, eğitimcilerin ve medyanın da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:   

Yetişkinlerin en çok zorlandığı alanlardan biri çocukların hangi kanalları izlediği, nerelerde hesapları olduğudur. Netflix’te veya diğer sosyal mecralarda çocuk ayarının açık olup olmadığının takip edilmesi gerekiyor. Sürekli bir kontrolden bahsetmiyoruz ama bütün bu platformlar için sağlıklı bir internet kullanımı ve koruma programları kullanılmalı. ‘Squid Game’ dizisinde oynanan oyunlardan biri olan kırmızı ışık yeşil ışık, çocuklar arasında çok popüler. Aslına bakarsanız bizim kültürümüzde de buna benzer oyunlar var. Yakar top, tilki tilki saat kaç gibi. Ancak bunların sonu şiddetle bitmiyor. Ama diğer yandan Türkiye’de simit diye bir oyun var. Ebe olan çocuk nefesi yetene kadar simit diye bağırır ve eğer birini yakalayamazsa grup, onu döver ve ebe değişir. Aslında bu oyun kırmızı ışık yeşil ışık oyunuyla benzer. Bu tür şiddet içerikli oyunlar birçok yerde var. Ancak ‘Squid Game’ dizisi daha farklı. Dizide bir sistem eleştirisi var ama dizinin sonunda görüyoruz ki oyunlar aslında sınırsız para kazanmış kişilerin hayatlarını renklendirmek için yaptıkları bir şey.”

“Kimsenin kimseye şiddet uygulamaya hakkı yoktur” 

İnsanların eline bir güç geçtiği zaman şiddete meylettiğini söyleyen Bozunoğulları, “Kişi eline bir güç geçtiğin bu gücü kötüye kullanmazsa kendisinin zarar göreceğini düşünür. Bu nedenle hayatta kalma içgüdüsü ile elindeki gücü kötüye kullanır. Dizideki ve gerçek hayattaki oyunlar ise bu anlamda çok boyutlu bir şekilde ele alınması gerekir” dedi. Ebeveynlerin çocuklarıyla ev ortamında dizi ve filmlerdeki şiddet olaylarına dair sohbet etmesi gerektiğini belirten Bozunoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:  

Aileler çocuklarına, ‘Böyle bir film varmış ve bunun oyunları çocuklar tarafından oynanıyormuş. Haberlerde gördüm. Sen bunu izledin mi, arkadaşlarınla bu oyunları oynuyor musunuz, oyunun sonunda ne gibi şeyler oluyor? Ben oyuna baktım yaş sınırı var ve ben bunu gördüğüm zaman senin güvenliğin hakkında endişe ettim. Kimsenin kimseye şiddet uygulamaya hakkı yoktur’ diyerek konuşulabilir. Aileler, şiddet sahnelerine ilişkin çocuk haklarından ve hukuki süreçlerden bahsedebilir.” 

“Güçlü olmak, baskın olmak, zorbalığı yapan olmak her zaman başarı getirmiyor”

“Squid Game” dizisinde sistematik bir şiddet olduğunu söyleyen Bozunoğulları, bunun çocuklar üzerindeki olası etkilerini şöyle anlattı:

Oyuncuların kendi arasında da bir şiddet olduğunu görüyoruz. Bunu tek boyutlu değerlendirmemiz gerekiyor. En temelde vermek istediğimiz vurgu şu, fiziksel özelliklerine göre kişilerin farklı yetenekleri olur. İnsanın biricikliğini unutmamamız gerekiyor. Her birey, her konuda çok iyi olmak zorunda değil. Hepimiz çok başarılı ve güçlü olmak zorunda değiliz. ‘Squid Game’ dizisinden bir örnek vermek gerekirse bir oyunda herkes güçlüyü yanına almak istiyor ancak güçlü kişileri yanına alanlar kaybediyor. Güçlü olmak, baskın olmak, zorbalığı yapan olmak her zaman başarıyı getirmiyor. Örneğin şeker oyununda bambaşka bir taktikle oyun kazanılıyor. Çocuklara herkesin biricik olduğunu, herkesin yeteneklerinin başka olduğunu ve her zaman bir yarış içinde olmadığımızı, bazen paylaşarak hayatta kalabildiğimizi aktarmamız gerekiyor.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus