Hrant Dink 15 yıl önce öldürüldüğü yerde anıldı: “Seni toprağa verirken buradan yükselen isyan susmadı, susmayacak”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 15 yıl önce bugün öldürüldüğü İstanbul-Şişli’deki eski Agos binasının önünde anıldı. Anmada konuşan Rakel Dink, “Seni toprağa verirken buradan yükselen isyan ve itiraz sesi susmadı, susmayacak. İşçiler, kadınlar, öğrenciler, köyler yine direnişte. Herkesin olanı, kimsenin olmayanı, ‘benim’ diyenden koruyorlar. Bir gün yine birleşip sel olup akacaklar” dedi.

Fotoğraflar: İbrahim Yayan

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, öldürülmesinin 15. yılında İstanbul Şişli’deki Sebat Apartmanı’nın önünde anıldı.

“Hrant’ın Arkadaşları” grubunun çağrısıyla her yıl olduğu gibi saat 15:00’te bir araya gelen yurttaşlar, “Hrant için, adalet için”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Hrant’ın hesabı sorulacak” sloganları attı.

“15 eksik yıl” yazılı bir pankartın asıldığı apartmanın balkonundaki konuşmalardan ilkini, 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Nâzım Özgün Afşin (20) yaptı.

Nazım Özgün Afşin, konuşmasına Dink öldürüldüğünde beş yaşında olduğunu belirterek başladı ve şöyle devam etti:

“Ben aklım erdiğinden beri her 19 Ocak’ta bir söz verdim ve o sözü daima tutacağım. Unutmam, vazgeçmem. Ben bu ülkenin geleceği için çok endişelenen ama sözünü söylemekten hiç sakınmayan milyonlarca gençten sadece biriyim. ‘Buradayız, vazgeçmiyoruz Ahparig!’ demek için, Hrant amcam için, adalet için, barış için, ayrımcılıktan uzak bir yaşamda, özgür, demokratik, adil ve barış içinde bir Türkiye hayalimiz için mücadele etmeye devam edeceğim.”

Rakel Dink gençlere seslendi

Daha sonra konuşan Rakel Dink de eşi Hrant Dink’i “Sesin hâlâ kulağımızda” diyerek andı.

Geçen 15 yılda Türkiye’de yaşananları hatırlatan Dink, “15 yıl oldu. 15 eksik yıl. O günün çocukları Nâzım gibi büyüyorlar. Çözemediğimiz her sorunu onların omuzlarına yıkıyoruz. Gelecek korkuları ve hayalleriyle, büyüklerinin acı dolu mirası arasında sıkışıyor çocuklar. Ya kendilerine ya başkalarına zarar veriyorlar. Oysa bir araya gelip su gibi aksalar karşılarında hiçbir şey duramaz” dedi.

Yine yıkılacaklar”

“Bu dünya ne zorbalar, ne zulümler gördü. Gün geldi hepsi yıkıldı. Devirler değişti. Ne sultanlar, ne padişahlar, ne krallar yıkıldı. Yine yıkılacaklar” diyen Dink, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Köyde çeşmenin başında, köprünün başında, silahıyla durup, gelenden geçenden haraç alana eşkıya derlerdi. Sonra silahları kâğıt parçalarının ardına sakladılar. Adlarına devlet dediler, şirket dediler. Kağıtlarda kendi koydukları kanunlar yazılıydı. Biz inandık, siz inanmayın çocuklar. Kimsenin olmayana ‘benim’ diyene inanmayın! Herkesin olana, ‘benim’ diyene inanmayın! Bu topraklarda yükselen her itiraza ‘dış güçler’ dediler. Doğru. Sizin içiniz onların dışıdır. Sizin içiniz yandığında onlar hep dışarıda duman var dediler, pencerelerini kapattılar.”

Gezi’yi andı

Rakel Dink, Gezi Parkı eylemleri boyunca yaşananları da hatırlatıp “Gezi direnişinde gençler önce yaşadıkları şehri korumaya çalıştılar, sonra zulme uğrayan dostlarını korumak için çoğaldılar. Ona da dış mihrak dediler, terör dediler, şu dediler, bu dediler. Çocuklarımızın gözleri çıkarıldı, gaza, zehirli suya boğuldu. Çocuklar öldürüldü. Kimdi terör estiren?” diye sordu.

Dink, hapisteki gazetecilere, hak savunucularına ve siyasetçilere dair de şunları söyledi: “Dostlarımızı yıllarca hapislerde bekletiyorlar. Birini salıp birini alıyorlar. Saçma sapan gerekçelerle, yalanlarla… Artık gerekçe bile uydurmuyorlar, ‘öyle işte’ deyip alıyorlar. Ülkenin her derdine koşan genç avukatları aldılar, gazetecileri aldılar, Osman’ı da Bircan’ı da aldıkları gibi… ‘Kürdüm’ diyen her siyasetçiyi aldılar. İstiyorlar ki silahlar konuşsun, insanlar konuşmasın. Yine kendi dillerini dayatıyorlar. Ama umudu söndüren olmayalım.”

Dink, sözlerini “Seni toprağa verirken buradan yükselen isyan ve itiraz sesi susmadı, susmayacak. İşçiler, kadınlar, öğrenciler, köyler yine direnişte. Herkesin olanı, kimsenin olmayanı, ‘benim’ diyenden koruyorlar. Bir gün yine birleşip sel olup akacaklar” diyerek sonlandırdı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus