“Kazı İzleri” sergisiyle 10 bin 500 yıllık tarih güncel sanatla yeniden yorumlandı

Orta Anadolu’nun bilinen en eski köyü Aşıklı Höyük’te kazı çalışmaları 32 yıldır devam ediyor. 13 yerli ve yabancı sanatçı, Aşıklı Höyük’ten ilham alarak “Kazı İzleri” sergisinde buluştu. Sergi, 4 Şubat 2022’de İstanbul’daki tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda ziyarete açıldı. Fırat Arapoğlu ve Gary Sangster’in küratörlüğünü üstlendiği sergide yer alan eserler, sanatçıların Aşıklı Höyük kazı alanındaki deneyimlerinden izler taşıyor. 25 Şubat’a kadar açık olan sergiyi, küratör Fırat Arapoğlu, Aşıklı Höyük Dostları Derneği Başkanı Ferhat Boratav, sanatçı Şahin Domin ve Ahmet Rüstem Ekici ile konuştuk.

Aksaray’ın Gülağaç ilçesindeki Hasan Dağı ile Melendiz Çayı arasında yer alan Aşıklı Höyük, Orta Anadolu’nun bilinen en eski köyü. 10 bin 500 yıllık tarihe sahip Aşıklı Höyük’te kazı çalışmaları 32 yıldır devam ediyor. Çalışmaları desteklemek, kültürel mirasın özellikle yerel halk tarafından benimsenmesini, korunmasını sağlamak ve kazı alanının tanınırlığını artırmak için çalışan Aşıklı Höyük Dostları Derneği’nin girişimiyle 10 bin 500 yıllık tarih, çağdaş sanatçılarla “Kazı İzleri” sergisinde buluştu.

Sergi 25 Şubat’a kadar İstanbul’da ziyarete açık 

25 Şubat 2022’ye kadar İstanbul’daki tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda ziyaretçilerini bekleyen “Kazı İzleri” sergisinde Özgül Arslan , Eva Bosch , Şahin Domin, Ahmet Rüstem Ekici, Leyla Emadi , Stephen Farthing, Murat Germen, Osman Nuri İyem, Blanca Moreno, Dillwyn Smith, Hakan Sorar, Anita Taylor ve Emre Zeytinoğlu’nun eserleri yer alıyor. Serginin küratörlüğünü ise Fırat Arapoğlu ve Gary Sangster üstleniyor.

Aşıklı Höyük Dostları Derneği’nin “Sanat ve Arkeoloji Projesi”, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği’nin mali desteği ile hayata geçirilen “Ortak Kültür Mirası: Türkiye ve AB Arasında Koruma ve Diyalog-II (CCH-II) Hibe Programı” kapsamında destekleniyor. Universitat Autònoma de Barcelona (UAB) ve University of Dundee (UD) ile birlikte planlanan ve yürütülen disiplinler arası proje ile sanat, tarih, sanat tarihi, arkeoloji ve antropoloji bir araya getiriliyor. Proje kapsamında, farklı ülkelerden sanatçıların ürettiği eserler, Aşıklı Höyük’teki yaşamı ve insanlık tarihindeki önemli gelişmeleri güncel sanatla buluşturuyor.

Eserler İspanya ve İskoçya’da da sergilenecek 

Aşıklı Höyük Dostları Derneği Başkanı Ferhat Boratav, “Bu sergi projesiyle Aşıklı Höyük’ü arkeolojiyle, sanat tarihiyle, güncel sanatlarla ve antropolojiyle ilgilenen kesimlere ama daha da önemlisi, bu toprakların kültür mirasında çok da iyi bilinmeyen bir dönemi insanlara tanıtmayı amaçlıyoruz. Sergi İstanbul’dan sonra İspanya’nın Barselona ve İskoçya’nın Dundee şehirlerini de ziyaret edecek. Türkiye tarihi ve kültürel mirasını Avrupa düzeyinde anlatacağız” dedi

Bilime ve olguya dayalı bilimsel çalışmayla, yaratıcılığa ve duyguya dayalı sanatı bir araya getirmeyi amaçladıklarını dile getiren Boratav, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aksaray’da hâlâ Aşıklı’ya gelmemiş pek çok insan yaşıyor. Bu tür arkeolojik kazı alanlarının her şeyden önce orada yaşayan insanlar tarafından sahiplenilmesi, bilinmesi gerekiyor. Halbuki genellikle bakış açısı şöyle oluyor: Buraya kaç turist gelir. Bundan ziyade önemli olan o yörenin insanı geliyor mu, biliyor mu bu çok önemli.”

Sergideki eserlerin, sanatçıların Aşıklı Höyük’ün tarihi üzerine entelektüel ve sanatsal sorgulamaları sonucunda ortaya çıktığını anlatan küratör Fırat Arapoğlu, “Sergi, beş ülkeden 13 sanatçının Aşıklı Höyük kazısı ile süregelen ilişkileri üzerinden şekillendi. Bu sergi, iki yıllık bir çalışmanın neticesi. Bu sayede kazı çalışmaları sanat aracılığıyla belgelenerek, bulgular farklı temalarla yeniden ortaya çıkıyor” diye konuştu.  

Türkiye’de bu tarz sergilerin çok örneği olmadığını dile getiren Arapoğlu, bireysel olarak sanatçıların arkeolojik kazı alanlarından etkilenip sergiler açtığını ya da arkeolojik kazı alanlarının görünür olması için fotoğraf projesi gibi çeşitli etkinlikler düzenlediğini söyledi.

Arkeolojiye kuir bir bakış 

Ahmet Rüstem Ekici, Hakan Sorar ile birlikte ürettiği “Katmanlar” ve “Figurine Non” eserleriyle ilgili şunları söyledi:

“Çalışmalarımızın bazında toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsiyetleri tek bakışta atamamız ve arkeolojik verilerin yorumlanmasıyla ilgili birtakım sorular var. İşlerimizde arkeolojiye daha kuir bir bakış sunmaya çalıştık. Sergide oluşturduğumuz parçalarla ilgili artırılmış gerçekliği kullanıyoruz. Çünkü artırılmış gerçeklik tıpkı arkeoloji gibi, var olan şeyi başka bir şeye dönüştürme şansı veriyor.” 

Sergide eserleriyle yer almanın çok farklı ve güzel bir deneyim olduğunu aktaran Şahin Domin de şunları söyledi: “Heykeli Rize’de, doğduğum şehirde yaptım. Giden, gideceği yerde ne yapacağını bilmeyen, tek sermayesi kendi bedeni olan, alet edevattan yoksun başka bir medeniyet kurma, yaşama çabasında insanı temsilen figüratif bir heykel yaptım.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus