Bağcılar’daki cinayetin ardından Türkiye’de uyuşturucu kullanımı yeniden gündemde: Uyuşturucuyla mücadele politikası yeterli mi, raporlar ne söylüyor, hangi önlemler alınmalı?

İstanbul-Bağcılar’da uyuşturucu bağımlısı olduğu belirtilen Ali S., annesi Havva S.’yi bıçakla öldürdü. Bağcılar’da medyana gelen bu olay Türkiye’deki madde bağımlılığı ve uyuşturucu ticareti sorunlarını tekrar gündeme getirdi. Peki raporlar Türkiye’deki uyuşturucu ticaretine ilişkin ne söylüyor, uyuşturucuyla mücadele politikaları yeterli mi, hangi önlemler alınmalı?

Türkiye’de giderek yaygınlaşan madde bağımlılığı özellikle yoksul kesimleri tehdit ediyor. Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) tarafından 2021’de “Yoksul Semtlerde Madde Kullanımının Yaygınlaşması Raporu” hazırlandı. İstanbul’un Bağcılar ve Sultanbeyli ilçelerinde orta öğrenim çağında çocuğu olan ebeveynler arasında yapılan araştırmaya katılan ailelerin yüzde 51,8’i yaşadıkları bölgede uyuşturucu bağımlılığı sorunu olduğunu belirtiyor.

Dosya: Uluslararası uyuşturucu ticareti ve Türkiye

Medyascope’a konuşan Temiz Toplum Derneği Genel Başkanı Bilal Ay, Bağcılar’da meydana gelen olaya ilişkin düşüncelerini şöyle aktardı:

“Bağcılar’da yaşanan hadise birkaç zafiyeti de ortaya koydu. Birincisi tedavi metotlarında atılması gereken adımların eksik kaldığı, ikincisi ailenin bir bağımlıyla ilişkilerini hangi şekilde ve hangi şartlarda devam ettirmesi gerektiği, üçüncüsü de bir bağımlının tedavi sürecinden sonra belli periyotlarda takip edilmesi gerektiği.”

“Görüntülerin yayınlanması bir hata”

Olay anına ilişkin görüntülerin sosyal medyada yayınlanmasına tepki gösteren Bilal Ay, diğer bağımlı ailelerinin görüntülerden etkilenebileceğinin altını çizdi.

Ay, bağımlı ailelerinin çocuklarına olan bakış açılarının değişebileceğini belirterek, “Görüntülerin yayınlanması çok büyük bir hataydı, bunun üzerinden bağımlı ailelerinin psikolojisini de düşünmeliyiz. Dün o habere şahitlik eden aileler zihinlerinde, ‘Bizim çocuğumuz da uyuşturucu kullanıyor bu tehlike bizim kapımızı da çalar mı, bizim çocuğumuz da bize zarar ver mi’ diye düşünebilirler. Bunu düşünürlerse çocuklarına olan bakış açıları, ilgileri değişebilir, mücadele ruhu ortadan kalkabilir” dedi.

Uyuşturucu ticareti ve Türkiye

Avrupa ve Ortadoğu pazarlarına uyuşturucu geçişinde Türkiye’nin rolü büyük. Kolombiya polisi, 9 Haziran 2020 tarihinde Buenaventura Limanı‘nın kargo terminalinde yaptığı bir baskında, 4 bin 900 kilogram kokain ele geçirdi. Kolombiya Savunma Bakanı Carlos Holmes Trujillo değeri 265 milyon dolar olan kokainin varış yerinin Türkiye olduğunu açıkladı.

Panama’nın Balboa Limanı’nda 6 Mayıs 2021’de, muz taşıyan kasaların içine gizlenmiş 616 paket uyuşturucu ele geçirildi. Panamalı yetkililerin açıklamasına göre uyuşturucu yüklü konteyner Ekvador’un Bolivar Limanı‘ndan yola çıktı. Son varış noktası Türkiye’deki Mersin Limanı’ydı.

Uluslararası kuruluş olan Global İnitiative Against Organized Crime (‘Organize Suça Karşı Küresel İnisiyatif’), 2021’de yayımladığı “The Cocaine Pipeline to Europe” (Avrupa Kokain Hattı) raporunda Latin Amerika ve Afrika’dan gelen kokainin yolcu uçakları yoluyla İstanbul’a, Latin Amerika’dan gelen kokainin kargo gemileri yoluyla Kocaeli, İzmir ve Mersin’e geldiğini anlatıyor.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin “2021 Dünya Uyuşturucu Raporu” verilerine göre de Türkiye, en fazla kokainin yakalandığı ülke olarak birinci sıradayken, en çok eroinin ele geçirildiği üç ülkeden biri konumunda.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nden uyuşturucu raporu

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın yayımladığı “2022 Türkiye Uyuşturucu Raporu”na göre ise Türkiye’de 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 44,9 artışla 2 ton 841 kilogram kokain ele geçirildi. Yakalanan eroin miktarı da bir önceki yıla oranla yüzde 61,1 arttı. 2021’de Türkiye’de 22 ton 202 kilogram eroin yakalandı.

2021’de ele geçirilen asetik anhidrit miktarı ise bir önceki yıla göre üç kat artarak 36 ton 253 litreye ulaştı. Metamfetamin miktarı da yüzde 32,8 artarak 5 ton 528 kilogram oldu.

“Hem arz hem de talep ortadan kaldırılmalı”

Bilal Ay uyuşturucu ile mücadelede yürütülen operasyonlara dikkat çekerek, “Bunu rant haline getirenler var, bu bir pazar. Çocuklarımızı tuzağa çekiyorlar. Kolluk kuvvetlerimizin ciddi çalışmaları var ama bir mücadele ortaya konacaksa bu sadece arzı ortadan kaldırılarak başarılamaz. Talebi de ortadan kaldırmanız lazım” dedi.

Uyuşturucu ticareti yapan kişi veya kişilerin aldığı cezalara dikkat çeken Bilal Ay şöyle konuştu:

“Uyuşturucunun ticaretini yapanlar cezalarını yatıp çıktıktan sonra serbest kalıyor. Yine aynı tehlikeyle karşı kaşıya kalıyoruz. ‘Rehabilite ve tevkifevleri’ oluşturulmalı. Uyuşturucu ve bağlı suçlardan hüküm giyenler cezalarının bir bölümünü burada tamamlamalı.”

Türkiye’de AMATEM sayısı: 26

81 ili olan Türkiye’de, Türkiye Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünce hizmet sunulan toplam 704 yatak kapasiteli 26 AMATEM (Alkol ve Madde Tedavi Merkezi) ve toplam 89 yatak kapasiteli 6 ÇEMATEM (Çocuk Ergen Alkol Madde Tedavi Merkezi) bulunuyor.

Temiz Toplum Derneği Genel Başkanı Bilal Ay, AMATEM’lerdeki yatak kapasitesinin yetersiz olduğunu belirterek tedavi sürecine ilişkin “Önce randevu almanız lazım, yatarak veya ayakta tedavi yöntemleri var. Yatarak tedavi için yatak bulmanız lazım, zor bir süreç” dedi.

“AMATEM’lerde takip sistemi oluşturulmalı”

AMATEM’lerin sayısının yetersiz olduğunu belirten Ay, takip sistemi oluşturulmasının önemine dikkat çekti: “AMATEM’e gelen çocuklarla ilgili takip sistemine ihtiyaç var. ‘Çocuk tedavi olduktan altı ay sonra ne oldu, çocuk veya aile ne yapıyor, çocuk tekrar uyuşturucu kullanmaya başladı mı, başladıysa neden başladı?’ bunlarla ilgili veri oluşsaydı Bağcılar’daki durum olmazdı. Bağımlıların takip edilmesi lazım.

Bilal Ay tedavi yöntemlerinin değişmesi gerektiğini düşündüğünü dile getirerek şöyle devam etti: “Yıllardır çocuklarımıza tedavi metodu olarak sunulan sistemin netice getirmediğinin farkına varılarak yeni metotların oluşturulması gerekiyor” dedi.

Bilal Ay, alınması gereken önlemleri ve yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

  • “Alternatif tedavi metotları üretilmeli,
  • Sağlık kuruluşlarının sayısı ve niteliği artırılmalı,
  • Rehabilite süreci inşa edilmeli,
  • Ailelere profesyonel destek sağlanmalı.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus