GAMOH lideri Çehregani Medyascope’a konuştu: “İran’da bağımsız bir Türk devleti kurmak istiyoruz”

İSTANBUL (Medyascope) – İran’daki Türklerin haklarını savunduğunu belirten Güney Azerbaycan Millî Uyanış Hareketi (GAMOH) lideri Mahmutali Çehregani ve oğlu Alparslan Çehregani Medyascope’a konuştu. Çehreganiler, hareketin silahlı olmadığını vurgularken, İran’daki Türklerin kimlik ve dil haklarının sistematik biçimde kısıtlandığını öne sürdü; Alparslan Çehregani İran’da “bağımsız bir Türk devleti kurmak” istediklerini söyledi.

GAMOH lideri Çehregani Medyascope'a konuştu: İran'da bağımsız bir Türk devleti kurmak istiyoruz
GAMOH lideri Çehregani Medyascope’a konuştu: “İran’da bağımsız bir Türk devleti kurmak istiyoruz”

Haber özeti:

  • Güney Azerbaycan Millî Uyanış Hareketi (GAMOH), İran’daki Türklerin kültürel ve toplumsal haklarını savunmak için örgütlenmiştir.
  • Mahmutali Çehregani, GAMOH’un silahlı bir oluşum olmadığını ve faaliyetlerinin toplumsal bilinç oluşturma üzerine kurulu olduğunu belirtti.
  • Alparslan Çehregani, bağımsız bir Türk devleti kurma hedefi doğrultusunda çalıştıklarını ifade etti.
  • GAMOH, İran’daki Türk kimliğinin yok sayılması ve sistematik dışlamaya karşı mücadele etmektedir.


İran’ın kuzeybatısında yaşayan Azerbaycan Türklerinin durumu ve bu topluluğun siyasi talepleri, uzun süredir tartışma konusu olurken, 1990’lı yıllardan beri İran’da Türk kimliğine yönelik faaliyetler yürüten ve Güney Azerbaycan Millî Uyanış Hareketi lideri olan Mahmutali Çehregani ile oğlu Alparslan Çehregani Medyascope’a değerlendirmelerde bulundu.

GAMOH nedir, Mahmutali Çehregani kimdir?

Tam adıyla Güney Azerbaycan Millî Uyanış Hareketi (GAMOH), İran’da 35 milyon Türkçe konuşan nüfus bulunduğu iddiasıyla, ülkedeki Türkleri kültürel açıdan bilinçlendirmeyi, Türk kimliğinin varlığını güçlendirmeyi ve İran Türkleri için bireysel, kültürel ve toplumsal haklar talep etmeyi amaçlayan bir oluşum olarak tanımlanıyor.

1995’te öncülü, Çehregani’nin öğrenci hareketlerinden gelerek kuruldu; 2003’te ise GAMOH ismini aldı. GAMOH’un lideri Mahmutali Çehregani İran’da 7 yıl cezaevi ve ev hapsi cezası yattı. İran’da cezaevinde girdiği 63 günlük ölüm orucunun ardından, Amnesty International’ın girişimleriyle cezaevinden çıktı. Cezaevinden çıktıktan sonra Türkiye ve Azerbaycan’da kalamadığı için Amerika’da yaşıyor.

İran rejimi, Güney Azerbaycan Millî Uyanış Hareketi’nin siyasi parti olarak faaliyet göstermesine izin vermediği için hareketin bir “teşkilat” olarak faaliyet yürüttüğü belirtiliyor. Mahmutali Çehregani’nin Medyascope’a aktardığına göre ise GAMOH, silahlı bir oluşum değil.

GAMOH lideri Çehregani Medyascope'a konuştu: İran'da bağımsız bir Türk devleti kurmak istiyoruz
GAMOH lideri Çehregani Medyascope’a konuştu: “İran’da bağımsız bir Türk devleti kurmak istiyoruz”

“Okulda Türkçe eğitim verilmediği için aktivistliğe başladım”

Çehregani, Tebriz Üniversitesi’nde akademisyen olduğu dönemde, üniversitede birçok dilde eğitim verilmesine rağmen Türkçe eğitim yapılmadığını fark ettikten sonra siyasi faaliyetlere başladığını anlattı:

“1985’te Tebriz Üniversitesi’ne akademisyen olarak girdim. Üniversitede Çince dahil ders verilmesine rağmen 35 milyon Türk’ün yaşadığı ülkede Türkçe ders verilmiyordu. Bizim üniversitedeki hareketlerimizin ardından ayda sadece iki saat Türkçe derse izin vermek zorunda kaldılar. Ancak faaliyetlerimden sonra rejim tarafından okuldan uzaklaştırıldım. Türk kimliğimi savunduğum için düzenim bozuldu. Ancak okullarda öğrencilerin Türk kimliğine ilgisinin artmasıyla İran Türklerinin öğrenci hareketi başlamış oldu. Kendi özümüze dönüşümüz başladı. Üniversitelerde birçok dergi çıktı.”

“Kimliğimizin nasıl yok sayıldığını anlatıyorduk”

Çehregani, 1995 yılında İran parlamento seçimlerinde aday olduğunu belirterek, seçim sürecinde düzenlenen mitinglerin geniş katılımlı bir “millî uyanışa” dönüştüğünü öne sürdü. Çehregani, meydanlarda insanların Türkçe sloganlar attığını ve kimliklerini daha görünür biçimde ifade etmeye başladığını söyledi:

“Parlamentoya aday olduğumda mitingler yaptım. Seçim döneminde meydan meydan, köy köy, şehir şehir insanlarla buluştuk. Tebriz Üniversitesi’nde 12 bin kişiyle, farklı şehirlerde 30-40 bin kişilik kalabalıklarla toplantılar yaptık.

Güney Azerbaycan’ın problemlerini, bize yapılan zulümleri anlatıyorduk. Kaynaklarımızın nasıl talan edildiğini, kimliğimizin nasıl yok sayıldığını anlatıyorduk. Bazen ben konuşurken ağlıyordum, millet de ağlıyordu.

Dört ay içinde yüzlerce toplantı yaptık. Yarım milyona yakın insanla doğrudan temas kurduk. Tebriz’de adeta bir uyanış başladı. İnsanlar meydanlarda Türkçe sloganlar atıyor, kimliklerini daha yüksek sesle ifade ediyordu.”

Çehregani, seçim sonuçlarının ise resmî açıklamalarla örtüşmediğini iddia ederek, yüksek oy almasına rağmen parlamentoya girmesinin rejim tarafından engellendiğini öne sürdü.

GAMOH lideri Çehregani Medyascope'a konuştu: İran'da bağımsız bir Türk devleti kurmak istiyoruz
GAMOH lideri Çehregani Medyascope’a konuştu: “İran’da bağımsız bir Türk devleti kurmak istiyoruz”

“İran’ın içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz”

Mahmutali Çehregani, Güney Azerbaycan Millî Uyanış Hareketi’nin yalnızca diaspora merkezli bir yapı olmadığını, İran içinde de örgütlü bir biçimde faaliyet yürüttüğünü öne sürdü. Hareketin sahadaki varlığına dikkat çeken Çehregani, İran’daki çalışmalarını şu sözlerle anlattı:

“İran’ın içinde arkadaşlarımız Türk halkını örgütlemek için kapı kapı dolaşıyor, halkımızı bilinçlendirmeye ve Türk kimliğini yaşatmaya çalışıyor. Güney Azerbaycan’ın her yerinde arkadaşlarımız var. Seçim zamanında öyle bir imkân doğdu ki, neredeyse her sokakta bizimle irtibatlı insanlar oluştu. O dört ayda birçok kişi bizimle temas kurdu, bizimle bağlantılı hâle geldi.”

Hareketin faaliyetlerinin silahlı bir karakter taşımadığını vurgulayan Çehregani, İran içindeki çalışmaların daha çok toplumsal bilinç oluşturma üzerine kurulu olduğunu ifade etti:

“Bizim mücadelemiz silahlı değil. Milletimizi uyandırmaya çalışıyoruz, kim olduklarını hatırlatıyoruz.”

Mahmutali Çehregani’nin oğlu ve GAMOH yöneticisi Alparslan Çehregani ise GAMOH’u “Silahsız Kuvayi Milliye” olarak tanımladı.

Alparslan Çehregani kendilerine Azeri denilmesinden rahatsız olduklarını belirtti:

“Azeri kelimesi, Stalin ve Pehlevilerin bize kimliğimizi unutturmak için çıkardığı bir uydurmadır. Biz Türk’üz.”

“Bağımsız bir Türk devleti istiyoruz”

Alparslan Çehregani, İran’ın kendilerini ikinci sınıf olarak gördüğünü belirtti ve meselelerinin sadece İran’ın demokratikleşmesi olmadığını, bağımsız bir Türk devleti kurmak istedikleri olduğunu söyledi:

“İran’ın devlet televizyonunda, gazetelerinde, bir sürü platformunda ‘Eşek Türkler’ gibi hakaret eden yayınlar yapılıyor. Çocuklarımıza Türkçe isimler vermemiz yasaklanıyor, çocuklarımız Türkçe eğitim göremiyor, bizim kültürümüz hor görülüyor… İran’ın rejimi değil, yapısı Türk düşmanı. Burası Türk ülkesiydi, sonradan Pehlevi gelerek Fars ülkesi ilan etti. Biz kendi kimliğimizi yaşayabileceğimiz bağımsız Türk devleti istiyoruz.”

Baba Mahmutali Çehregani de “bağımsız bir Türk devleti” konusunda Alparslan Çehregani ile benzer ifadeleri kullandı.

Mahmutali Çehregani, İran’da Türk kimliğine yönelik sistematik bir dışlama ve aşağılamanın söz konusu olduğunu öne sürdü. Devletin resmî söyleminden medyaya kadar uzanan bir dilin Türkleri hedef aldığını iddia eden Çehregani, bu durumu şu sözlerle anlattı:

“İran’da Türk’ü sinema filmlerinde, dizilerde hep kötü karakter olarak gösterirler. Hırsız, yalancı, katil gibi rolleri Türklere verirler. Resmî gazetelerde bile Türklere hakaret eden ifadeler yayımlanıyor.

Resmî gazetede ‘Türkler hamam böceğidir’ gibi ifadeler kullanıldı. Bu sadece bir örnek; yıllardır bu dili görüyoruz.”

Alparslan Çehregani, GAMOH’un diğer amaçlarını da belirtti:

  • Kendi kimliklerini özgürce yaşamak
  • Dinî hürriyetler
  • Laiklik

“Bu coğrafyayı asırlarca Türkler yönetti. İran Fars ülkesi değil”

Mahmutali Çehregani, İran’ın tarihsel olarak Türk hanedanlıkları tarafından yönetildiğini savunarak, Türkiye’de yaygın olan “İran bir Fars ülkesidir” algısının doğru olmadığını öne sürdü. Çehregani’ye göre, özellikle Safevi Hanedanı ve Kaçarlar gibi Türk kökenli hanedanlıklar, yüzyıllar boyunca bölgenin siyasi yapısını belirledi:

“Türkiye’de İran’ın Fars diyarı olduğuna dair yanlış bir bilgi var. İran’da Türkler hep vardı, hep devleti yönettiler. Safevi Hanedanı ve Kaçarlar Türk’tü. Bu coğrafyayı asırlarca Türkler yönetti. İran Fars ülkesi değil, Türk ülkesidir. Türk ülkesi olan İran’ı Pehleviler değiştirdi. Pehlevi’den önce İran’da okullar, sinemalar, kitaplar, her şey Türkçeydi. Pehleviler Türkçe olan her şeyi tasfiye etti.”

Mahmutali Çehregani, İran’da Türk kimliğine yönelik baskıların tarihsel olarak Rıza Şah Pehlevi döneminde başladığını öne sürdü. Türk Kaçarlar hanedanlığının devrilmesinin ardından kurulan yeni rejimin, Türk kimliğini sistematik biçimde tasfiye etmeye yöneldiğini savunan Çehregani, bu süreci şu sözlerle anlattı:

“Kaçarlar’dan sonra Pehlevi rejimi kuruldu ve Türklere yönelik baskılar başladı. Türkçe konuşmak yasaklandı, Türkçe yazmak yasaklandı. Dağların, nehirlerin, köylerin, şehirlerin bütün adları değiştirildi. Türkçe olan her şey Farsçaya çevrildi. Pehlevi döneminde on binlerce Türkü zindana attılar, sürgüne yolladılar. 35 bin Türk katledildi. Şah döneminde olan baskılar daha sonra da devam etti. Türk kimliği sürekli olarak geri plana itildi.”

Mahmutali Çehregani, Türkiye’den Alparslan Türkeş’in kendilerine destek verdiğini öne sürdü. Çehregani, Ebulfez Elçibey ile birlikte anıldığı bir ifadeyi aktararak, Türkeş’in Güney Azerbaycan meselesine özel önem atfettiğini iddia etti:

“Alparslan Türkeş, ‘Bir yanımda Ebulfez Elçibey, bir yanımda Çehregani’ demişti.”

GAMOH lideri Çehregani Medyascope'a konuştu: İran'da bağımsız bir Türk devleti kurmak istiyoruz
GAMOH lideri Çehregani Medyascope’a konuştu: “İran’da bağımsız bir Türk devleti kurmak istiyoruz”

Türkeş’in desteklerinin yalnızca sembolik olmadığını savunan Çehregani, bu ilişkinin hareketin uluslararası görünürlüğü açısından da etkili olduğunu ileri sürdü.

Alparslan Çehregani, Tractor Sazi takımının maçlarında “Türklüğün simgesi” olarak gördükleri Bozkurt işareti yaptıklarını, bunun herhangi bir siyasi partiyle bağlantılı olmadığını ve Türk kimliğini temsil ettiğini belirtti. Alparslan Çehregani ayrıca, Mustafa Kemal Atatürk’ü “Türk dünyasının son başbuğu” olarak gördüklerini ifade etti.

Çehregani, İran’da kurulacak bir Türk devletinin Türkiye’ye ve “tüm Türk dünyasına” katkı sağlayacağını da iddia etti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.