Mütalaa (18): İBB davasında İmamoğlu neden ağladı? Akın Gürlek son açıklamasında ne dedi?

İSTANBUL (Medyascope) – Mütalaa’nın yeni bölümünde, gazeteciler Fırat Fıstık ve Furkan Karabay, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in TGRT yayınındaki açıklamalarını, İBB davasında yaşananları ve devam eden operasyonların ne anlama geldiğini konuştu.

Fırat Fıstık, İBB iştiraki Ağaç A.Ş.’ye yeni bir operasyon yapıldığını, öncesinde de Akın Gürlek’in “operasyonlar devam edecek” açıklaması yaptığını söyledi.

İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun 143 eylemden sorumlu tutulduğunu hatırlatan Fıstık, “Her sanık savunma yaptıktan sonra hukuki olarak yani usulen zaten herhangi bir sanığın herhangi bir avukatın soru sorma hakkı var. Ekrem İmamoğlu da bütün duruşmalarda bu hakkını kullanıyor. Şimdi bir ‘örgüt liderinden’ bahsediyoruz, kendisiyle ilgili sorular soruyor ve o sorulara da doğal olarak kendi yorumunu da katıyor” dedi.

Mütalaa (18): İBB davasında İmamoğlu neden ağladı? Akın Gürlek son açıklamasında ne dedi?
İmamoğlu neden ağladı? Akın Gürlek son açıklamasında ne dedi?

Fıstık şöyle devam etti:

“Akın Gürlek’in söylediği ikinci olay ise aslında bizim tartışmamız gereken şey, iki açıklamalarında dördüncüsüne de bir şey yapacağım. Dördüncüsünde şunu söyleyelim, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yılım’ın ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böceği’nin oğlu Gökhan Böcek’in etkin pişmanlıktan yararlandığını ve ifade verdiğini söylüyor dünkü programda Akın Gürlek. Biz aslında bazı şeylerin üzerinden o kadar hızlı geçiyoruz ki ülke olarak yani gazeteci olarak da bazen böyle kanıksıyoruz bunları tamam bu artık böyle diyoruz ve bunları tartışmıyoruz ama tartışmamız lazım. Adalet Bakanı tarafsız olmasına vs. tartışmıyoruz, geçtik bunları ama artık şeyi bile tartışmıyoruz. Adalet Bakanı çıkıp zaten bir taraf ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin aleyhine olan her şeyi böyle kamuoyunu duyuran kişi gibi bir rolü var aslında.”

Akın Gürlek’in açıklamaları üzerine görüşlerini aktaran Furkan Karabay, şunları söyledi:

“Birçok CHP’li belediye başkanı tutuklandı, CHP’li bürokratlar tutuklandı. Bu dosyaların başında kim vardı? Akın Gürlek vardı. Şimdi o dönem hani bir AKP yargısı diye tabir ediliyordu ve AKP yargısının aslında CHP’ye operasyon düzenlediği, İmamoğlu’nu tutukladığı söyleniyordu. Sonrasında ne oldu bunlar? Yargı bağımsız denildi, yargı yolsuzluğun üzerine gidiliyor denildi, her şey delillendiriliyor, her şey bir şekilde yolsuzlukla mücadele için yapılıyor dendi. Ne oldu bu süreçte? İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı geldi, Adalet Bakanı oldu ve artık ismi Adalet Bakanı Akın Gürlek oldu ve kendisi artık siyaset yapmaya başladı. Şimdi Özkan Yalım tabii ki o otel görüntüsüyle anılıyor. Akın Gürlek de diyor ki, ‘Ben bunu söylemek istemiyorum ama bir genç kadınla orada birlikte görüntülenmesi tabii ki doğru değil.’ Ama siz de sürekli bunu gündeme getiriyorsunuz. ‘Söylemek istemiyorum’ diyorsunuz ama söylüyorsunuz, gündeme getiriyorsunuz ve ardından mimikleriniz tavırlarınız da belli oluyor. Bir insanın niyetiyle, bir devletin niyetiyle yaptıkları zaten örtüşmeli. Hani bu itirafçılık meselesi de hani dedi ki, Özkan Yalım’ın itirafçı olduğunu duydum dedi Akın Gürlek. Ya nereden duydunuz? Siz operasyonu yürüten, soruşturmayı yürüten yargı makamlarıyla sürekli telefonda mısınız? Sürekli onlar size bilgi mi veriyor? Hani yargı bağımsızdı?”

Fırat Fıstık ve Furkan Karabay devamında, İBB davasında bu hafta yapılan savunmaları ve Cebeci meselesi üzerinden Ekrem İmamoğlu’nun gündeme getirdiği vergi denetim raporunu anlattı.

Fırat Fıstık şunları söyledi:

“Şimdi biz burada yargı gündemini tartışıyoruz. Evet, ana gündem Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik belediye operasyonları ve İBB davası. Tabii ki en büyük operasyonlardan biri olduğu için bundan sürekli bahsediyoruz. Ama yaşananlar o kadar acayip ki, iktidarın ve bakanlıkların yargı gündeminde neyle uğraştığına gerçekten şaşırıyorum. Bu hafta o kadar trajikomik olaylar yaşandı ki… Bunlardan biri, Mustafa Keser’in ‘Kayseriliyle Yahudi’nin farkı var mı?’ fıkrasını anlatmasıydı. Bunun üzerine Adalet ve Kalkınma Partisi ve MHP milletvekilleri ardı ardına açıklamalar yaparak “dini değerleri aşağılıyorsun” gibi ifadelerle tepki gösterdi, hedef aldı. Mustafa Keser de bir açıklama yaptı ve hakkında inceleme başlatıldı. İkincisi ise, Türkiye gündeminde gerçekten tartışılması gerekiyormuş gibi sunulan bir reklam meselesiydi. Bir köpek ve annesi üzerinden kurgulanan reklam nedeniyle RTÜK devreye girdi, bir bakan açıklama yaptı ve soruşturma başlatıldı. Ardından bir AKP milletvekili çıkıp ‘köpek demeyin, it deyin’ dedi.”

İmamoğlu neden ağladı?

Son olarak Furkan Karabay, İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun, Fatih Keleş’in tutuklu oğlu Mustafa Keleş’e soru sorarken ağladığı anları anlattı:

“Fatih Keleş’in itirafçı yapılmaya zorlandığı söyleniyordu zaten bu süreçte ki etrafında yapılan bu baskı da bunu gösteriyordu zaten. Oğlu şu an tutuklu, oğlu hakkında somut bir suçlama da yok. Bir rüşvet suçu var ama bu suçlamaya dair herhangi bir şekilde savcılık iddianamede Mustafa Keleş’in nasıl ve ne şekilde bu suça iştirak ettiği, bu suçu işlediği zaten anlatılmıyor. Ve Ekrem İmamoğlu soru sormak istedi, Mustafa Keleş’in savunması bittikten sonra. Yani Ekrem İmamoğlu Fatih Keleş ile yıllardır tanışan, arkadaş olan bir isim ve tabii ki oğlunu da tanıyor. Ve İmamoğlu’nun sorusuna başlarken tutamadı kendini ve ağladı. Ve sorusunu tam soramadı ve kendisinden özür diledi. ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına ben senden özür diliyorum oğlum’ dedi. ‘Sen bu süreci yaşıyorsun, senden özür diliyorum’ dedi. Şimdi biz bu süreci biraz da Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’te görüyoruz. Şimdi geçen aylarda ne olmuştu? Muhittin Böcek tutuklu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir soruşturma başlatmıştı. Çünkü Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı bu soruşturmayı açmamıştı. Yakup Ali Kahveci’nin bu soruşturmayı açmayacağı söyleniyordu kulislerde ki zaten bu süreçte kendisi görevden alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı bir soruşturma başlattı tekrar. Bu soruşturma kapsamında biz neler olduğunu gördük. Gelini hakkında çıkanları gördük. Ardından işte medyaya servis edilen görüntüleri gördük.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.