İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çözüm sürecine ilişkin “toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem kaosa katkı sağlar” sözlerini değerlendirdi. Sürecin henüz yeterince toplumsallaşmadığını belirten Çakır, siyasi iktidarın ve Kürt hareketinin kullandığı dil konusunda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Ruşen Çakır, Erdoğan’ın “Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur” sözlerinin gerçeği tam olarak yansıtmadığını söyledi. Erdoğan’ın uzun süre süreç konusunda temkinli davrandığını belirten Çakır, iktidara yakın çevrelerin de bu nedenle konuya mesafeli yaklaştığını ifade etti.
Çakır’a göre sürecin toplumsallaşmasının önündeki sorunlardan biri de iktidar medyasının konuya yeterince yer vermemesi. Erdoğan’ın açıklamalarını aktarmanın ötesinde iktidar medyasının süreç konusunda yeterli yayın yapmadığını söyleyen Çakır, bu çevrelerin önemli bir bölümünün sürecin gerçekleşmesinden memnun olmadığını düşündüğünü belirtti.
“Süreci enfekte edebilecek aktörlere dikkat”

Süreç karşıtı siyasi partilerin etkisinin sınırlı olduğunu söyleyen Çakır, İYİ Parti’nin Meclis’teki grubu nedeniyle daha görünür olduğunu, Zafer Partisi’nin ise sığınmacı karşıtlığından elde ettiği siyasi sonucu çözüm süreci üzerinden elde etmesinin kolay olmadığını söyledi. Çakır, süreç başarılı olursa bunun Zafer Partisi’ni zayıflatabileceğini dile getirdi.
Çözüm sürecini sekteye uğratabilecek bölgesel aktörler arasında İsrail ve İran’a dikkat çeken Çakır, her iki ülkenin de Türkiye’nin önemli bir sorunundan kurtulmasını istemeyebileceğini ifade etti. Ancak sürecin asıl belirleyicisinin Türkiye’de yaşanan gelişmeler olduğunu vurgulayan Çakır, “Sürecin kalbi Türkiye’de atıyor” dedi.
Alevilik tartışması: “Daha serinkanlı olmak gerekir”
Çakır, Alevilik tartışmasına da değindi. Alevi aydınların dile getirdiği rahatsızlıklara DEM Parti ve Kürt hareketinden gelen bazı yanıtları eleştiren Çakır, bazı isimlerin “aydın değil” denilerek dışlanmasının sürece katkı sağlamadığını söyledi.
Öcalan’a yönelik eleştirilere verilen tepkilerde de benzer bir üslup sorunu bulunduğunu belirten Çakır, özellikle Alevilik gibi geniş bir topluluğun söz konusu olduğu konularda daha serinkanlı davranılması gerektiğini ifade etti. Çakır ayrıca Selahattin Demirtaş’ın sürecin yasal alandaki taşıyıcılığında rol üstlenmesini tercih edeceğini söyledi.
“Kimse bu olayı kendi tekelindeymiş gibi göstermesin”
Çözüm sürecinin toplumun geniş kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini belirten Çakır, siyasi iktidar, Kürt hareketi, diğer siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve aydınlara önemli görevler düştüğünü söyledi.
Çakır, “Kimse bu olayı kendi tekelindeymiş gibi göstermeye çalışmasın” diyerek sürecin kapsayıcı bir dille yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Eleştirilerin, karşı çıkışların ve farklı görüşlerin olabileceğini belirten Çakır, asıl hedefin toplumun önemli bir bölümünün sürecin herkesin yararına olduğuna inanmasını ve sürece aktif biçimde katılmasını sağlamak olduğunu ifade etti.







