İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının Silivri’deki duruşmasını izledi. Çakır, “Silivri izlenimleri: Hukuk devletinden çok uzaklarda” başlıklı yayınında, duruşmada tanık olduğu gelişmeler üzerinden Türkiye’de tutuklu yargılama uygulamasını ve yargının işleyişini eleştirdi.
Silivri’de tutuksuz sanıkların bulunduğu bölümde oturmayı tercih ettiğini belirten Ruşen Çakır, bunu kendisine yönelik uygulamayı protesto etme biçimi olarak değerlendirdi. Tutuksuz sanıkların arasında daha önce tutuklanmış belediye çalışanları ya da belediyeyle iş yapan kişilerin bulunduğunu aktaran Çakır, bu kişilerin arkadaşlarını ve eski koğuş arkadaşlarını duruşma salonunda izlediğini anlattı.
“Tutuklu yargılama bir işkence olarak sürüyor”

Duruşmada bir kadın sanığın “bir buçuk yıldır tutukluyum” demesinden etkilendiğini söyleyen Çakır, kendi tutukluluk sürecini hatırlattı. 1981’de gözaltına alındığını ve 66 gün emniyette kaldıktan sonra tutuklandığını belirten Çakır, bir örgüt davasında yaklaşık bir buçuk yıl tutuklu kaldığını anlattı. Aradan 45 yıl geçmesine rağmen bugün bazı belediye çalışanlarının benzer sürelerle tutuklu bulunduğunu belirten Çakır, “Türkiye’de hukuk ne kadar var? Yok. Çok uzağındayız” dedi.
Tutuklu sanıkların ailelerinden uzak kalmasına da dikkat çeken Çakır, bazı sanıkların çocuklarının doğumunu veya mezuniyetini göremediğini belirtti. Tutuklu yargılamanın Türkiye’de “alabildiğine abartılmış” bir uygulamaya dönüştüğünü belirten Çakır, yaşananların bir “işkence” olarak sürdüğünü söyledi.
“Her an her şeyin olabileceği bir ülkedeyiz”
Çakır, Türkiye’de yalnızca Silivri’deki davalarda değil, farklı yargılamalarda da benzer bir tablo gördüğünü söyledi. Üsküdar’daki belediye başkanlığı seçimi ve belediye yöneticilerine yönelik gözaltıları gündeme getiren Çakır, yargı kararlarının seçim süreçleriyle iç içe geçtiğini savundu.
Ahmet Davutoğlu hakkında yıllar önce yaptığı bir konuşma nedeniyle soruşturma açılmasını da eleştiren Çakır, geçmişteki siyasi açıklamalar nedeniyle yıllar sonra soruşturma yürütülmesini yargıya ilişkin güven sorununun bir başka örneği olarak değerlendirdi. “Her an her şeyin olabileceği bir ülkedeyiz” diyen Çakır, komedyen Deniz Göktaş’ın tahliye sürecinde yaşananları da gündeme getirdi.
“Yargıya güvenin diyorlar, ben güvenmiyorum”
Deniz Göktaş hakkında tahliye kararı verilmesinin ardından yeni bir suçlama yöneltilerek yeniden tutuklama kararı çıkarılmasını eleştiren Çakır, geçmişte benzer örneklerin yaşandığını söyledi.
Yargının bağımsız olduğu yönündeki söylemlere tepki gösteren Çakır, “Bana güvenin diyorlar. Ben güvenmiyorum, güvenen varsa güvenmeye devam etsin” ifadelerini kullandı.








