İSTANBUL (Medyascope) – 2019’da Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünü araştırırken gözaltına alınan gazeteci Canan Coşkun ve belgeselci Kazım Kızıl ile baba Şaban Vatan hakkında yedi yıl sonra dava açıldı.

Giresun’un Eynesil ilçesinde hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan’ın ölümünü araştıran gazeteci Canan Coşkun ve belgeselci Kazım Kızıl ile Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan hakkında dava açıldı.
BirGün’den Ayça Söylemez’in haberine göre üç isim hakkında, olay yerinde tanık Mürsel Küçükal ile yaptıkları görüşme nedeniyle “iştirak halinde birden fazla kişi ile birlikte cebir veya tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak” suçlaması yöneltildi. İddianamede Kızıl ayrıca “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” ile suçlandı.
Davanın ilk duruşması Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 22 Ekim’de görülecek.
“Gazetecilik faaliyetlerimiz engellenmeseydi AYM’nin tespitleri daha önce ortaya çıkacaktı”
Canan Coşkun, yaptığı açıklamada, Rabia Naz’ın şüpheli ölümünü araştırırken çektikleri görüntülere ve yaptıkları görüşmelere el konulduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Anayasa Mahkemesi, Rabia Naz Vatan’ın ailesinin başvurusuyla ilgili 2025 yılında verdiği kararda ‘soruşturmanın özensiz yürütüldüğüne, gerektirdiği derinlik ve ciddiyette yürütülmediğine’ hükmetti. Biz de Eynesil’de yaptığımız araştırmada bu sonuca varmıştık.
Eynesil’deki gazetecilik faaliyetlerimiz engellenmeseydi AYM’nin olaydan yedi yıl sonra ulaştığı tespitler çok daha öncesinde ortaya çıkacaktı.”
Kazım Kızıl: “Yaptığımız gazetecilikti ve yaptığımızı savunacağız”
Kazım Kızıl, gelişmelerle ilgili yaptığı paylaşımda şöyle dedi:
“2019’da Rabia Naz’ın şüpheli ölümünü araştırmak için gazeteci arkadaşım Canan Coşkun ile Giresun Eynesil’e gittik. Aradan 7 yıl geçti, şimdi hakkımızda ‘adam kaçırma ve adam yaralama’dan dava açıldı.
Bana ek olarak ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçlaması yöneltilmiş. Birkaç ay önce gelen tebligatta “2.000 TL ödeyin, bu konuda yargılama yapılmasın” deniyordu. Reddettim. Şimdi davaya bu da eklenmiş.
Giresun’da 2019’daki gözaltı, otel araması ve tüm materyallerimize el konulduktan sonra İstanbul’a dönerken Canan yolda şunu söylemişti: ‘Son iki yıldır ilk kez, gerçekten gazetecilik yaptığımı hissettim.’
Yaptığımız gazetecilikti ve yaptığımızı savunacağız. Hakkımızda açılan bu dava, Rabia Naz dosyasının hatırlanmasına ve tekrar konuşulmasına vesile olur umarım.
Ne olmuştu?
Rabia Naz, 13 Nisan 2018’de Eynesil’de evlerinin önünde ağır yaralı halde bulundu ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
İlk soruşturma sürecinde ölümün yüksekten düşme sonucu meydana geldiği değerlendirmesi yapıldı. Ailesi ise bu sonuca itiraz etti. Baba Şaban Vatan, kızına bir aracın çarptığını, Rabia Naz’ın daha sonra evlerinin önüne bırakıldığını ileri sürdü.
Vatan’ın iddiaları üzerine olayın trafik kazası ihtimali de tartışmaya açıldı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden alınan raporda ise ölümün trafik kazasına bağlı çarpma sonucu meydana gelmiş olabileceği yönünde değerlendirme bulunduğu dönemde kamuoyuna yansıdı.
Şaban Vatan, kendi yaptığı araştırmalarda Eynesil’deki bazı siyasi bağlantılara dikkat çekti ve soruşturmanın bu nedenle gerektiği gibi yürütülmediğini savundu. Bu iddialar, soruşturma boyunca Vatan’ın temel tezlerinden biri oldu.
Nurettin Canikli dosyaya nasıl girdi?
Dosyanın siyasi boyutlarından biri dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli ile Şaban Vatan arasındaki gerilim oldu.
Vatan, Canikli’nin Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin soruşturmanın üzerinin örtülmesinde rol oynadığını iddia etti. Canikli ise bu suçlamaları reddetti.
Şaban Vatan, Canikli’nin Giresun ziyareti sırasında, Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcının talimatıyla gözaltına alındı. Vatan, ardından Sulh Ceza Hâkimliği’ne çıkarıldı ve akıl sağlığının tespiti amacıyla gözlem altına alınmasına karar verildi. Avukatının itirazı üzerine kısa süre sonra serbest bırakıldı.
Vatan daha sonra Canikli hakkında da suç duyurusunda bulundu ve kendisine yönelik baskı uygulandığını ileri sürdü. Canikli ise bu iddiaları reddetti.
TBMM Araştırma Komisyonu kuruldu
Rabia Naz’ın ölümü ve diğer şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması için TBMM’de bir Araştırma Komisyonu kuruldu.
Komisyon 2019’da Eynesil’e giderek incelemelerde bulundu, aileyle ve olayla bağlantılı kişilerle görüştü.
Komisyon çalışmalarında olayın ilk aşamasındaki soruşturma ve olay yeri incelemelerine ilişkin çeşitli sorunlar gündeme geldi. Özellikle delillerin toplanması, olay yerinin incelenmesi ve bazı tanıkların dinlenmesi konusunda eksiklikler bulunduğuna ilişkin değerlendirmeler yapıldı.
Gazeteciler Canan Coşkun ve Kazım Kızıl gözaltına alındı
Rabia Naz’ın ölümünü araştıran gazeteci Canan Coşkun ile belgeselci Kazım Kızıl, TBMM Araştırma Komisyonu’nun Eynesil’deki çalışmalarını takip ettikleri sırada 13 Kasım 2019’da gözaltına alındı. Coşkun ve Kızıl’ın yanı sıra gazeteci Tuğba Demir de gözaltına alındı.
Coşkun’a, dosyanın tanıklarından Rabia Naz’ı yerde yaralı halde gören son kişi olan Mürsel Küçükal ile yaptığı görüşme hakkında sorular yöneltildi. “Şantaj, tehdit, kasten yaralama, hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçlamaları gündeme geldi. Coşkun ise Küçükal’ın kendisiyle görüşmek istediğini ve gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü belirtti.
Gazetecilerin dijital materyallerine ve çektikleri görüntülere de el konuldu.
Şaban Vatan da 14 Kasım 2019’da gözaltına alındı. TBMM Genel Kurulu’nda bazı milletvekilleri, Vatan ile gazetecilerin gözaltına alınmasını gündeme taşıdı.
Coşkun, Kızıl, Tuğba Demir ve Şaban Vatan daha sonra Görele Sulh Ceza Hâkimliği tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Hakkında yurtdışına çıkış yasağı ve tanığın evine yaklaşmama tedbiri uygulandı.
Soruşturma kapatıldı
Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturmanın ardından Rabia Naz’ın ölümünün yüksekten düşme sonucu gerçekleştiği değerlendirmesine vardı ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Ailenin ve avukatların bu karara yönelik itirazları sonuçsuz kaldı. Böylece ceza soruşturması açısından dosya kapatılmış oldu.
Ancak Şaban Vatan, kızının ölümünün trafik kazası sonucu meydana geldiği ve olayın gerçek biçiminin ortaya çıkarılmadığı yönündeki iddialarını sürdürdü.
AYM: Yaşam hakkının usul boyutu ihlal edildi
Şaban Vatan ve ailesi, soruşturmanın etkili yürütülmediği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.
AYM, 2025’te verdiği kararla yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetti.
Mahkeme, soruşturmanın gerekli derinlik ve ciddiyette yürütülmediği sonucuna vardı. Özellikle olayın hemen ardından delillerin araştırılması ve toplanması sürecindeki ihmal ve özensizliklere dikkat çekildi.
AYM, anne ve babaya toplam 350 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Ancak Mahkeme, olayın üzerinden geçen süre ve özellikle ilk aşamadaki olay yeri incelemesinde yaşanan sorunların artık giderilemeyecek olması nedeniyle yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı sonucuna vardı. Yani AYM, soruşturmanın etkili yürütülmediğini tespit etti ancak dosyanın yeniden soruşturulmasına hükmetmedi.
Dosya AİHM’e taşındı
AYM kararının ardından Şaban Vatan ve ailesi, iç hukuk yollarının tüketildiği gerekçesiyle dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı.







