Birinci olağan şüpheli: El Nusra

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

19 Aralık Pazartesi akşamı Rus Büyükelçisi Andrey Karlov çevik kuvvet polisi Mevlüt Mert Altıntaş tarafından vuruldu. Saldırı sonucunda hayatını kaybeden Karlov’un ölümünden kim(ler)in sorumlu olduğu pazartesi akşamından beri gündemin bir numaralı sorusu. Saldırganın attığı sloganlar El Nusra’yı işaret etse de saldırının arkasında güç netlik kazanmadı. Saldırının bir numaralı şüphelisi El Nusra’nın tarihine kısaca bakalım.

Hazırlayanlar: Semih Sakallı & Fırat Fıstık

El Nusra’nın ortaya çıkışı

El Nusra ismi Suriye’de yaşanan iç savaşının ortaya çıkarttığı örgütlerden biri olarak hayatımıza girdi. 2011 yılında başlayan savaştan yaklaşık bir yıl sonra, 23 Ocak 2012’de, yayınladığı bir video ile kuruluşunu ilan eden El Nusra önce El-Kaide’ye bağlılığını açıkladı ve El-Kaide’nin Suriye kolu olarak kendini tanımladı. El Kaide ile olan bağının en güçlü göstergesi lideri Ebu Muhammed El Colani’nin Irak savaşında aktif görev almış El-Kaide militanı olmasıydı.

İdeolojik olarak Cihatçı Selefiliği esas alan El Nusra, 2012-2014 yılları arasında önce Deyrizor’da daha sonra Selkin, Halep ve İdlip şehirlerinde etkin olarak faaliyetlerini sürdürdü. Nusra’yı ön plana çıkartıp bir aktör olarak kabul edilmesine yol açan faaliyetleri 2015 yılında İdlib’in ele geçirilmesi, Halep’te Esad rejimine karşı yaptığı saldırılar ve Cisr eş-Şuğur’daki çatışmalar şeklinde sıralayabiliriz.

Esrarengiz lider: El Colani

Irak El Kaidesi’nde yer alan Colani, Suriye’de savaşın başlamasıyla birlikte bu ülkeye geçerek 2012 yılına El Nusra’yı kurdu. İlk olarak, 2015’da Al Jazeera’ye yüzü kapalı şekilde röportaj verdi. Öldüğü yönünde çok fazla spekülasyon yaratıldığı için 2016’da yüzü açık bir şekilde örgütün adını Fetih El Şam olarak değiştirdiğini açıkladı. Aynı açıklamada “Suriye devrimini kurtarmak” için El Kaide ile bağını kopardığını ilan etti.

222

El Nusra–IŞİD ilişkisi: Ortaklıktan çatışmaya

El Nusra’nın diğer örgütlerle ilişkisini incelediğimizde ilk ele almamız gereken örgüt, şüphesiz Irak ve Suriye’de önemli ölçüde hakimiyet kuran ve halihazırda birçok devletin mücadele ettiği IŞİD’dir. IŞİD, 2013 yılında El Nusra ile birleştiklerini duyurmuş ancak bu açıklama Nusra’nın lider kadrosu tarafından yalanlanmıştı. Zaman zaman farklı bölgelerde karşı karşıya gelen söz konusu iki örgütün ilişkisi IŞİD’in, Nusra komutanlarından El Ensari’yi öldürmesiyle tamamen koptu. Bu aşamadan sonra bu iki örgütün birbirleri için düşman statüsüne geldiğini söyleyebiliriz.

Nusra’yı IŞİD’ten ayıran en büyük fark ise ele geçirdiği yerlerde izledikleri politikalardır. IŞİD Haziran 2014’de halifelik ilan ederken, Nusra bulunduğu yerlerde İslami emirlik kurmaya çalıştı ve halkın sosyal hayatına değmeye çalışan “Kısmü’l-iğâse” adlı paravan oluşumlar kurdu. Nusra’nın 2014’de yaptığı emirlik ilanının en önemli sebebi IŞİD’in halifelik ilanıyla etkisini arttırması ve yabancı cihatçılar için çekim merkezi olmasıydı. Nusra, IŞİD’in aksine cami gibi mekanları hedef almazken, halk desteğini öne çıkardı.

Nusra’yı hem IŞİD ile karşılaştırmak hem gücünü göstermek için Nusra’nın Suriye’de sağladığı alan hakimiyetine de bakmakta yarar var. Nusra, IŞİD’in aksine Suriye’nin hiçbir bölgesinde tek başına kontrol sağlayamadı. Buna ek olarak, Ahrar uş-Şam, Nureddin Zengi Hareketi, İslami Cephe, Ecned el Şam ve El-Hakk Tugayı gibi gruplarla ilişkilerini iyi tuttu. Ve hatta daha da ileri giderek, 24 Mart 2015’te İdlip’te kurulan Fetih Ordusu’nun içinde Ahrar-uş Şam, Ecned el-Şam gibi örgütlerle birlikte bulunmayı kabul etti. Uyguladığı bu politikalarla IŞİD’den farklı bir strateji benimsediğini görüyoruz.

El Nusra terör örgütü listesinde

ABD, El Nusra’nın terör örgütü listesine alan ilk ülke olurken, onu Fransa, Avustralya, İngiltere, Kanada, Rusya ve Türkiye gibi ülkeler takip etti. Türkiye’nin El Nusra’yı terör örgütü listesine aldığı tarih 2 Haziran 2014’tür. Hükümet kararı ile bu tarihten itibaren Nusra’yı resmi olarak terör örgütü kabul etse de gerek bu tarihten önce gerek bu tarihten sonra Türkiye’nin El Nusra ile ilişkisi zaman zaman tartışıldı. Bu tartışmalarda AKP iktidarına yöneltilen eleştirilerin ortak teması, AKP iktidarının Esad rejimini devirmek için El Nusra’nın doğrudan ve/veya dolayı yoldan desteklediği iddiasıydı. Bu suçlama Türkiye-Rusya ilişkilerinin kötü olduğu dönemde Rusya ve AKP-Gülen cemaati savaşında Cemaat tarafından sıklıkla dile getirildi.

Bu iddialar iktidar tarafından her geçen gün daha sert bir şekilde reddedildi ve bunun en somut kanıtı olarak 2 Haziran 2014 tarihli yukarıda belirttiğimiz karar gösterildi. Lakin iktidarın önemli isimlerinin süreç içerisinde yaptığı bazı açıklamalar tartışmalarda eleştirilerin ortak argümanı oldu. Özellikle çözüm sürecinin bitmesi ve Türkiye içindeki çatışmaların eskisinden daha şiddetli bir hal almasıyla iktidarın El Nusra’yı YPG/PYD ile kıyaslamaları sözünü ettiğimiz tartışmaları daha da alevlendirdi.

Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu: “Suriye’deki bütün oluşumlar, Suriye’deki bütün gruplar, etnik, mezhep bir ayrım gözetmeksizin, dini ayrım gözetmeksizin Türkiye’nin dostu. Türkiye, Suriye’ye baktığında, Irak’a baktığında, Lübnan’a baktığında ve muhataplarıyla görüştüğünde onların etnik ve mezhebi kimliğine bakmaz sadece ortak kaderi paylaştığımız dostları görür.” (Temmuz 2013)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Hem DAEŞ’in, hem rejimin hem de YPG’nin hedefi birbirleri değil, Suriye halkının gerçek temsilcisi olan muhaliflerdir. El Nusra da DAEŞ’e karşı savaşıyor. Ona niye kötü diyorsunuz? El Nusra kötü ama PYD’yle YPG iyi. Olay farklı. El Nusra’nın bulunduğu konum farklı olduğu için iyi teröristler, kötü teröristler.” (Şubat 2016)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Bazı dost ülkeler DAİŞ’e karşı savaştığı için PKK’yı desteklediğini söylüyorlar. El Nusra da DAİŞ’e karşı savaşıyor, o zaman niye El Nusra’yı desteklemiyorsunuz?” (Haziran 2016)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Dün akşam Putin ile bir görüşmem oldu ve bu görüşmede Halep’i konuştuk. Saat 22.00 itibarıyla orada hava bombardımanlarını durduklarını ifade ettiler. El Nusra’nın orayı terk etmesi noktasında kendilerinin ricaları oldu. Arkadaşlarımıza bu konuda gerekli talimatı verdik, onlar da bu çalışmayı yapmak suretiyle, El Nusra’yı Halep’ten çıkarma ve Halep halkının bu noktadaki huzurunu sağlama için bir çalışmanın içerisinde olalım diye aramızda böyle bir mutabakatı görüştük.” (Ekim 2016)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: “Halep’ten El Nusra teröristlerinin bir an önce temizlenmesi gerekiyor.” (Ekim 2016)

Fehim Taştekin: “Türkiye – El Nusra ilişkisinin düşmanlık ilişkisine dönmesi muhtemel”

Konuyla ilgili Gazeteci Fehim Taştekin, Halep’teki gelişmeler sonrası Nusra gibi örgütlerin Türkiye’yi hedef almalarının olası olduğunu söyledi. Taştekin ayrıca 19 Aralık 2016’da Rus Büyükelçisi Andrey Karlov’un öldürülmesiyle ilgili de: “Türkiye, İran, Rusya arasında şekillenen süreçte Türkiye’nin elinin daha fazla zayıfladığı bir dönem olacak. Planlar daha çok Rusya’ya göre şekillenecek. El Kaide bugüne kadar doğrudan veya dolaylı destek alıyordu. Şimdi destek kesilir bu örgütlere ‘oyun bitti arkadaş’ denilirse ilişkinin düşmanlık ilişkisine dönülmesi muhtemel” dedi.

Taştekin, Suriye’deki Türk cihatçıların savaş sonrası Türkiye’ye döneceklerine dikkat çekti ve “Bu insanlar buraya döndüklerinde hükümet Suriye politikasını eleştiren gazetecilerin, yazarların, aydınların güvenliğini almalı. Sosyal medyada dün akşam bile bir sürü tehdit dolu paylaşım yapıldı” diye konuştu.

Halep’ten kuzeye çekilme sırasında cihatçı grupların kararlarının önümüzdeki dönem için çok kritik olduğuna değinen Fehim Taştekin, “Türkiye-Rusya-İran arasında şekillenen yeni süreçte sıkışan bu gruplar ya silahlarını bırakacaklar, ya da kendi savaşlarını yürütmeye devam edecekler. El Kaide uzlaşılan bir örgüt değil. Şu ana kadar hiçbir yerde kendisine el uzatanlara tam bağlılık göstermedi. El Kaide’yi kullandığını düşünenler yanılıyorlar, bu silahın kendilerine bumerang gibi döneceğini unutuyorlar. Geçmiş 35 yıllık tarih bize bunu net bir şekilde gösteriyor” dedi.

Fehim Taştekin’in görüşünün tamamını aşağıdan dinleyebilirsiniz

[soundcloud url=”https://api.soundcloud.com/tracks/298798101″ params=”color=ff5500&auto_play=false&hide_related=false&show_comments=true&show_user=true&show_reposts=false” width=”100%” height=”166″ iframe=”true” /]

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus