Tektaş Ağaoğlu ve Yılmaz Onay aramızdan ayrıldı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Rus edebiyatı ve marksist eserlerden yaptığı çevirilerle tanınan Tektaş Ağaoğlu ile yazar, yönetmen ve çevirmen Yılmaz Onay hayatını kaybetti.

Dostoyevski, Şolohov, Remarque, Charles Dickens gibi yazarların kitaplarını Türkçeye kazandıran Tektaş Ağaoğlu 9 Ocak salı Günü İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Tektaş Ağaoğlu 1934 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Ortaöğrenimini Ankara Atatürk Lisesi’nde, yükseköğrenimini İngiltere’de Oxford Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. İlk öykü kitabını 1956 yılında yazdı. Daha sonra çalışmalarını çeviri alanında devam ettirdi. Dostoyevski, Şolohov, Remarque gibi yazarların yapıtlarını çevirdi. Marks ve Engels’ten seçerek derlediği Politika ve Felsefe adlı yapıtı, 142. maddeye aykırı görülerek 1973 yılında tutuklandı ve 5 ay cezaevinde yattı. Dava temyiz aşamasındayken af yasasıyla düştü. 1975 yılında Gerçek Gazetesi sorumlu müdürüyken, 12 Mart dönemi Sıkıyönetim Mahkemesi kararlarına ilişkin bir yazı nedeniyle bir yıl hüküm giydi. Cumhuriyet Gazetesi başta olmak üzere çok sayıda gazete ve dergide yazıları yayınlandı. Türkiye Sosyalist İşçi Partisi ve Birleşik Sosyalist Parti’de yöneticilik yaptı. BBC Radyosu’nda da redaktör olarak çalışmıştı.

 Aydın Engin: O komünist olmayı seçti.

Tektaş Ağaoğlu’nun ölümü üzerine Aydın Engin Cumhuriyet Gazetesi’nde bugün “Tektaş Ağaoğlu: Yoldaşım ve arkadaşım ve komşum ve…” başlıklı bir yazı yazdı.

Engin yazısında Tektaş’ı şöyle anlattı:

1917 Ekim Devrimi’nin arifesinde ve sırasında Azerbaycan’da Türk milliyetçiliği ile devrimin git gelleri arasında roller üstlenmiş, ünlü yazar, siyasetçi, gazeteci Ahmet Agayev’in (Ağaoğlu) torunu; 1950’de ilk serbest seçimlerle iktidara gelen Demokrat Parti’nin güçlü siyasetçisi, Menderes hükümetlerinin değişmez bakanlarından Samet Ağaoğlu’nun oğlu.

Böyle bir ailenin iyi, çok iyi eğitim fırsatları elde etmiş, Oxford Üniversitesi’nde hukuk okumuş, BBC’de uzun yıllar redaktör olarak çalışmış bir “entelektüel” yurtdışı macerasına nokta koyup ülkesine döndüğünde ne yapar?

Kabul edin ki önünde bütün kapılar açıktır onun. İktidar ya da ana muhalefet partisinden milletvekili de olur, müsteşar da olur, bakan da olur, önemli bir kamu kurumunda genel müdür de olur.

Ne isterse o olur…

O komünist olmayı seçti.

Şimdi okumaya kısa bir ara verin ve bu zorlu ve soylu “tercih” üstüne biraz düşünün…”

Toplumcu gerçekçi bir tiyatro insanı: Yılmaz Onay

Tiyatro sanatçısı ve yazar Yılmaz Onay 80 yaşında hayata veda etti.

Yılmaz Onay, tiyatroda ilk deneyimlerini İTÜ Tiyatrosu, Genç Oyuncular gibi oluşumlarda kazandı. Bir dönem Ankara Deneme Sahnesi’nde çalıştı. İlgi alanını oyunculuktan yönetmenliğe çevirdi. Ankara Sanat Tiyatrosu’nda yönetmenlik yaptı. Çağdaş Sahne’nin kurulmasında yer aldı. Sahneleme çalışmalarını yurtdışında da sürdürdü. 12 Eylül’de sıkıyönetim mahkemeleri tarafından yargılandı, gözaltına alındı. Onay bu dönemden sonra bir süre serbest çalışmayı tercih etti.

Türkiye’de epik tiyatronun öncülerinden olan Yılmaz Onay oyun kitapları dışında Bertolt Brecht, işçi tiyatrosu ve diğer çeşitli konular üstüne kuramsal kitaplar da yazdı. Oyunları Devlet Tiyatrolarında da sergilendi. Romanı “Yazılar FİLMATİK” ve tiyatro oyunu “Sanatçının Ölümü” filme çekildi.

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus