Amerikalı filozof Nick Srnicek: “Post-work ekonomi, bizi maaşlı çalışmanın zorluklarından kurtaracak”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerikalı filozof Nick Srnicek’e göre kapitalizmle birlikte doğan maaş, post-work ekonomi ile ortadan kaybolabilir. Srnicek, yeni teknoloji sahiplerinden başkasına fayda sağlamayacak olan otomasyonun zararlarına karşı savaşmaya çağırıyor. 18 Şubat tarihinde Le Monde’da yayınlanan Nick Srnicek söyleşisini Oğul Tuna çevirdi.

“Post-work bizi maaşlı çalışmanın zorluklarından kurtaracak”

Londra’daki King’s College’de dijital ekonomi dersi veren Nick Srnicek, Alex Williams’la birlikte 2013’te yayımlanan “Accélérons ! Manifeste pour une politique accélérationniste” (“Hızlanalım! Hızlanmacı bir siyaset için manifesto”, Adespote, 2017)’in yazarı. Srnicek, kapitalizmin “yukarıdan” aşılması gerektiğini savunan “hızlanmacılık” hareketinin önde gelen isimlerinden biri. Bunun yanı sıra Alex Williams’la beraber “Accélérer le futur. Post-travail & post-capitalisme” (“Geleceği Hızlandıralım, Post-work ve Kapitalizm Sonrası”, Cité du design, 2017) kitabının yazarı.

Gerçekleşmesini dilediğiniz ve insanları harekete geçirecek bir slogan olmasını dilediğiniz post-work bir toplum fikri geliştirdiniz. Bu toplumu nasıl tanımlarsınız?

Daha açık konuşmak gerekirse, “post-work” kadar ilgi çekici olmamasına rağmen, ücretlilik-sonrası’ndan bahsetmek gerek. Ben yazar arkadaşım Alex Williams’la birlikte, “ücretlilik sonrası”ndan, kapitalist üretim biçimine kendini kabul ettiren emeğin örgütlenmesini anlıyorum. Bu örgütlenme biçimi tekil ve özgül olabilir. Ücretlilik, bugünkü yaygınlaşmış hâliyle kapitalizmden önce mevcut değildi. Ayrıca, bizim için, post-work bir dünya en azından ücretliliğin zorlayıcı gücünü ortadan kaldırmayı hedeflemeli; bu bir güç ya da bir çeşit diktadır ve bize, kendimizi açlıkla ya da sığınacak bir yer olmadan yaşamaya maruz bırakmamak için iş bulmak gerektiğini hissettirir. Post-work projesi, bu zorlayıcı yüzeyin ortadan kaldırılması ve özgürlüğün geliştirilmesi üzerine yoğunlaşır.

Nick Srnicek
Nick Srnicek

Post-work, bireysel çabanın sonu demek de değildir. Post-work bir dünyada, zamanımızı çeşitli bireysel veya kolektif projeleri geliştirmeye adayabileceğiz. Fakat bu “iş”, maaş kazanma şartına bağlı olmayacak. Bu iş, özgürce seçilebilecek veya daha kötüsü, toplumsal yararına göre belirlenecek. Post-work, kanepelere dönüp tembellik etme gibi de algılanmamalı; bunu yapmakta her ne kadar kötü bir şey olmasa bile. Her bir kimsenin üretken olması gerektiğini buyuran ahlakî görüş fazlasıyla zararlı. Biz, post-work’ü yalnızca ücretliliğin üzerimize binen zorunluluklarından bir kurtuluş yolu olarak düşünmeliyiz.

Post-work toplumda otomasyon hangi rolü oynayacak?

Otomasyon, daha önceden bir amacı olan insan eylemi ve çaba gerektiren işlerin makine tarafından yapılmasıdır. Post-work dünyada otomasyon, toplumun temel işlevlerini güvence altına almayı amaçlar. Böylece insanlar, kendilerini başarılı bir şekilde zeka ve yaratıcılık gerektiren faaliyetlere adayabilirler. Aynı zamanda otomasyon, bize daha yüksek bir yaşam seviyesi sürdürme olanağı sağlar ve insanın özgürlüğünün temeli olacak boş zamanı yaratma imkanı verir.

“Post-work bir dünyada, zamanımızı çeşitli bireysel ya da kolektif projeleri geliştirmeye adayabileceğiz. Fakat bu “iş”, maaş kazanma şartına bağlı olmayacak”

Hepsinden öte, otomasyon hakkındaki tüm ilerlemeci görüş mülkiyet sorunuyla yüz yüze gelmek zorunda. Kim robotlara sahip olacak? Kim robotları kontrol edecek, kim bunlar sayesinde zenginleşecek? Bugün kendimizi içinde bulduğumuz durum şudur: Yeni teknolojilere sahip olanlar, bunlardan orantısız bir biçimde kâr elde etmekteler. Kendi hesaplarına bu kârı yığarlarken, toplumun geri kalanı da teknolojik “yozlaşma”nın kurbanı hâline gelmekte. Şimdilik, gelecek de böyle şekilleneceğe benziyor ve bu duruma yavaştan karşı koymamız gerekiyor. Elimizdeki alternatiflerden biri, finansal çevrede ya da fikrî düzeyde, inovasyonların kolektif doğasını kabul etmek. Ve bununla ilişkili kolektif emeğin karşılığını tedarik etmek. Ancak bu alternatifler mücadelesiz olmayacak ve bu mücadeleye erişmek için işçilerin örgütlenmesi gerekecek.

Post-work’ün kapitalizmi aşmaya varacağını neden düşünüyorsunuz?

Maaşlı çalışmanın sonu kapitalizme bir darbe olacaktır ancak yine de onun yerine geçmek için yetersiz kalacak. Kapitalizm-sonrasına ulaşmak için ulus-devleti aşacak, pazar ekonomisinin yerini dolduracak, piyasa değerini kaldıracak ve geniş çapta yeni demokratik kurumlar inşa edecek vasıtalar bulmamız lazım. Engin ve gelecek için kaçınılmaz bir proje bu.

“Kapitalizm-sonrası”nda yer alan “sonrası” tamlananı bir tür ihtiyatlılığın zıttı anlama geliyor. Aynı zamanda ereklilik üzerine yoğunlaşan geleneksel görüşe aykırı bir durum söz konusu. Eserimizle, tarihsel determinizme ve dünyayı mekanik olarak ele alan tüm görüşleri yıkmak istiyoruz. Geleceğin kapıları sonuna kadar açık ve “sonrası” deyimi bu açılımı simgeliyor. Günümüz düşüncesinde çokça yer edinen “sonrası” kalıbı; on yıldan beri kapitalizmin çöküşüyle yüzleşilebilir hâle gelen büyük bir kültürel değişimin ifadesi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus