Ekonomi Tıkırında (11): Güçlü Türkiye için önce güçlü vatandaş

Sedat Pişirici, Ekonomi Tıkırında’nın 11. programında Türkiye İstatistik Kurumu’nun geçen hafta açıkladığı işsizlik, sanayi üretimi ve perakende satış verileri üzerinden Türkiye ekonomisini değerlendirdi.

Yayına hazırlayan: Elif Zeynep Özipekçi

İyi günler, iyi haftalar. Siyaset bilimci Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, kendisini konuk ettiğim 18 Ocak tarihli 178. Medyascope açık oturumunda şöyle demişti: “Seçmen ekranda kendisine anlatılanları mı kabul edecek, cüzdana bakıp cüzdandaki erimeyi mi kabul edecek?” Seçmen ekranla cüzdan arasına sıkışmış durumda. Enflasyon şubat ayı itibarıyla tüketici fiyatlarında %19,67, üretici fiyatlarında %29,59 seviyesinde. Memleketin iç borcu 581,5 milyar lira. Dış borç 457 milyar dolar civarında. Faiz %17,56. Dolar 5 lira 46 kuruş. Avro 6 lira 20 kuruş. Benzinin litresi 6 lira 58 kuruş, lakin gece yarısından itibaren 13 kuruş daha zam görecek. Mazotun litresi 6 lira 33 kuruş. 

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta, geçen yılın aralık ayına dair işsizlik verilerini açıkladı. İşsizlik oranı %13,5. Resmen 4 milyon 302 bin kişi işsiz. Kasım ayına göre 321 bin kişi artmış işsiz sayımız. Kasımda oran %12,3, sayı  3 milyon 981 bin kişiymiş. 2018’in ekim ayında ise oran %11,6 işsiz sayısı 3 milyon 781 bin kişiymiş. Genel işsizlik verilerine tekrar bir göz atalım. Bir yılda 1 milyon 11 bin kişi artmış işsiz sayımız. 3,1 puanlık bir artış gerçekleşmiş yıllık olarak, tarım dışı işsizlik oranına baktığımızda durum biraz daha vahim. 3,3 puanlık bir artışla yıllık tarım dışı işsizlik oranı %15,6. Genç nüfusun işi daha da zor görünüyor, orada yıllık işsizlik oranı %24,5. İstihdam oranına bakıyorum, %45,4 1,5 puanlık bir azalış var yıllıkta. İstihdam edilenlerin sayısına bakıyorum, 2018 yılı aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 633 bin 29 kişi azalmış. 1 milyon 655 bin kişiye gerilemiş. Tarım sektöründe çalışan sayısı 375 bin kişi azalmış. Tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 25 bin kişi azalmış. İstihdam edilenlerin %17,3’ü tarımda, %18,8’i sanayide, %5,8’i inşaatta, %57’si hizmet sektöründe çalışıyor. Hizmet edenlerin oranı üretenlerden daha fazla. Önceki yılın aynı dönemine göre karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1 puan azalırken inşaat sektörünün payı 1,5, sanayi sektörünün payı 0,3 puan artmış. Hizmet sektörünün payı ise 2 puan artmış. Kayıt dışı çalışanların oranı da yüksek, %33,4. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise %22,2.

Türkiye İstatistik Kurumu diyor ki 4,3 milyon işsizimiz var. Ama Çalışma Bakanı diyor ki 2,5 milyon istihdam sözümüz var. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği işbirliğinde yürütülen istihdam seferberliğinin 2019 İstanbul buluşmasında konuşmuş. “15 martta 2018’in İŞKUR verilerine baktığımız zaman -genel olarak tam net veri gelmeden açıklama taraftarı değilim ama- umutla söyleyebiliriz ki geçen yılın verilerine göre İŞKUR yerleştirme oranlarımız %10 oranında daha iyi durumda, trend çok güzel gidiyor, inşallah Ocak 2019’da daha yüksek bir istihdamı tamamlayacağız, 2,5 milyon istihdam sözümüzü de gerçekleştireceğimize inanıyoruz” demiş. Şimdi Çalışma Bakanı’nın 800 bin işsizi görmezden gelmesini bir tarafa bırakalım. Çünkü bakan 2,5 milyon istihdam sözü verirken Türkiye İstatistik Kurumu 4,3 milyon işsizimiz var diyor ve bu daha bu ayın verisi. Daha bunun ocağı var, şubatı var, martı var.

Soralım, Sayın Çalışma Bakanı, nasıl tutacaksınız eksik de olsa bu sözü?Sanayi üretimi gerilemeye devam ediyor. Geçen hafta Türkiye İstatistik Kurumu, Ocak 2019 aylık-yıllık sanayi üretim verisini de açıkladı. Ocak 2019’da sanayi üretimimizin yıllık %7,3 oranında gerilediğini görüyoruz. İmalat sanayindeki gerileme %7,5 madencilik ve taş ocağındaki gerileme %7, elektrik gaz buhar iklimlendirmede %1,7 ara malında gerileme %10,9 sermaye malında %8,1 dayanıksız tüketim malında %3,5. Bu kalemlerin hepsinde gerileme var. 

Soralım, sayın Çalışma Bakanı, eksik de olsa o sözü nasıl tutacaksınız? Çünkü perakende satışlar da geriliyor. Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta ocak 2019 perakende satış endeksi verilerini de açıkladı. Buna göre perakende satış hacmi Ocak 2018’de %6,7 oranında azaldı, perakende satış hacmi bir önceki ay olan 2018’in aralık ayında da Aralık 2017’ye göre, %9,2 oranında azalmıştı. Bakınız ocak 2019’da gıda içecek ve tütün satışları %2,9 gıda dışı satışlar, otomotiv yakıtı hariç %10,3 otomotiv yakıtı satışları ise %2,8 azalmış. Tüketici frene bastıkça basıyor. Para harcamıyor. Alt verilere bakıyorsunuz, gerilemenin %23,4 ile elektrikli eşya ve mobilyada olduğunu görüyorsunuz, insanlar buzdolabı, çamaşır makinesi, elektrikli eşya ve mobilya almıyor. 

Tekrar soralım, Sayın Çalışma Bakanı, nasıl tutacaksınız o sözü? Çünkü Merkez Bankası diyor ki “İktisadi faaliyetteki yavaşlamanın sektörler geneline yayıldığı görülmektedir”. Merkez Bankası, para politikası kurulunun 6 Mart 2019 Çarşamba günü yaptığı toplantının özetini yayınladı. Diyor ki Merkez Bankası, “2018 yılının son çeyreğinde sanayi üretimi, üçüncü çeyreğe kıyasla gerilerken, hizmetler ve inşaat sektörlerine ilişkin göstergelerle birlikte iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın sektörler geneline yayıldığı görülmektedir”. Diyor ki Merkez Bankası, “Finansal koşullardaki sıkılığın etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izliyor”. Diyor ki Merkez Bankası, “İşsizlik oranları yükselişini sürdürmüştür”. Diyor ki Merkez Bankası, “İthal girdi talepleri ve iç taleplerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme göstermekle birlikte, fiyat istikrarına yönelik riskler devam ediyor”. Yine diyor ki Merkez Bankası, “Enflasyonun ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyelerle maliyet unsurunun seyri ve fiyatlandırma davranışlarına ilişkin belirsizlikler, önümüzdeki dönem enflasyon oranlarında risk oluşturmaya devam ediyor”. Çalışma Bakanı da bu manzara karşısında diyor ki “2,5 milyon kişiyi istihdam edeceğiz”. 

Türkiye İstatistik Kurumu, geçen hafta tarım ürünleri üretici fiyat endeksi Şubat 2019 verilerini de açıkladı. Buna göre tarım ürünlerinde enflasyon şubatta %2,73, yıllıkta ise %25,79 arttı. Üretici fiyatlarındaki enflasyonu görünce insanın aklına ister istemez, patlıcanı, patatesi, soğanı, domatesi düşman ilan edip, bağırıp çağırarak açılan tanzim satış noktaları geliyor. Ne oldu o tanzim satış işi? Şu sıralar kimse tanzim satıştan bahsetmiyor? Sözü yine siyaset bilimci Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu’na getirmek istiyorum. Hoca yine açık oturumda diyordu ki, “Parti tutma, siyasal düşünce, iktisadi performans algısı Türkiye’de seçmen davranışını hemen hemen her seçimde belirleyen en önemli değişkenlerdir. 2007’de iktidar olan AK Partiye %46 oranında oy veren seçmen, iki sene geçmeden 29 Mart 2009’da yapılan seçimlerde %38 oy verdi. Neden? Türkiye o dönemde ilk üç ayda -yani 2009 yılının ilk çeyreğini kastediyor hoca- ocak-şubat-mart aylarında %14 küçüldü.” Arada işte tastamam 10 yıl var ve  Türkiye yine mart ayının sonunda bir yerel seçime gidiyor. Büyümede 2019 yılının ilk çeyrek sonuçlarını bilmiyoruz ancak önümüzdeki haziran ayının ilk çeyreğinde göreceğiz o sonuçları ama görebildiğimiz şu, 2018’in ilk çeyreğinde %7,4 olan büyüme, ikinci çeyrekte %5,3’e, üçüncü çeyrekte %1,8’e geriledi. Son çeyrekte, ekim-kasım-aralık ayında Türkiye %3 küçüldü. Çok çok büyük olasılıkla ocak-şubat-martta, yani bu yılın ilk çeyreğinde de Türkiye küçülecek. Ne diyor Ersin hoca “Hükümetler her zaman maliyet üretirler, aynı zamanda da getiri üretirler. Bunlar temel siyaset bilimi yasasıdır. Hükümet etmenin maliyeti vardır. Hükümet etmenin ödülü vardır. Ödül maliyeti geçerse oyunuz artar, aksi olursa azalır”. 

Mevcut hükümetin maliyet unsurları, işsizliktir, enflasyondur, hayat pahalılığıdır, ekonomik krizdir. Kötü yönetimin bir maliyeti vardır. Bu maliyeti kötü yönetilenler değil, kötü yönetenler ödemelidir. Hiçbir siyasetçi, anamızın babamızın oğlu-kızı değildir. Hiçbir siyasi parti ve siyasetçi vazgeçilmez değildir. Hele kötü yöneteni, iş bilmeyeni hiç değildir. Hiçbir ekrandaki hiçbir pembe haber, biraz önce sıraladığım ekonomik verilerin üstüne geçemez. Hatırlar mısınız bu iktidar “Güçlü Türkiye için güçlü cumhurbaşkanı” diye 24 Haziran seçimlerine gitmişti. Üzerinden 8,5 ay geçti, cumhurbaşkanını bilmem ama vatandaşın durumu ortada. İşsizlikle yoksullukla borçlarla güçlü ülke olunamaz. Güçlü ülke için önce ihtiyacımız olan, cüzdanı dolu güçlü vatandaştır, gerisi boş laftır.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar