İHD Kayıplar Komisyonu üyesi Sebla Arcan: “İnsan olma, insan kalma iddiamızın bir gereği olarak kaybedilenlerin kimliğine bakmayız, yakınlarına sırtımızı dönemeyiz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

15 Temmuz darbe girişiminin ardından eşlerinin, çocuklarının kendilerini sivil polis olarak tanıtan kişilerce siyah Transporter’lara bindirilerek gözaltına alındığını iddia eden bir grup kadın, Cumartesi Anneleri ile bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyesi Sebla Arcan ile son dönemde yaşanan bu kaçırılmalar ve iddialarla ilgili konuştuk. 

Gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, kaçırıldığı iddia edilen Mustafa Yılmaz’ın eşi Sümeyye Yılmaz’ın gözyaşlarını silerken.

Her hafta İHD önünde yakınlarının akıbetini sormak için basın açıklaması yapan Cumartesi Anneleri, 745. buluşmalarında, 7 ve 20 Şubat 2019 tarihleri arasında kaçırıldığı iddia edilen Gökhan Türkmen, Yasin Ugan, Özgür Kaya, Erkan Irmak, Mustafa Yılmaz ve Salim Zeybek’in nerede olduğunu sordu. Yakınlarının, kendini sivil polis olarak tanıtan kişilerce gözaltına alındığını iddia eden kadınlar, basın açıklamasında şubat ayından beri evlatlarından, eşlerinden haber alamadıklarını, İçişleri ve Adalet bakanlıkları tarafından bir an önce yakınlarının akıbetlerinin açıklanması gerektiğini söylediler.

İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyesi Sebla Arcan, yakınlarının kaçırıldığını öne süren bu insanların iddialarının hayli kuvvetli olduğunu, yasal başvurular yaptıklarını ancak tüm çabalara rağmen haber alamadıklarını aktardı. Arcan, “Ailelerin iddialarına ve tanıklıklarına göre bu kişilerin yaşamlarını tehdit eden koşullar altına kaybolduklarına ilişkin kuvvetli şüpheler vardı. Bu aileler İHD Ankara Şube’ye başvurdular. İHD, gerek ulusal gerek uluslararası mercilerdeki işlemlerini yaptı” dedi. 

“Erdemli olmak kendisi gibi olmayanlara bir mağduriyet yaşatıldığında sessiz kalmamaktır”

Cumartesi Anneleri’nin kaybetme politikalarına karşı mücadele ettiğini de hatırlatan Arcan, mağdurun kimliğiyle ilgilenmeden herkes için insan hakları, hukuk, adalet talep ettiklerini söyledi. Sebla Arcan şöyle konuştu:

Cumartesi Anneleri olarak kaybetme politikalarının, ağır hak ihlallerinin içinde yer almış bir yapının yöneticisi, üyesi olmakla itham edilen insanların aileleriyle bir araya gelmemizi eleştirenler de oldu. Evet, bu yapılanmanın içinde de olduğu, uygulayıcısı olduğu sistemin yaşattığı ağır hak ihlallerinin muhataplarıyız ve bunu en derinden yaşayanlarıyız. Ancak biz mağdurun kimliğiyle ilgilenmiyoruz, herkes için insan hakları diyoruz. Herkes için hukuk, adalet talep ediyoruz. Bizim bu ailelerle bir araya gelmemiz, onların acısına kayıtsız kalmamamız insan olma, insan kalma iddiamızın gereğidir. Evlatlarından ve eşlerinden haber almak isteyen kadınlara sırtımızı dönemeyiz. Erdemli olmak, vicdanlı olmak, ahlaklı olmak kendisi gibi olmayanlara bir mağduriyet yaşatıldığında sessiz kalmamaktır. Dolayısıyla bu iddialar karşısında biz susmayacağız, çünkü biz kimlik değil hakikat ve adalet, yani insanlık siyaseti yapıyoruz.”

Sebla Arcan ile söyleşimizin tamamını dinleyebilirsiniz:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus