Cumartesi Anneleri 750. buluşmasında gazeteci Ferhat Tepe için adalet istedi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri 750. buluşmasında gazeteci Ferhat Tepe için basın açıklaması düzenledi. Hak savunucuları basın özgürlüğünün, düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine vurgu yaptı.

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybettikleri yakınlarının akıbetini sormak için 750. kez İnsan Hakları Derneği’nin önünde bir araya geldi. Basın açıklamasına HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da katıldı. 750. buluşmada, 28 Temmuz 1993 tarihinde Bitlis şehir merkezinde sivil polis olarak bilinen, silahlı telsizli üç kişi tarafından kaçırılan Özgür Gündem Gazetesi çalışanı Ferhat Tepe için adalet istendi. Oğlunun cansız bedenine 13 gün sonra Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’nda ulaşan anne Zübeyde Tepe ve gazeteci Faruk Eren eylemde söz aldı. Özgür Gündem gazetesi yazarı Hüseyin Aykol’un mektubu okundu.  


Cumartesi Anneleri adına basın açıklaması yapan İkbal Eren şunları söyledi: 

“Doğru ve çarpıtılmamış bilgiye erişmenin mümkün olmadığı, halkın haber alma özgürlüğünün engellendiği yerde sağlıklı bir kamuoyu oluşması mümkün değildir.

Demokratik yönetimler; halkın doğru bilgilenme, farklı görüş ve önerilere ulaşma hakkını sağlama fonksiyonunu yerine getirirler.

Türkiye’de basın özgürlüğünü, düşünce ve ifade özgürlüğünü ihlal eden dolayısıyla sağlıklı bir kamuoyu oluşmasını engelleyen demokrasi dışı bir yönetim mevcuttur.” 

Basın açıklamasının ardından Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe söz aldı. Oğlu kaçırıldığında oğlunun 19 yaşında olduğunu, her yere başvurduklarını ancak hiçbir sonuç alamadıklarını anlatan Tepe, şunları söyledi: 

“Ferhat kaçırıldığında 19 yaşındaydı, Özgür Gündem gazetesi Bitlis muhabiriydi. Ferhat’ın bulunması için girişimde bulunduk. O günden bugüne devlet hiçbir şey yapmadı. Bu olayda şüpheli gördüğümüz, Korkmaz Tağman ve JİTEM hakkında hiçbir soruşturma başlatılmadı. Korkmaz Tağman’a soruşturma açmak yerine haber sayfalarında oğlum hakkında yapılan  haberleri kaldırdılar. Bizim haklı taleplerimizi yerine getirmek yerine bizleri yargılıyorlar. Sonuna kadar Galatasaray için mücadelemiz devam edecektir. Mutlaka bir gün orada oturacağız.”  

Ardından Sincan’da tutuklu bulunan gazeteci Hüseyin Aykol’un Fethat Tepe için gönderdiği mesaj okundu: 

“Halkımızın haber ihtiyacını karşılamak amacıyla hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan genç muhabir arkadaşlarımızdan Ferhat Tepe’yi kaçıranları, kaçırdıktan sonra babası İshak Tepe’yi tehdit edenleri ve öldürdükten sonra, onu tutulduğu garnizondan uzak bir yere atanları, en az biz kadar, devlet de iyi biliyor. Bu konudaki soruşturmalardan bir sonuç alamasak da, Ferhat’ın arkadaşı gazeteciler olarak onun boşluğunu hissettirmedik. Bundan sonra da O’nu unutmayacağız, unutturmayacağız!”

“Gazetecilik mesleği kaybedilmek, katledilmek isteniyor”

Hüseyin Aykol’un mektubunun okunmasını ardından DİSK Basın-İş Başkanı Faruk Eren söz aldı. Eren gazeteciliğin, ülke tarihinde en zor döneminden geçtiğini belirterek şunları söyledi: “Bu ülkede gazeteciler çok ağır bedeller ödedi, hâlâ da ödüyor. Bu hafta 26 yıl önce katledilen meslektaşımız için toplandık. Gazetecilik mesleği kaybedilmek, katledilmek isteniyor. Şu anda 70 yaşındaki Hüseyin Aykol hapishanede, az önce mektubu okundu. Aynı zamanda eski Cumhuriyet çalışanları içeride yatıyor. Adalet Bakanlığı Cumhuriyet çalışanları için bizzat kendisi söyledi, onlar için uygulananların hukuksuz ve adaletsiz olduğunu, bunu düzelteceklerini söyledi ama Meclis tatile girdi. Onlarca gazete, haber ajansı, internet sitesi kapatıldı. Gazetecilik ülke tarihinin en zor döneminden geçiyor ama tüm baskılara rağmen onurlu bir direnişi var gazetecilerin. Her şeye rağmen gerçekleri aktarmaya çalışıyorlar kamuoyuna, bu da rahatsız ediyor.” 

Şubat ayında gözaltına alınan altı kişiden dördünün gözaltında olduğu 28 Temmuz’da ortaya çıkmıştı. Özgür Kaya, Yasin Ugan, Salim Zeybek ve Erkan Irmak tutuklanırken, Gökhan Türkmen’den 184, Mustafa Yılmaz’dan ise 173 gündür haber yok. Cumartesi Anneleri eylemi bitirirken bu iki kişinin akıbetinin bir an önce açığa çıkarılmasını talep etti. Cumartesi Anneleri adına konuşan İkbal Eren, dört kişinin hukuksuz bir şekilde tutuklandığını, ailelerin tanımadığı avukatların mahkemeye girdiğini, endişe içerisinde olduklarını dile getirdi. 

Cumartesi Anneleri, 25 Ağustos 2018’deki 700. hafta buluşmasından bu yana polisin barikatlarla çevirdiği Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi yapamıyor. Basın açıklamasının sonunda hak savunucuları Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus