Korona günlerinde çalışma hayatı (4) – İşten çıkarılanlar anlatıyor: “İşsiz kalmamın tek suçlusu işveren değil, devletin aldığı önlem mağduriyetimi gidermeyecek”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgını tüm dünyada çalışma hayatını derinden etkiliyor. Türkiye’de çok sayıda çalışan ücretsiz izne çıkarıldı veya işinden oldu. “Korona günlerinde çalışma hayatı” yazı dizimizin dördüncü bölümünde meslek lisesi mezunu ve 30 yaşında olan Özgür(*) ile konuştuk. Özgür, bir buçuk senedir çalıştığı işyerinden koronavirüs salgını bahane edilerek çıkarıldı. Ev arkadaşının da düzenli bir işi olmadığını söyleyen Özgür şu anda nasıl geçineceğini bilmediğini, ailesinin de maddi durumunun iyi olmadığını anlattı.

“Kendimi ve ailemi en fazla iki ay geçindirebilirim”

Ailesinden ayrı yaşayan Özgür, nisan ayının başında işten çıkarıldı. O güne kadar maaşının tam zamanında yattığını, işyerinde bir sıkıntı yaşamadığını söyleyen Özgür, kendisinden çok ailesinin nasıl geçineceğini düşünüyor: 

“Liseden sonra hep çalıştım. Annem ve babam yaşlı insanlar. Onlar ben çalışmaya başladıktan sonra işi bıraktı. Tekstil işinden önce de dönem dönem garsonluk yapmıştım, tekstil atölyelerinde çalışmıştım. Ama bir buçuk senedir düzenli bir işim vardı. Maaşım ancak ailemi ve kendimi geçindirmeye yetiyordu. Bu yüzden sosyal hayatım zaten yoktu ve şu anda da maddi olarak fazla bir birikimim yok. Ailem işten çıkarıldığımı bilmiyor. Onlara nasıl söyleyeceğimi de bilmiyorum. Kendime ve aileme en fazla iki ay daha bakabilirim. Ondan sonra ne yapacağım konusunda bir fikrim de yok.”

“Başta bir hafta izin verdiler, sonra işten çıkarıldığım haberini aldım”

İşyerleri bu kriz döneminde işçileri evden çalıştırma, ücretli izne çıkarma, mesai saatlerini daha aza indirme gibi önlemler alabilecekken, Özgür’ün çalıştığı yer bazı çalışanları işten çıkarma kararı aldı. Özgür koronavirüs vakasının fazla görüldüğü illerden birinde yaşıyor. Bu kapsamda bazı önlemlerin alınabileceğini, fakat bu önlemin işçileri mağdur etmemesi gerektiğini söylüyor: 

“Salgın dünyaya yayılmaya başladığından itibaren şirketler önlem alma yoluna gidebilirdi. Biz ise önlemler için koronavirüsün kendi ülkemize, şehrimize gelmesini bekledik. Mart ayının sonuna doğru işler azalmaya başlamıştı. Zaten şu anda da bazı rutinler haricinde çalıştığım yer kapalı. Ücretli ve ücretsiz izin alanlar veya almaya mecbur edilenler ve işten çıkarılanlar… İşyerimiz de pozisyona göre önlem belirledi anlayacağınız. İşler azalmaya başlayınca çalışanlar olarak ‘Acaba ne olacak?’ diye düşünmeye başlamıştık. İlk başta bu dönemde fazla çalışmayanlara ücretsiz izin verdiler. Ben ise ikinci grupta, izin almak zorunda bırakılanlardandım. Müdürüm tarafından, ilk önce ‘Bir hafta izin yap, sonrasını konuşuruz’ dendi. Daha sonra o bir hafta içerisinde telefon ile işten çıkarıldığımı öğrendim. Nasıl geçineceğimi bilmiyorum.”

İşyerindeki ayrımın sınıfsal olduğunu düşünen Özgür, bu salgın bittikten sonra da hemen iş bulamayacağını belirtiyor:

“Telefonu kapattıktan sonra ilk aklıma gelen şey ailem oldu. Sonra ev arkadaşımı arayıp söyledim. O da dönem dönem çalışıyor ama düzenli bir işi yok, hâlâ okuyor. Okullar kapandığı için şimdi ailesinin yanında. Onun da evde olmaması bütün masrafları benim ödemem anlamına geliyor. Geçici işleri düşündüm ama bu normal bir işten çıkarma değildi, kimse beni bu dönemde işe almazdı. Bütün alternatifleri tükettikten sonra kötü hissetmeye başladım.”

“İşsiz kalmamım tek suçlusu işveren değil”

Özgür işten çıkarılmasının tek suçlusunun işveren olmadığını düşünüyor ve “Devletin de bir şey yapması gerekiyor” diyor. Nisan ayının maaşını ailesine yollayan Özgür, birikimiyle de tek başına hem evin kirasını hem faturalarını hem de alışveriş masraflarını ödemek zorunda. Özgür’ün tek avuntusu, küçük bir yerde yaşadığı için evin kirasının çok yüksek olmaması. 

Müdürümün yani eski müdürümün de belki de yapabilecek bir şeyi yoktu. Bize ‘Salgın bitsin tekrar bakarız’ dedi ama sanmıyorum. Salgından sonra daha büyük bir kriz olacağını düşünüyorum. En son nisan ayının maaşı yattı. Onu da direkt aileme yolladım. Ben ise elimden geldiğince yaptığım birikimle tek başıma evin kirasını, faturalarını ödemek zorundayım. Şimdi üç ay işten çıkarmanın yasak olması yasası konuşuluyor. İş işten geçti, yüzlerce insan işsiz kaldı. İşsiz kalmamım tek suçlusu işveren değil. Devletin bu saatten sonra aldığı hiçbir önlem mağduriyetimi gidermeyecek.”

(*) Röportaj yapılan kişinin ismi güvenliği için değiştirilmiştir. Fotoğraf temsilidir.

İlgili haberler: 

Korona günlerinde çalışma hayatı (3) – İşten çıkarılanlar anlatıyor: “Bizi maddi önlem için işten çıkardıklarını söylüyorlar fakat biz zaten ücretsiz izindeydik”

Koronavirüs günlerinde çalışma hayatı (2) – Ücretsiz izne ayrılmaya zorlananlar anlatıyor: “Sonuçta hepimiz zor zamanlardan geçiyoruz, yarı yolda bırakmamaları gerekirdi”

Koronavirüs günlerinde çalışma hayatı – Ücretsiz izne ayrılmaya zorlananlar anlatıyor (1): “Kendini duyarlı gösteren bir sivil toplum kuruluşunda bunu yaşamak bizi yaraladı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus