Çin ve Rusya’da görev yapan ABD’li diplomat ve casuslar, Trump yönetiminin, yaşadıkları sağlık sorunlarının üstünü kapattığını iddia ediyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

2016 yılından bu yana ABD’nin Küba ve Çin’deki diplomatik temsilciliklerinde çalışan bazı yetkililer, görev süreleri içinde denge kaybı, görme bozukluğu gibi sorunlar yaşadı. Araştırmalar bu kişilerin bir tür “radyasyon saldırısına” maruz kalmış olabileceklerini ortaya çıkardı. Rusya’da ve farklı ülkelerde çalıştıkları süreçte çeşitli sağlık sorunları yaşayan ABD’li diplomat ve ajanlarda da benzer belirtilerin görüldüğü belirtilirken CIA ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nda çalışan bazı kaynaklar, Trump yönetiminin olayların üstünü kapatmaya çalıştığını öne sürdü. Öte yandan, New York’ta yaşayan Rus analist Igor Danchenko, Trump yönetiminin kendisini Rus ajanı olmakla itham ettiğini ve hedef gösterdiğini iddia etti. New York Times gazetesinin konuyla ilgili hazırladığı kapsamlı haberi, Medyascope‘tan Özge Çakır Somlyai derledi.

New York Times gazetesinde pazartesi (19 Ekim) günü yayımlanan habere göre, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) için çalışan bazı diplomat ve ajanlar, Donald Trump yönetimini Küba, Çin ve Rusya’daki meslektaşlarının yaşadığı ve henüz nedeni tam olarak anlaşılamayan ciddi sağlık sorunlarını düzgün bir şekilde araştırmamakla suçladı. Bazı diplomat ve ajanlar ise Trump yönetiminin bu ani rahatsızlıkların üstünü kapatmaya çalıştığını öne sürdü. 

2016 yılında Küba’da görev yapan ABD’li ve Kanadalı bazı diplomatlar, gazeteye verdikleri demeçlerde, Küba’da görev yaptıkları dönemde tek başlarına oldukları zaman diliminde tuhaf sesler duymaya başladıklarını aktardı. Daha sonra bu kişilerde baş ağrısı, sinir bozukluğu gibi belirtiler görüldü. Danıştıkları doktorlar, bu belirtilerin kaynağının hafif travmatik beyin zedelenmesinden kaynaklandığını söyledi. 

2018’de Çin’in Guangzhou kentinde görev yapan birkaç ABD’li yetkili de zaman zaman nereden geldiklerini anlamadıkları birtakım sesler duyduklarını ve Küba’daki çalışanlara benzer şekilde baş ağrısı ve sinir bozukluğu gibi belirtiler gösterdiklerini anlattı. Çin’de görev yapan yetkililerin danıştıkları doktorların koyduğu teşhis de yine beyin zedelenmesi oldu. 

Gazetenin haberine göre, Rusya’nın başkenti Moskova ve farklı şehirlerdeki ABD temsilciliklerini ziyaret eden bazı ABD İstihbarat Örgütü (CIA) çalışanları da benzer sağlık sorunları yaşadı. CIA ilk başta çalışanlarda görülen sağlık sorunlarından Rusya’yı sorumlu tuttu ancak yetkililer bu konuda herhangi bir somut kanıt bulamadı.

ABD’li diplomat ve casusların yaşadığı sağlık sorunlarının nedeni hâlâ net olarak bilinmiyor. Ancak araştırmalar, bu kişilerin bir tür “mikrodalga yayılımlı radyasyon” saldırısına maruz kalmış olabileceklerini ortaya çıkardı. 2016 yılında Küba’da görev yapan ABD’li 40 diplomat üzerinde yapılan beyin taraması sonuçları, sözkonusu diplomatların beyin yapılarının normal bireylerden farklı göründüğünü ve kötü niyetli bir radyasyon saldırısına maruz kalmış olabileceklerini gösterdi. 

ABD personelinin Küba’da aniden rahatsızlandığı şeklindeki haberlerin duyulmasının ardından Trump yönetimi acilen harekete geçti ve Küba’daki elçilik çalışanlarını ülkeye geri çağırdı. Aynı dönemde Kübalı diplomatlar da ABD’den sınır dışı edildi. 2017 yılında konuyla ilgili yeniden konuşan Başkan Donald Trump, “Bu yaşananlardan Küba sorumludur” dedi. 

ABD Dışişleri Bakanlığı için çalışan Mark Lenzi, Çin’in Guangzhou kentinde görev yaptığı süreçte, 2016’da Havana’daki ABD personeliyle benzer şekilde, hafıza kaybına varan önemli sağlık sorunları yaşadı.

“Bizi dımdızlak ortada bıraktılar”

New York Times’ın haberinde “Trump yönetiminin Çin’e karşı daha yumuşak bir tavır sergilediği” belirtilirken habere göre ABD, Küba’da ve Çin’de görev yapan yetkililerde görülen vakalara farklı bir yaklaşım sergiledi. ABD Dışişleri Bakanlığı, vakalara ilişkin uzman görüşleri ve tıbbi teşhisler gibi önemli detayları görmezden gelerek sürecin seyrini değiştirebilecek bazı belgeleri ABD Kongresi’nden gizledi. 

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, konuyla ilgili yaptığı ilk açıklamada Çin’deki ABD personelinde görülen belirtilerin 2016’da Küba’da görülen vakalarla çok benzer olduğunu, belirtilerin birbiriyle örtüştüğünü söyledi. Ancak kısa bir süre sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, vakaları “genel sağlık sorunları” olarak nitelendirdi ve olayla ilgili hiçbir soruşturma başlatılmadı. 

New York Times’a konuşan altı ABD personeli, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Çin’deki vakalara Küba’da yaptıkları gibi sert bir tepki vermediğini çünkü ABD ile Çin arasındaki diplomatik ve ticari ilişkileri kopma noktasına getirmekten korktuklarını söyledi. 

ABD Dışişleri Bakanlığı için çalışan Mark Lenzi, gazeteye verdiği demeçte uzun bir süre Çin’in Guangzhou kentindeki temsilcilikte görev yaptıktan sonra hafıza kaybı gibi ciddi sağlık problemleri yaşadığını anlattı. Lenzi, ABD Dışişleri Bakanlığı’na karşı, “engellilere yönelik ayrımcılık” suçlamasıyla dava açtığını belirterek “Bu tamamen kasıtlı yapılan üst düzey bir örtbas operasyonu. Bizi dımdızlak ortada bıraktılar” dedi

Emekli CIA personeli Marc Polymeropoulos, Moskova 2017

Rusya’da da benzer vakalar görüldü: “Yönetim bize hak ettiğimiz gibi davranmadı”

New York Times ile birlikte GQ dergisine de bir röportaj veren emekli CIA personeli Marc Polymeropoulos da 2017 yılının Aralık ayında Moskova’da görev yaptığı sırada benzer saldırıların kurbanı olduğunu söyledi. Rusya’da ve Avrupa’da bazı gizli operasyonlar yürüten Polymeropoulos, Moskova’da kaldığı otel odasında mide bulantısı ve baş dönmesi gibi sağlık sorunları yaşadığını söyleyerek devam eden sağlık sorunları yüzünden emekli olmak zorunda kaldığını belirtti. 

CIA’in kendisine ve Moskova’da benzer sağlık sorunları yaşayan diğer ABD personeline yeterli tıbbi desteği sağlamadığını söyleyen Polymeropoulos, “İhtiyaç duyduğumuz tıbbi yardımı sağlamak onların görevi. Bu görev, bize bütün bu yaşadıklarımızı ‘uydurduğumuzu’ söylemeyi içermiyor” dedi. Polymeropoulos ayrıca, kendisiyle birlikte Moskova’da görev yapan bir başka ABD personelinin de benzer şekilde rahatsızlandığını ve bir kulağının duyma yetisini tamamen kaybettiğini aktardı. 

Polymeropoulos, özel bir hastanede kendisini muayene eden bir doktorun rahatsızlığı için beyin zedelenmesi teşhisi koyduğunu ancak CIA’in kendisini hastaneye sevk etmeye gerek duymadığını söyledi. İstihbarat örgütünün vakaları detaylı bir şekilde incelemesi gerektiğini belirten Polymeropoulos, “CIA yönetimi bize hak ettiğimiz gibi davranmadı” diye konuştu.  

CIA yetkilileri ise GQ’ya yaptıkları açıklamada, “Rusya’daki önemli hedefleri yakından takip eden ve ABD’ye bilgi aktaran çalışanların ruhsal ve fiziksel sağlığının korunması, istihbarat örgütümüzün önceliğidir. Haberinizin bunun tersini iddia eden kısımları ise kesinlikle asılsızdır” dedi.  

Rus analist Igor Danchenko, ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhuriyetçi Parti’nin bazı üst düzey temsilcileri tarafından yürütülen karalama kampanyasının hedefinde olduğunu öne sürüyor.

Steele Dosyası’na kaynaklık eden Rus analist: “Trump yönetiminin hakkımdaki haksız ’Rus ajanı’ suçlamaları hayatımı tehlikeye atıyor” 

The Guardian gazetesine konuşan Rus analist Igor Danchenko, ABD Kongresi’ndeki üst düzey bazı Cumhuriyetçiler tarafından kimliğinin “Steele Dosyası’nın arkasındaki kaynak” olarak ortaya çıkarılmasından sonra hayatının tehlikede olduğunu söyledi. New York’ta yaşayan Danchenko, Trump yönetiminin kendisini bir Rus ajanı olmakla itham ederek hedef gösterdiğini ve bu nedenle sürekli gizlenme ihtiyacı duyduğunu söyledi. Danchenko ayrıca, ABD Başkanı Trump ve Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham tarafından yürütülen bir “karalama kampanyasının” hedefinde olduğunu belirtti. 

Danchenko, 2016 yılının ilkbahar ve yaz aylarında Donald Trump’ın Moskova ile bağlantılarına ilişkin çeşitli iddialar içeren ve eski İngiliz ajanı Christopher Steele tarafından hazırlanan dosyadaki bilgilerin önemli bir kısmının oluşturulmasında rol oynadı. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), konuyla ilgili yürüttüğü soruşturma kapsamında Temmuz 2017’de Danchenko’nun ifadesine başvurdu. 

Guardian’a konuşan Danchenko, Trump yönetiminin iddialarını yalanladı. Kremlin ajanı olmadığını söyleyen Rus analist, Trump yanlısı radikal sağcıların kendisini Rus ajanı olarak etiketleyip hedef gösterdiğini ve bu süreçte işini kaybettiğini anlattı. Danchenko, Trump’a karşı yasal işlem başlatmayı düşündüğünü de sözlerine ekledi.  

Danchenko’nun avukatı Mark E. Schamel, ABD Başkanı Trump’ın avukatı Pat Cipollone’ye ateş püsküren bir mektup gönderdi. Mektupta, Trump’ın Danchenko’nun profesyonel itibarına zarar veren ve hayatını tehlikeye atan ancak tamamen asılsız olan bazı yalanları onayladığına ve Twitter’da paylaştığına” dikkat çeken Schamel mektubunda ayrıca, “Bu ihanet ve casusluk iddiaları olağanüstü derecede ciddi iddialar. Buna rağmen ABD Başkanı, Danchenko’nun can güvenliğini ve itibarını hiçe sayarak, hakkındaki bu asılsız iddiaları ve benzeri yanlış beyanları yaymaya devam ediyor” dedi.  

Danchenko ise Steele Dosyası için yürüttüğü çalışmaların arkasında durduğunu ve dosya için sağladığı bilgilerin tamamının doğru olduğunu söyledi. Rus analist, Trump’ın ve Cumhuriyetçiler’in kendisi hakkında asılsız iddialar yaydığını ve Rus ajanı olduğu şeklindeki iddiaları kabul etmediğini yineledi. Danchenko ayrıca, Rusya’dan bilgi toplarken kısıtlı bir bütçeyle çalıştığını belirterek 2016 yılında Trump’ın Rusya ile bağlantılarını araştırmak için Moskova ve St Petersburg’a gittiğini kabul etti. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus