Sedat Pişirici ile Ekonomi Tıkırında (107): Ninni ekonomisi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ekonomi Tıkırında’nın 107. yayınında Sedat Pişirici, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2020 yılı büyüme verileri ile iktidarın ekonomi politikasını değerlendirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bugün, memleket ekonomisinin 2020 yılında %1,8 oranında büyüdüğünü açıkladı. Kurumun açıkladığı diğer veri ise kişi başına milli gelirimizin 8.599 dolar olduğu.

Türkiye ekonomisi Mart 2018’den bu yana krizdedir. O tarihte uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in düşürdüğü notu görmezden gelip alay edenler, apar topar erken genel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçimine giderek koltuklarını sağlama aldılar. Ama ekonomik krizin üzerine bir de koronavirüs salgını patlayınca, Kasım 2020’de deniz bitti, Hazine ve Maliye Bakanı gitti, itiraf geldi: Ekonomide, hukukta ve demokraside reform.

Henüz reformun “r”sini görmedik. Yarın bir “insan hakları eylem planı” açıklayacaklar. Gelecek hafta da ekonomik reform paketini açıklayacaklarmış.  Arada da milletin önüne bir “yeni anayasa” attılar ki tartışıp rahatlasınlar.

AKP iktidarı nasıl bir ekonomi devralmıştı hatırlayın. 2001 krizinde %9,4 küçülen Türkiye ekonomisi, Kemal Derviş reformları ile paçayı kurtarmış, 2002’yi %7,8 büyüme ile kapamıştı. AKP, %7,8 büyüme ile devraldığı Türkiye ekonomisini, Kemal Derviş reformlarına dokunmayıp aynen uygulayarak, 2003’te %5,9 büyütebildi. İktidarı, dünyada neredeyse dolar ile borçlanmayanın dayak yediği bir döneme denk geldi. Kelin merhemi bol bulduğunda yaptığı gibi, kararmış gözlerle saldırdılar sıcak paraya. Sonunda herkesin eli yandı.

2018’in üçüncü çeyreğinde 1,6 gelen büyüme, gelecek daralmanın da habercisiydi. 2018’in dördüncü çeyreği ile 2019’un ilk ve ikinci çeyreğinde art arda gelen üç çeyreklik daralma ile de ekonomi pes etti. Koronavirüs salgını nedeni ile 2020’nin ikinci çeyreğinde yaşanan 10,3’lük daralma da tuzu biberi oldu.

Bugün sağda solda “salgına rağmen ender büyüyen ekonomilerden biriyiz” diye hava basıyorlar. O zaman büyüyen neymiş bakalım biz de… TÜİK verilerine göre 2020’de en çok büyüyenler, %21,4 ile finans ve sigorta faaliyetleri, %13,7 ile bilgi ve iletişim faaliyetleri. Koronavirüs salgını nedeni ile reel üretim daralır ve azalır, evden iş ve evden eğitim patlarken, mevcut olanı sağlama almak ve mümkünse paradan para kazanmak hedeflenirken, para bittiğinde de krediye abanırken, bu iki sektörün bu kadar büyümesine şaşırmayız herhalde.

Ama asıl karnımızı tok, sırtımızı pek tutacak iki alandan tarım %4,8, sanayi %2 büyüyebilmiş 2020’de. Üstüne üstlükkafeler, kahveler, barlar, restoranlar, berberler, kuaförler, alışveriş merkezleri zaman zaman, uzun süreli kısa süreli kapanınca salgından dolayı,hizmetler sektörü %4,3 küçülmüş, iktidarın başından beri sırtını dayadığı inşaat sektörü de %3,5 daralmış.

Sevindikleri büyümenin asıl motoru ise hanehalkı nihai tüketim harcamaları. 2020’de %3,2 artan hanehalkı tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı %56,4. 2020’de ithalat %7,4 artarken ihracat %15,4 azalmış. Yani aldığımız artmış, sattığımız azalmış.

Yanı sıra hatırlatayım, enflasyon Ocak 2021’de tüketici fiyatlarında %14,97, üretici fiyatlarında %26,16, gıda fiyatlarında %18,11. İşsizlik Kasım 2020’de, oran olarak %12,9, sayı olarak 4 milyon 5 bin.

422 milyar dolara yakın dış borç var. Bir Amerikan Doları alabilmek için 7 liradan fazla, bir avro alabilmek için 8,5 liradan fazla para ödüyoruz.

Manzara bu. Manzara nerden baksan berbat. Ama iktidarın başı geçen cumartesi Ankara’daki Kızılcahamam-Çerkeş Tüneli Açılış Törenin’de diyor ki “2023 hedeflerimizin tamamına ulaşarak, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirecek ve milletimizin refahını hak ettiği seviyeye yükselteceğiz.”

Erdoğan, vatandaşlarının köprülerinden, otoyollarından, tünellerinden para ödeyerek geçebildiği bir ülkenin cumhurbaşkanı. Erdoğan, vatandaşlarının köprülerinden, otoyollarından, tünellerinden para ödeyerek geçebildiği bu ülkede 19 yıldır iktidarda. Erdoğan’ın yönettiği bu ülke, Uluslararası Para Fonu’nun 2019 verilerine göre dünyanın en büyük 19. ekonomisi. O zaman sormazlar mı adama “19 yıldır yapamadığını, iki yılda nasıl başaracaksın?”

Hasılı, iktidarın “faiz sebep enflasyon netice” iddiası dışında ne olduğu pek de anlaşılamayan ekonomi politikası, esasen bir “ninni politikası”dır. Ama ekonomi, uyutarak büyümez.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus