Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberleri: Almanya ve Kanada AstraZeneca aşısının 60 yaş altı kişilerde kullanımını durduruyor, Britanya nüfusunun yarısından fazlasının virüse karşı antikor geliştirdiği öne sürüldü

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya ve Kanada, AstraZeneca aşısının 60 yaş altı kişilerde kullanımını kısıtladı. 24 ülke ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), gelecekteki olası salgınlarda işbirliği için uluslararası anlaşma çağrısı yaptı. ABD’de yapılan bir anketin sonuçlarına göre, siyah ABD vatandaşlarının aşıya olan güveni yüzde 41’den yüzde 55’e yükseldi. İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından yayınlanan verilere göre Britanya nüfusunun yarısından fazlası, enfeksiyon geçmişi veya aşılamayla virüse karşı yeterli antikora sahip. Şili nüfusunun yarısından fazlasını aşılamasına karşın artan vaka sayılarından kaçamıyor. Salgın nedeniyle bir yıldır ziyaretçi kabul etmeyen küçük Okyanusya ülkesi Palau, 110 Tayvanlı turiste kapılarını açıyor. Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberlerini Medyascope sizin için derledi.

Almanya ve Kanada, AstraZeneca aşısının 60 yaş altı kişilerde kullanımını kısıtladı

Almanya’nın başkenti Berlin’deki Robert Koch Enstitüsü’ne bağlı Aşılama Daimi Komitesi (STIKO), kan pıhtılaşmasına sebep olduğu yönünde iddialarla gündeme gelen AstraZeneca aşısının 60 yaş altı kişilerde kullanımını kısıtlamaya yönelik tavsiye kararı aldı. Aşının 60 yaş altı kişilerde yalnızca özel izinle kullanılacağı belirtilirken 60 yaş ve altında olup daha önce AstraZeneca aşısının ilk dozunu alanlarla ilgili tavsiye kararının ise nisan ayı sonunda açıklanacağı belirtildi. 

Almanya, AstraZeneca aşısının kan pıhtılaşmasına neden olduğu gerekçesiyle ülkenin bazı bölgelerinde aşı kullanımı askıya almıştı. Son olarak Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti, AstraZeneca aşısını alan iki kadında görülen yan etkilerin ardından 55 yaş altındaki kadınlarda aşının kullanılmayacağını açıkladı. Yeni veriler ışığında, Almanya Poul Ehrlich Kamu Sağlığı Enstitüsü, AstraZeneca aşısını olan 31 kişide “sinüs ven trombozu” adı verilen kan pıhtılaşmasına rastlandığı ve dokuz kişinin bu sebeple yaşamını yitirdiği açıkladı. Enstitü, AstraZeneca aşısını aldıktan sonra hayatını kaybedenlerin yaşlarının 20 ile 63 yaş aralığında olduğunu aktardı. 

STIKO ise salı günü (30 Mart) yaptığı açıklamada, AstraZeneca aşısının sadece 60 yaş ve üzeri kişilerde kullanılmasına yönelik tavsiye kararı verildiğini açıkladı. Almanya Başbakanı Angela Merkel de STIKO’nun tavsiye kararına uyulacağını ve 60 yaş altı kişilere AstraZeneca aşısının uygulanmayacağını söyledi. 

Almanya’nın ardından Kanada’da da AstraZeneca aşısının “yararlarıyla ilgili belirsizlikler” olduğu gerekçesiyle aşının 55 yaş altı vatandaşlarda kullanımını askıya aldı. Kanada’nın kararı, Almanya Poul Ehrlich Kamu Sağlığı Enstitüsü’nün AstraZeneca aşısı nedeniyle yedi kişinin hayatını kaybettiğini bildirmesinin ardından geldi. 

Kanada Ulusal Aşı Konseyi (NACI) Başkanı Dr. Caroline Quach-Thand, konu hakkında yaptığı açıklamada, “Kanada’da alternatif aşılarımız var ve bu nedenle NACI, AstraZeneca aşısının yararları ve zararları ile ilgili detaylı bir araştırmanın gerekli olduğu kararını verdi. 55 yaş ve üstü kişilerde hastaneye yatış oranlarının ve ciddi hastalıkların önüne geçmek istiyoruz” diye konuştu. 

NACI Başkan Yardımcısı Dr. Shelley Deeks de AstraZeneca aşısıyla ilgili alınan yeni karara ilişkin “Avrupa’dan gelen yeni veriler ışığında bu kararı aldık” dedi.  

Dünya liderleri gelecekte olası salgınlar için uluslararası bir anlaşma çağrısı yaptı 

Avrupa, Afrika, Latin Amerika, Asyalı başkanlardan oluşan 24 lider ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), “1940’lardan bu yana küresel anlamda en büyük zorluk” olarak tanımladıkları koronavirüs salgınını gerekçe göstererek gelecekteki olası salgınlar için uluslararası bir anlaşma çağrısında bulundu.  

Dünya liderlerinin yaptığı ortak açıklamada, “Koronavirüs salgını herkes güvende olana kadar kimsenin güvende olmayacağına dair bir hatırlatma” ifadeleri yer aldı. Dünya liderleri tarafından önerilen anlaşma çağrısında, “Başka salgınlar da olacak. Hiçbir hükümet veya kurum bu tehditle tek başına başa çıkamaz. Ulusları salgına hazırlık ve müdahale için uluslararası bir anlaşma yapmaya ve birlikte çalışmaya çağırıyoruz” denildi.  

Dünya liderlerinin ortak açıklamasında, “Koronavirüsün zayıf yönlerimizi ve bölünmüşlüklerimizi istismar ediyor. Bu fırsatı değerlendirmeli ve bu krizin ötesine uzanan barışçıl bir iş birliği için küresel anlamda bir araya gelmeliyiz. Bunu yapmak için kapasitelerimizi ve sistemlerimizi geliştirmek zaman alacak. Uzun yıllar boyunca sürdürülebilir siyasi, finansal ve toplumsal bağlılık gerektirecektir” ifadeleri yer aldı.

Anlaşma çağrısına imza atan ülkeler şunlar: Fransa, Portekiz, İngiltere, Almanya, Ruanda, Yunanistan, Şili, Kenya, Arnavutluk, Güney Afrika, Hollanda, Tunus, Senegal, Ukrayna, Endonezya, Fiji, Romanya, Güney Kore, Kosta Rika, Trinidad ve Tobago, İspanya, Norveç ve Sırbistan.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Çin ve Rusya dahil birçok ülkenin de anlaşmaya olumlu baktığı belirtilirken anlaşmanın bir sonraki adımının bütün ülke liderlerini anlaşmaya dahil etmek olduğu belirtildi.

ABD’de aşılama arttıkça aşıya olan güven de artıyor 

ABD’de aşılama programları hızla devam ederken San Francisco merkezli sivil toplum kuruluşu Kaiser Aile Vakfı (KFF) tarafından yapılan yeni bir anket, ABD genelinde vatandaşların aşıya olan güveninde artış olduğunu ortaya koydu. Özellikle siyah yetişkinler arasında aşıya olan güvenin yüzde 41’den yüzde 55’e yükseldiği belirtilirken Cumhuriyetçiler’in önemli bir kısmının (yüzde 29) ve Evanjelik Hıristiyanlar’ın (yüzde 28) aşıya güvensizliğinin devam ettiği ve bu durumun sürü bağışıklığına ulaşılmasında engel oluşturduğu açıklandı. 

KFF’nin anketinin sonuçlarına göre, siyah ABD’lilerin şubat ayından bu yana aşıya olan güvenlerinde yüzde 14’lük bir artış olduğu ve birçok siyahi yetişkinin aşı olmak için randevu aldığı belirtildi. Sonuçlara göre, siyah vatandaşların yalnızca yüzde 10’u aşı olmak istemediğini söyledi.  

ABD merkezli Koronavirüse Karşı Siyah Koalisyonu (Black Coalition Against Covid) adlı sivil toplum kuruluşunun yetkililerinden Dr. Reed Tuckson, anket sonuçları hakkında “Anket verileri adil aşı dağıtımı, kolay erişim ve aşılama merkezlerine olan ihtiyaçları da ortaya koyuyor. Sistemin kolay yolu seçerek daha fazla erişim ve aşılama merkezi yapması gerekiyor” diye konuştu. 

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, son bir haftada ülke genelinde uygulanan günlük aşı ortalaması 2 milyon 770 bine ulaştı. 

Şili’de nüfusun yarısının aşılanmasına rağmen bir günde 7 bin 626 yeni vaka bildirildi

Altı milyonu aşkın kişinin aşılandığı 19 milyon nüfuslu Şili’de, dün (30 Mart) bildirilen günlük yeni vaka sayısının 7 bin 626 olması uzmanları endişelendirdi. Sağlık yetkilileri, geçen hafta günlük yeni vaka ortalamasının uzun bir aranın ardından 7 bin 500’ü geçtiğini ve ülkede İngiltere ve Brezilya varyantlarının hızla yayıldığını açıkladı.  

Şili Tıp Derneği Başkanı Dr. Francisca Crispi, “Aşılama programının bir başarı hikayesi olup olmadığını kimse sorgulamıyor. Nüfusun yarısının aşılanmış olması salgının sona erdiğine dair sahte bir güven inşa etti” dedi. 

Dünya genelinde sürü bağışıklığına kavuşan ilk ülkeler arasında olması beklenen Şili’de, vaka sayılarının artmasıyla yeni kısıtlamalar da gündeme geldi. Şilili uzmanlar, aşılamanın artmasıyla insanlarda “sahte bir zafer duygusunun” oluştuğu ve sosyal mesafe, hijyen ve maske kurallarına uyulmamaya başlandığı görüşünde. 

Öte yandan Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera, “Mevcut durumda demokratik ve güvenli bir oylama mümkün değil” diyerek, nisan ayı başında yapılması planlanan yeni anayasa referandumunun ertelendiğini açıkladı. 

İngiltere nüfusunun yarısından fazlası koronavirüse karşı antikora sahip 

İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından yayınlanan verilere göre, Britanya nüfusunun yarısından fazlası daha önce enfekte olma veya aşılama yoluyla virüse karşı yeterli antikora sahip durumda. Yapılan araştırmaya göre antikorların önemli bir kısmı aşılama yoluyla oluştu.

ONS’nin verilerine göre İngiltere nüfusunun yüzde 54,7’si, Galler nüfusunun yüzde 50’si ve Kuzey İrlanda nüfusunun yüzde 49,3’ü virüse karşı antikor geliştirdi. ONS verileri ayrıca, bölge ve yaş oranlarına göre antikor miktarlarının değişiklik gösterebildiğini ve İngiltere’de 70 yaş ve üzeri kişilerin yüzde 76’sından fazlasında antikor oluştuğunu ortaya koydu. 

Bugüne kadar 111 bin vatandaşını virüse bağlı enfeksiyon nedeniyle kaybeden İngiltere’de, virüs kaynaklı ölümlerin oranının düştüğü belirtilirken yeni vaka sayılarında da yüzde 7,9 oranında bir düşüş sağlandı. Ülkede dün açıklanan son rakamlara göre 4 bin 500 civarında yeni vaka kaydedilirken 56 kişi hayatını kaybetti.

İngiltere’de, önlemleri gevşetme kapsamında önümüzdeki pazartesi gününden (5 Nisan) itibaren açık hava buluşmalarında izin verilen kişi sayısı ikiden altıya çıkarılacak ve açık havada spor yapılmasına izin verilecek. Sağlık Bakanlığı, ülke genelinde bugüne kadar 30 milyon 680 bin koronavirüs aşısı uygulandığı, 3 milyon 838 bin kişinin ise aşının her iki dozunu da aldığını açıkladı.

Salgın nedeniyle bir yıldır ziyaretçi kabul etmeyen küçük Okyanusya ülkesi Palau, kapılarını turistlere açıyor

Yaklaşık 20 bin nüfusa sahip Okyanusya ülkesi Palau, bu hafta Tayvan’dan gelen 110 turisti ağırlayacak. Yaklaşık bir yıldır ziyaretçi kabul etmeyen ülkede, Taylandlı turistlere Palau Başbakanı Surangel Whipps Jr.’ın da eşlik edeceği belirtildi.

Palau’ya gidecek Tayvanlı turistlerden son altı ay için seyahat etmediklerine dair belge ve negatif koronavirüs test sonucu istenirken yaklaşık sekiz gün sürmesi beklenen gezi boyunca turistlerin kalabalık ortamlardan uzak durmaları istendi.  

Turistlerin güzergâhında Palau’nun ünlü Rock Adaları ve turkuaz renkteki Denizanası Gölü de yer alıyor. Palau Tekne Sahipleri Derneği Başkanı Eledui Omelau, tekne sahipleri için zor bir yıl olduğunu belirterek Tayvanlı turistlerinin beklentilerinin fazlasıyla karşılanacağını söyledi.

Palau Başbakanı Whipps, ziyaretçi kabul etme kararıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Tayvan, koronavirüsten arınmış durumda. Buna rağmen gelecek turistlerden negatif koronavirüs testi istedik ve havaalanında gerekli önlemleri de alacağız” dedi. 

Palau’nun koronavirüs vakalarını tespit ve tedavi edecek gerekli kaynaklara sahip olduğunu belirten Whipps, “Palau’yu yeniden turizme açmak istiyoruz. Bunu ancak güvenli bir şekilde yapabiliriz. Birçok Palaulu’nun endişeli olduğunu biliyorum ancak bu açılmayı tedbirli ve güvenli bir şekilde yapıyoruz” diye konuştu. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus